Tolga Şardan

27 Ağustos 2021

Öğrencileri bekleyen servis aracı tehlikesi, YAŞ atamaları ve Emniyet’in tayinleri

YAŞ'ta TSK’nın en önemli birimlerinin başında gelen Genelkurmay İstihbarat Başkanı değiştirildi. Mevcut İstihbarat Başkanı Havacı Tümgeneral Ali Serin görevinde alınarak, kendi kuvveti içinde Hava Lojistik Komutanı yapıldı.

Büyük Taarruz’un 100. yılı

Bugünkü Büyüteç’i yazdığım dün; bu toprakların düşmandan ve mandacılara teslim etmek isteyenlerden kurtarılmasının, 1923’te ilan edilecek bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan hemen önceki dönüm noktalarından “Büyük Taarruz”un başlatılmasının 100. yılına girdiğimiz gündü.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının, 26 Ağustos 1922 günü başlattığı Büyük Taarruz’un 100. Yılına girdiğimiz şu günlerde, nefes aldığımız toprakların durumu ve yaşadıklarımız ortada.

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran kuşağın emanetçileri olarak emanete ne kadar sahip çıktığımız da ortada.

Bağımsızlık peşinde koşan toplumların “rehber” aldığı bir dünya lideri olan Atatürk’e sahip çıkılması gereken günümüzde “modern, çağdaş, laik, haklara saygılı; demokrasinin, adaletin, hukukun üstün güç olduğu, bilimin yolunda giden” bir Türkiye’nin peşinde olmak gerek.

Büyük Taarruz’un 100. yılına girerken, Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle anıyorum.

Öğrenciler yine güvenliksiz servis araçlarına binecek

Tarih: 27 Ekim 2017. Sabah saatleri. Hükûmetin dört üyesi bir arada.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, özel olarak hazırlanmış fonun önündeki masada yan yana dizilmiş biçimde oturuyorlar.

Fotoğraf bu.

Dört bakanı kamuoyunun önüne çıkmalarının gerekçesi, Okul Servis Araçları Yönetmeliği’nde hayata geçirilecek yeni düzenlemelerin açıklanması.

Toplantıdan günler önce İzmir’de servis aracında unutulan 3 yaşındaki Alperen’in havasız kalarak yaşamını yitirmesi üzerine, hükûmet harekete geçmiş ve okullara öğrenci taşıyan servis araçlarının düzene sokulması için mevcut yönetmelikte güncelleme yapılmasını sağlayacak yeni taslak hazırlanmıştı.

Toplantının öne çıkan ismi – dört kabine üyesinden görevine devam eden tek bakan - İçişleri Bakanı Soylu’ydu elbette.

Düzenleme hakkında şöyle konuşmuştu:

“Önemli olan uygulamaktır. Buna geçişte çok zorlayıcı değil, dikkatli ve güvenli bir takım kurallar oluşturulmuş. Velilerimiz, vatandaşlarımız rahat olsunlar. Tüm güvenlik önlemlerini almak bizim temel sorumluluğumuzdur. Denetim görevinin büyük bir bölümü İçişleri Bakanlığımız olarak bize bırakılmaktadır. Burada müsamaha gösteremeyiz. Kimse bize darılmasın, gücenmesin. Bedelini toplum olarak ağır ödüyoruz. Tüm personelimize çok teşekkür ediyoruz. Dün 32 bin 438 okulun çevresinde bizim kolluk kuvvetlerimiz uygulama yaptılar. Bunu peyderpey devam ettireceğiz. Ailelerin rahat edebilmesi için bilmenizi isteriz ki üzerimize düşen bütün sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz.”

Bakan Soylu özetle, Alperen’in kaybından sonra tedirgin olan velilerin endişelerini giderici söylemde bulunuyordu.

Düzenlemenin en önemli hükümlerine göre,

  1. 12 yaşından büyük araçların okul servisi olarak kullanılamayacak,
  2. Araçlarda iç kamera sistemi, dolu ya da boş durumu gösteren sensörlü koltuk ile güçlendirilmiş biçimde üç noktalı emniyet kemeri bulundurulacaktı!

Öğrenci servisi olarak kullanılacak araçlarda yapılacak teknik yenilikler için araç sahiplerine bir yıl süre verildi.

Hatırlayalım, 2017’de yürürlüğe yeni hükümler sonrasında sistemin düzelmesini sağlanacağı beklenirken, bu kez servis firmaları ve meslek odaları devreye girip istenilen şartların düzelmesi için zaman istediler.

Ama verilen zaman içinde eksikler giderilmeyince – sanki tavşana kaç, tazıya tut durumu var – yeniden süre verildi.

Süreçle ilgili T24 Ankara Bürosu’ndan arkadaşımız Eray Görgülü’nün hafta başındaki iki haberini okumanızı öneririm.

TIKLAYIN | “Başka Alperenler ölmesin” diye hazırlanmıştı, "güvenli servis" yönetmeliği bu yıl da erteleniyor

TIKLAYIN | Soylu, veliye verdiği sözü tutmadı: 3 yaşından büyük okul servisleri kamerasız, sensörsüz çalışabilecek

Sonuçta, aradan dört yıl geçmesine karşın “öğrenci taşıma güvenliğini sağlanması” konusunda bir arpa boyu ilerleme yok maalesef.

Okullar açılırken de birkaç hafta vaziyeti idare edecek biçimde denetim görüntüleri ve rakamların kamuoyuna sunulması şovundan sonra aynı tas, aynı hamam.

Lafa geldi mi mangalda kül bırakmayanlar, ülke genelinde milyonlarca öğrenciyi ve veliyi ilgilendiren bir düzenlemeyi yaşama geçirmeyi beceremiyorlar.

Artık bu konuda hesap – kitap neyse, okul servisini kullanan milyonlarca öğrencinin hayatı riske atılıyor, bilemiyoruz!

Kamu yönetiminde her şey “siyasete getirisi olacak” işlere imza atmak değildir. Ara sıra, herhangi bir siyasi getirisi olmasa da halkın temel gereksinimlerinin karşılanmasının önemi ve önceliğini vardır. Unutmamak lazım.

YAŞ atamalarında dikkat çeken detay

Ülkemizin ağustos gündeminde en önemli başlıklardan birisi, hiç şüphesiz Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki (TSK) terfi, atama ve emeklilik işlemlerinin gerçekleştirildiği Yüksek Askeri Şura kararları.

Bu yıl alınan kararlar doğrultusunda TSK’nın gerek karargâh, gerekse ülke genelindeki yönetim kademesi de belirlendi.

Resmi Gazete’de yayımlanan yeni komuta kademesi listesine bakıldığında özellikle Genelkurmay Kârargahı’nda yapılan değişiklikler çerçevesinde önemli bir isim göze çarpıyor.

TSK’nın en önemli birimlerinin başında gelen Genelkurmay İstihbarat Başkanı değiştirildi yeni atamalar kapsamında.

Mevcut İstihbarat Başkanı Havacı Tümgeneral Ali Serin görevinde alınarak, kendi kuvveti içinde Hava Lojistik Komutanı yapıldı. Serin’in yanında görev yapan iki emir astsubayının da FETÖ’den adli işlem gördüğünü hatırlatayım.

Serin’in yerine ise yine aynı kuvvetten 2. Ana Jet Üs Komutanı Korgeneral Rafet Dalkıran, Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı’na atanan yeni isim oldu.

Hava Kuvvetleri’nde gerçekleşen bir ilginç atama daha var. Hava Kuvvetleri bünyesinde Personel Başkanı görevinde FETÖ’yle mücadele ettiği belirtilen ve bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından söz konusu görevde tutulduğu belirtilen Tümgeneral Kutlay Demir bu görevinden alındı.

Demir’in yeni görev yeri Hava Kuvvetleri’nin Diyarbakır’daki üssünün komutan yardımcılığı oldu. Demir’in ismi TSK içindeki cemaatler konusu içinde “başka cemaatle bağlantılı” olarak kamuoyuna yansımıştı.

TSK’daki bir başka İstihbarat Başkanı değişimi de Deniz Kuvvetleri’nde gerçekleştirildi. Tuğamiral Nejat İnanır, Deniz Kuvvetleri Harekât ve Eğitim Dairesi Başkanlığı’ndan Deniz Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı’na getirildi.

Hatırlanacağı üzere geçen yıl ki YAŞ görevlendirmeleri sonucunda önemli bir atama skandalı patlamıştı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı’na getirilen eski Tuğgeneral Serdar Atasoy’un FETÖ’cü olduğu belirlenmişti. Emekli olan Atasoy daha sonra hakkındaki adli soruşturma çerçevesinde tutuklanmıştı.

İlk kez bu satırların yazarınca gündeme getirilen olayın kahramanı Atasoy’un kritik göreve atanmasında kim ya da kimlerin aracı olduğu soru işareti olarak kaldı.

İzlemeye devam edelim, zaman içinde bu yılki atamalar çerçevesinde benzer olayın yaşanıp yaşanmayacağını göreceğiz.

 

T24 yazdı, emniyette tayinler çıktı!

Emniyet teşkilatında adeta krize dönüşen amir ile müdürlerin ülke içindeki tayin ve atamaları hafta başında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Hatırlatayım, daha önce 2021 yılı terfi atama ve emeklilik işlemlerinin gerçekleştirileceği Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu (YDK) çalışmaları, gecikmenin Büyüteç’te ele alınmasının hemen ertesi günü Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş’ın başkanlığında toplanıp kararlarını almıştı!

Kurulun aldığı özellikle emeklilik konusundaki tartışmalı kararları sırasında, kurul üyesi Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çalışkan “alınan kararların bazılarının adaletsiz ve ön yargılı olduğu”nu belirterek şerh koyma cesaretini göstermişti.

Şimdi de benzer biçimde amir ve müdür atamalarında yaşanan gecikmenin Büyüteç’in konusu olmasında üç gün sonra atamalar ve tayinler yapıldı!

Bu arada, teşkilatta yaşanan hukuksuz ve adaletsiz kimi olayların Büyüteç’in gündemi olmasından rahatsız olan bir kitle var emniyet kadrolarında.

“Yaşanan skandallar, hukuksuzluklar, adaletsizlikler yazılmasın. Kimseler duymasın, kol kırılsın, yen içinde kalsın” diyenler, bu grubu oluşturanlar.

Son yıllarda ülke idaresinde yaşananların yansıması olarak değerlendiriyorum bu yaklaşımı.

Ancak unutulmaması gereken bir durum daha var ki, bugün hukuksuzluğa ve adaletsizliğe çanak tutanların, muhataplarına dünyayı dar eden kararlara ve uygulamalara imza koyanların da o hukuka ve adalete ihtiyaçları olacak, bir gün.

Kaldı ki, mensubu oldukları teşkilat ülkenin en önemli kurumlarından. Hukuka uygun, adaletli yaklaşımın var olduğu / olacağı teşkilatın yaşama geçirilmesi, kendilerinin de polis üniformasını giymekten gurur duymalarına aracı olacaktır.