Dünyada başka örneği bulunmayan, sadece bizim yaşadığımız bir olay var.
Zam ve vergi yağmuru başlıyor.
Yeni yılın ilk dakikasında Bulgaristan’a dönersek...
Dünyada benzerleri olsa da onlar yeni bir örnek oluşturuyorlar.
Avrupa Birliği (AB) üyesi olarak, Bulgaristan’ın ulusal parası Leva tarihe karışıyor, AB’nin para birimi Euro ülkenin tek yasal para birimi haline geliyor.
Kıskanıyorum!..
Zamlar ve vergiler
Bizde...
Yollar...
Köprüler...
Benzin...
Sigara...
Alkollü içecekler...
ÖTV...
Motorlu Taşıtlar Vergisi...
Çevre ve Temizlik Vergisi...
Damga Vergisi...
Ve çeşitli harçlar zamlanıyor.
Ankara 1987 - Sofya 1990
Başbakan Turgut Özal Nisan 1987’de AB’ye tam üyelik başvurusunda bulunuyor.
O sırada Bulgaristan Sovyet peyki, Moskova’ya bağlı.
Sovyetlerin yıkılmasıyla birlikte, 1946’dan beri süren komünist rejim 1989’da sona eriyor.
1990’da Bulgaristan AB’ye tam üyelik başvurusunda bulunuyor.
Kırk dört yıl bizden çok farklı bir rejim altında yaşamış Bulgaristan, tam üyelik başvurusuyla birlikte, demokratikleşme yolunda ciddi reformlara imza atıyor.
Türkiye AB yolunda ağır aksak giderken, tam üyeliğe ters, 1995’te AB ile Gümrük Birliği Anlaşması imzalıyor.
Bununla birlikte, dört yıl sonra...
1999’da AB Helsinki Zirvesi’nde tam üyelik adaylığı resmen tanınıyor.
Aradan altı yıl daha geçiyor.
Ekim 2005’te, iktidarda artık AKP var, AB ile tam üyelik müzakereleri fiilen başlıyor. Önemli bir aşama.
Sofya 1 Ocak 2007
Türkiye AB yolunda inişli çıkışlı grafik izlerken...
Bulgaristan, üstelik çok ayrı bir rejimden geldiği halde...
Başvurusundan on yedi yıl sonra, 1 Ocak 2007’de AB’ye tam üye olarak kabul ediliyor.
Türkiye ise, tam üyelik müzakerelerinde üzerine düşeni yerine getirmiyor. AB’ye uyum çerçevesinde yapması gereken reformlar yarıda kalıyor.
Hukuk, ekonomi, çevre, sosyal hayat, ticarete yönelik AB’ye uyum için toplam 35 fasıl var, oradaki koşulların gerçekleştirilmesi gerekiyor. Ancak, sadece 15 fasıl açılabiliyor.
Ankara Kasım 2016 - 2018
2010 yılından itibaren, AB’de Türkiye’ye dönük kuşkular artıyor.
Avrupa Parlamentosu Kasım 2016’da Türkiye’deki “orantısız baskıcı önlemleri” kınayan bir kararla, müzakerelerin geçici olarak dondurulmasını istiyor.
2017’de anayasa referandumu ile Türkiye’de rejim değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen, denge - denetim sisteminin, yargı bağımsızlığının ortadan kalktığı yeni bir rejim kuruluyor.
Bunun üzerine AB radikal bir adım atıyor.
2018’de Türkiye’nin “AB’den uzaklaştığını” belirtiyor, müzakereleri durduruyor.
O sırada Bulgaristan on bir yıldır AB üyesi.
2022 Genişleme Raporu
2018’den sonra ilişkiler iyiden iyiye gerginleşiyor. Uyulması kesinlikle zorunlu halde, Türkiye Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını “tanımıyor”.
2022 AB Genişleme Raporu önemli bir kilometre taşı:
“Türk Hükümeti AB üyeliğine dönük taahhüdünü tekrarlasa da, demokrasi, hukukun üstünlüğü, temel haklar ve yargı bağımsızlığı alanında ciddi endişeleri giderememiştir”.
Katılım sürecinin tamamlanabilmesi, AB’ye uyumun sağlanabilmesi için 35 fasıl açılması gerekirken, sadece 15’i açılabiliyor.
“Reformlar, demokratikleşme”
Tam üyelik müzakereleri 2005’te başlıyor, aradan yirmi yıl geçiyor, Türkiye demokratikleşmeyi gerçekleştiremiyor, onun için kapıda bekliyor.
Bulgaristan’ın dün Euro’ya geçişi nedeniyle AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen bir mesaj yayınlıyor:
“Bulgaristan’ın başarısı kararlı reformların, demokratikleşmenin sonucudur.
Şimdi Euro’ya geçiş, Bulgar işletmeleri açısından küresel pazarda yeni kapılar anlamına gelmektedir”.
Türkiye’ye bakıyorum.
Bulgaristan’a bakıyorum.
1 Ocak 2026 beni derinden etkiliyor.
Yalçın Doğan kimdir?
Yalçın Doğan, 1965 yılında Alman Lisesi'ni, 1969'da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi.
Gazeteciliğe 1973 yılında Cumhuriyet'te ekonomi muhabiri olarak başladı. 1981 yılında Cumhuriyet Ankara Temsilciliğine atandı.
1989'da köşe yazarı olarak geçtiği Milliyet'te önce Yayın Koordinatörü, 1999'da Genel Yayın Yönetmeni görevlerini üstlendi. 2003'te Hürriyet Gazetesi'nde sürdürdüğü köşe yazarlığı 2015 yılında sona erdi. O tarihten bu yana T24'te köşe yazarlığına devam ediyor.
Türk Dil Kurumu, Sedat Simavi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'in çeşitli ödülleri yanında, 2014'te yılın en iyi köşe yazarı, Halk TV'nin 'Kırılmayan Kalemler' ödülünü kazanan gazeteciler arasında yer aldı.
Her biri özgün araştırma içeren IMF Kıskacında Türkiye, Dar Sokakta Siyaset, Fenerbahçe Cumhuriyeti, Savrulanlar kitapları ile anılarını derlediği Sussam Susulmaz Yazmasam Olmaz kitaplarını yazdı. Ayrıca, Komünist Enternasyonelde Faşizmin Tahlili başlığı ile yayımlanan Almancadan yaptığı bir çevirisi bulunmaktadır. Almanca ve İngilizce bilir.
|