T24 Haber Merkezi
Aralarında tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 59'u tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasında, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün'ün savunması tamamlandı. Bugünkü oturumu izlemek için Almanya’nın İstanbul Başkonsolosu Dr. Regine Grienberger, yayınevi temsilciler, yazar ve şairler de Silivri’ye geldi.
Dünkü oturumda İmamoğlu, “1,5 yıl boyunca insanların emekli maaşını kesmek, onları adeta açlığa mahkûm etmek anlamına geliyor. Bunun bugün düzeltilmesini memnuniyet verici bir gelişme gibi sunmak, yargı sistemi açısından son derece üzücü bir tablo. Dünkü kararınıza rağmen adalet terazisi hâlâ buraya uğramadı” ifadelerini kullanmıştı.
İmamoğlu: Adalet terazisi hâlâ buraya uğramadı
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu İBB davasının duruşması, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda başladı.

Bugün, tutuklu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün savunma yapacak. Akgün'ün destekçileri, üzerinde "Gürkan Akgün'e Özgürlük" yazan stickerlarla (etiket) duruşma salonundaki yerlerini aldı. Akgün’ün savunmasının ardından sorgusuna ve avukat beyanlarına geçilecek.
Orhan Alkaya ve Adnan Özyalçıner İBB davası anı defterine yazarken
Duruşmaya yayınevi temsilcileri, yazar ve şairler katıldı
Bugünkü oturuma Kenan Kocatürk (Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı), Cem Erciyes (Doğan Kitap Yayın Yönetmeni), Can Öz (Can Yayınları YK Başkanı), Erkan Akpınar (İletişim Yayınları Yayın Yönetmeni), Batu Bozkurt (Altın Kitaplar YK Başkanı), Mehmet Ali Uçar (Say Yayınları Kurucusu), Semih Sökmen (Metis Kitap Yayın Yönetmeni), Adnan Özyalçıner (Yazar/Türkiye Yazarlar Sendikası), Yalvaç Ural (Yazar), Yavuz Ekinci (Yazar), Tahir Şilkan (Yazar/Türkiye Yazarlar Sendikası), Mustafa Köz (Yazar/Türkiye Yazarlar Sendikası), Kamil Tekin Sürek (Yazar/Türkiye Yazarlar Sendikası), Sunay Akın (Şair, Yazar), Sinan Meydan (Tarihçi, Yazar), Gürsel Öğüt (Yazar), Zeynep Oral (Yazar), Vivet Uluç (Yazar), Mustafa Balbay (Gazeteci, Yazar), Orhan Alkaya (Şair, Yazar, Oyuncu), Müren Beykan (Günışığı Kitaplığı Yayın Yönetmeni), Müjgan Özçay (Günışığı Kitaplığı), Ozan Toker (Günışığı Kitaplığı), Haydar Ergülen (Şair, Pen Türkiye), Halil İbrahim Özcan (Yazar, Pen Türkiye) ve Haluk Hepkon (Kırmızıkedi Yayınevi) katıldı.

Almanya’nın İstanbul Başkonsolosu Grienberger de duruşmayı takip ediyor
Yayıncı, yazar ve şairlerin dışında bugünkü oturumu izlemek için Almanya’nın İstanbul Başkonsolosu Dr. Regine Grienberger de Silivri’ye geldi.
İmamoğlu: Kitap okumayandan ne bu devlete ne bu millete fayda gelir
Duruşma salonuna gelen İmamoğlu; yazar, şair ve yayınevi temsilcilerinin davayı izlemesi hakkında, "Ne güzel bugün burası, kütüphane gibi. Kitap okumayandan ne bu devlete ne bu millete fayda gelir" dedi.
Gürkan Akgün'ün savunmasına başladı
Tutuklu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün savunmasına başladı. Akgün, "2019'da göreve geldiklerinde, İstanbul'u yönünü, hayallerini kaybetmiş, stratejik aklı olmayan bir yönetimden devraldıklarını" söyledi. Akgün, iddianamenin hayal ürünü olduğunu söyleyerek, "Bizim meşguliyetimiz halkın sorunlarıdır. İstanbul'u deprem gerçeğine hazırlamak görevimizdir. Yoksulu unutmadık, ilave kira yardımları yaptık" ifadelerini kullandı.
“Yalnızca kamu yararını, yalnızca halkın, doğanın hakkını hukukunu korumayı gözettim” diyen Akgün, “Yurttaşlarımızın en temel anayasal hakları olan çevre hakkının, barınma ve konut hakkının, bu şehirde insanca yaşama hakkının savunuculuğunu yaptım” ifadelerini kullandı. Akgün, yaptıkları bütün çalışmaları kapalı kapılar ardında değil, halkla iç içe yürüttüklerini söyledi ve "Örgüt bu şeffaflıkla mı çalışır?" dedi. Akgün ayrıca, adalet tecelli ettiğinde İstanbul'un dünya kenti olma yolundaki soluksuz koşusunun süreceğini belirtti.
"İBB'nin her kuruşunun gittiği yer bellidir, hesabı da verilir"
“İBB'nin her kuruşunun gittiği yer bellidir, hesabı da verilir” diyen Akgün, "Bir depremin getireceği yıkım korkunçtur. Kaybedecek bir saniyemiz bile yoktur. Ama biz 15 aydır elimiz kolumuz bağlı burada vakit kaybediyoruz. İstanbul kaybediyor” ifadelerini kullandı. Akgün, Zeytinburnu sahiline yapılan 16:9 kulelerine değindi ve "Bugün Sultanahmet'in o kalem gibi minarelerinin arasından baktığınızda, maalesef öyle 3 tane gökdelen görürsünüz. Orada İstanbul'a ihaneti görürsünüz" dedi.
"İstanbul'un silüetini bozacak değişikliklerin önü açıldı"
İstanbul'un silüetini bozacak ilk girişimin Etiler Polis Okulu arazisindeki plan değişikliğiyle yapıldığını, Danıştay'ın bunu iptal ettiğini söyleyen Akgün, "Sonrasında kararı değiştirdiler ve maalesef silüeti bozacak değişikliklerin önü açıldı" dedi. Önceki dönem AKP yönetiminde olan Eyüpsultan Belediyesi'nin sınırlarında yer alan ve tarım alanı vasfı olan bir alanın kaçak yapılaşmaya açıldığını ifade eden Akgün, "Onlarca suç duyurusu yaptık, bir tanesi dahi işleme konulmadı" dedi.
Akgün, rüşvet istediği iddiasına yönelik olarak, "Hayatımda ilk kez gördüğüm, benden danışmanı vasıtasıyla görüşme talep etmiş birini görür görmez para isteyeceğim. Kötü yalan! Bugüne kadar hakkımda bırakın şikayeti, parayla ilgili tek bir dedikodu bile çıkmadı" dedi. Akgün, örgüt üyesi olarak suçlanmalarına atıf yaparak, "Nasıl bir örgütse, sadece kamu yararını düşünüyor" ifadelerini kullandı.
İmar planı denilince akla rantın geldiğini söyleyen Akgün, 2019 yılının haziran ayından itibaren bu devrin bittiğini ifade etti ve İmamoğlu'nun bir kez dahi söz söylemediğini belirtti.
Akgün'ün savunması devam ederken mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi.
İmamoğlu: Mücadelenin adı namussuzlara karşı namusluların cesur olma mücadelesidir
İmamoğlu, duruşma salonundan ayrılırken duruşmaya gelen yazarlara ve yayıncılara teşekkür ederek, "Yayıncılar Birliği’ne teşekkür ediyorum. Benim çok saygı duyduğum kıymetli yazarlara, sanatçılara çok teşekkür ediyorum. Kalemlerinize sağlık, iyi ki varsınız, iyi ki aydınlatıyorsunuz dünyayı kitap fuarında. O güzel mimarına, değerli başkan heyetine teşekkür ediyorum, hepinizi kucaklıyorum; bütün hanımefendileri, beyefendileri. Mücadelemiz büyük, görüyorsunuz. Kahramanlar, muhafızlar mücadelesine devam ediyor. İnanın bu mücadelenin adı namussuzlara karşı namusluların bir kez daha cesur olma mücadelesidir" dedi.
Akgün: Kararın altına herkes imza attı ama sadece İBB bürokratları tutuklandı
Aranın sona ermesinin ardından dosyadaki bilirkişi raporuna da değinen Akgün, "Raporu hazırlayanlar, kamu yönetimi esasından yoksundurlar. Burası belediyedir, halkın evidir. Bir şirket yönetmiyoruz. Her işlemi mevzuata uygun yaparız ama tek gayemiz karı arttırmak değildir" dedi.
Akgün, savunmasında, "Burada yüksek yargı tarafından bütün dayanakları ile doğru yapıldığı tescillenmiş işlemler yüzünden ceza yargılamasına tabi tutuluyor ve özgürlüğümüzden yoksun bırakılıyoruz. Haklılığımızı ispat etmek için daha ne yapmamız gerekiyor?" dedi.
Bilirkişi raporunda AKP'li belediye meclis üyelerine de sorumluluk atfedildiğini ancak iddianamede bu isimlere suç isnadında bulunmadığını belirten Akgün, "Suç isnat edilen kararda muhalefet şerhi yok, altına herkes imza attı ama sadece İBB bürokratları tutuklandı" dedi.
"Hiçbir yerde HTS kaydım yok. Hiç kimseyle görüşmem yok. Bir kişinin dahi beyanı yok. E ben o zaman niye tutukluyum?" diye soran Akgün, Fatih Keleş'in talimatıyla gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlere karşı, "Tek bir talimat varsa savunmamı keseceğin, hücreme döneceğim, hiçbir şeye itiraz etmeyeceğim" dedi.
İmamoğlu'ndan Akgün'e: Seninle yol arkadaşı olmaktan gurur duyuyorum
Akgün’ün savunmasından sonra İmamoğlu söz alarak, "Bu süreçte yaşatılanlara çok kızgınım” ifadelerini kullandı. İmamoğlu, Akgün’e, “Benden önce yaşanan o suç örgütü tarzını Beylikdüzü ve İBB’de size yaşattım mı?” diye sordu. Akgün, “Asla öyle bir şey olmamıştır” yanıtını verdi. Akgün, İmamoğlu’nun “Şu konuya bakın diyerek size bir dosya yönlendirdim mi?” sorusunu ise, “Tek bir kere dahi olmadı” diyerek cevapladı.
İmamoğlu, Akgün’e soru sorarken bilirkişi raporlarında sorumlu görülen ancak iddianamede yer almayan AKP'li belediye meclis üyelerine de değindi ve sözlerini “Gurur duyuyorum seninle yol arkadaşı olmaktan Gürkan Bey. Hepinize emeklerinizden dolayı İstanbul halkı adına teşekkür ediyorum” diyerek noktaladı.
Duruşma bitti. Pazartesi günkü duruşma, Akgün'ün avukatlarının savunmasıyla devam edecek.
İBB davasında şu ana kadar neler oldu?İlk duruşmadan bugüne 51 sanık tahliye edildi, tutuklu sayısı 59'a düştüMahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak, Yunus Göçer, Hasan Yalaz, İpek Elif Atayman, Alper Aydın, Erdinç Çolak, Ahmet Güldü, Yavuz Saltık, Mustafa Karaoğlu ve Halit Burak Atalan'ın tahliyesine karar verildi. Adem Soytekin'in savunması öne alındıMahkeme başkanı, "etkin pişmanlık" hükümlerinden yararlanan ancak tutukluluk hali devam eden ve savunmaların alınması için hazırlanan listede 105. sırada bulunan Adem Soytekin'in, savunmasının öne alınmasını kabul etti. Savunma yapacak son kişi olan Soytekin'in savunması, Pehlivan'dan sonraya alınmıştı. Soytekin, savunmasının alınmasının ardından yapılan tutukluluk incelemesinde tahliye edildi. Soytekin şu ana kadar 8 kez "etkin pişmanlık"tan yararlanmak üzere ifade vermişti. Bir kere tahliye edilen Soytekin, verdiği ifadeler tutarsız bulunduğu için yeniden tutuklanmıştı. Soytekin'in verdiği ifadeyle Pehlivan tutuklanmış; Pehlivan’ın avukat yönlendirmesi yapmasıyla "Soytekin'i 'etkin pişmanlık'tan vazgeçirmeye çalıştığı" iddia edilerek Pehlivan'a "örgüt üyeliği" iddiası yöneltilmişti. İnan Güney'in dosyası birleştirildi, sanık sayısı 414'e çıktıBeyoğlu Belediyesi'ne yönelik suçlamalara ilişkin olarak aralarında Başkan İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı, 92'si tutuklu 414'e çıkmıştı. |
T24'ün İBB iddianamesine ilişkin dosyasıİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında yer aldığı 105 kişinin tutuklu bulunduğu, İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturmasını tamamladı. 3 bin 700 sayfayı aşan, 402 kişinin sanık olarak yer aldığı iddianamede, İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'ndan itibaren "sistem" kurarak, bu sistem sayesinde, önce İstanbul Belediye Başkanı seçildiği, ardından CHP'yi ele geçirdiği, ardından da CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak fon oluşturduğu belirtildi ve 142 ayrı eylemden, 828 ila 2 bin 352 yıla kadar hapsi istendi. "Ekrem İmamoğlu suç örgütü" adı verilen yapıda yer aldığı öne sürülen örgüt yöneticileri, örgüt üyeleri ve örgüte yardım eden isimlerin, "suç örgütü kurma", "suç örgütü yönetme", "rüşvet alma", "rüşvet verme" suçlarını işledikleri öne sürüldü. İddianamede, iş insanlarından para toplanmasına dayalı olduğu iddia edilen "sistem" için, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın da sıkça kullandığı "ahtapotun kolları gibi" ifadesi dört kez kullanıldı. Özgür Özel'i CHP Genel Başkanı olarak seçen ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu partiden uzaklaştıran ismin İmamoğlu olduğunun öne sürüldüğü iddianamede, CHP yönetiminin de suç yoluyla elde edilen gelirleri kullandığı ve bütün eylemlerden haberdar olduğu iddia edildi. İki CHP'li vekil de İmamoğlu'nun örgütünde olmakla suçlandı ve dokunulmazlıklarının kaldırılması istemiyle fezleke hazırlandı. Başsavcılık, anayasadaki parti kapatma maddelerine atıf yaparak, söz konusu eylemleri "ihbar" yazısıyla Yargıtay Başsavcılığı'na da bildirdi. İddianamede, oluşan kamu zararının 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu öne sürülerek, İmamoğlu ve oğlu ile çok sayıda kişinin şirketlerine, CHP İl Başkanlığı binasına el konulması talep edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan iddianamede 15 gizli tanığın ifadeleri de yer alıyor. İddianamede "etkin pişmanlık"tan yararlananların sayısı 76 kişi olarak açıklandı. 7 bölümden oluşan iddianamenin birinci bölümünde "suç örgütünün genel yapısı ve özellikleri" ikinci bölümde, "soruşturmanın genel özeti", üçüncü bölümde "örgüt lideri" olarak nitelendirilen İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde ilçedeki eylemleri yer aldı. Dördüncü bölümde İmamoğlu'nun İBB Başkanı olduğu dönemde "örgütün tıpkı bir ahtapotun kolları gibi İstanbul geneline yayılan eylemlerinden" bahsedildiği belirtildi. Beşinci bölümde İBB iştirakleriyle ilgili suçlamalar yer alırken, son bölümde de hakkında kamu davası açılan şüphelilerin üzerine atılı eylemlerle ilgili suç tasnifleri ve sevk maddelerine yer verildi. İstanbul il binasının alınması sırasındaki para görüntüleri, "örgüt faaliyeti ile ilgili sızan ilk görüntüler" diye nitelendirildi. GÖKÇER TAHİNCİOĞLU'NUN ANALİZİ İBB iddianamesinde "örgüt" çabası: Sadece İmamoğlu değil CHP de yargılanıyor! İBB'ye yönelik "yolsuzluk" iddianamesinde İmamoğlu'na 2 bin 352 yıla kadar hapis istemi: İşte tüm detaylar, suçlamalar, istenen cezalar... |


