Tuğrul Eryılmaz

16 Şubat 2024

Kapitalizmin altın hırsı / Dizi sezonu pek parlak gitmiyor / Murdoch'tan Walt Disney'e...

Bu hafta John F. Kennedy de var, Füruzan ve Nina Simone da... Ve hatta şaşırmayacaksınız ama Ertuğrul Özkök de...

AKP'nin İBB adayı Murat Kurum, İliç faciasından sonra bile propagandaya ara vermedi |
İyi Bir Aile Değiliz'de oynayan Kaan Yıldırım'ın -editörümün ısrarı üzerine- Kopuk dizisinden bir fotoğrafını koyuyoruz |
Bizim yapımcıların Güney Korelilerden daha feminist olup olmadığını Bahar'da göreceğiz | 
Benim Sinemalarım, Gecenin Öteki Yüzü, Kuşatma.... ve Füruzan

6 Şubat depremiyle başlamıştık geçen hafta. Bu hafta da eğlenceli bir magazinci olmayı umuyordum ama heyhat! Erzincan'ın İliç ilçesinde, Kanadalı maden şirketi Anagold'un sahibi olduğu Çöpler Altın Madeni'nde milyonlarca metreküp toprak kaydı. Bu yazıyı yazdığımız Perşembe günü öğleden sonraya kadar toprak altında kalan 9 işçimizden hâlâ haber yoktu. Siyanürün yayılıp yayılmadığına, yayıldıysa ne kadar yayıldığına dair kimse doğru düzgün bilgi veremedi. Dün saat tam 12.00'de KRT TV, Halk TV ve Sözcü TV harıl harıl bu haberi verirken, ister inanın ister inanmayın, yandaş olduğunu düşündüğüm Haber Global ve Akit TV, Murat Kurum'un İstanbul seçimleriyle ilgili propaganda konuşmasını canlı veriyordu. Halbuki o sırada AKP'nin kabinesindeki Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar açıklama yapıyordu. Dahası, bütün bu olup bitenlerden hiç haberi yokmuş gibi davranan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmaya çalışan Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Murat Kurum gerçekten -galiba- yüzü kızarmadan "Ben şunu da yaparım, bunu da yaparım" diye İstanbullulara vaatler veriyordu. Pes! Hiç değilse iki üç gün susamaz mıydı?

Arama kurtarma çalışmaları sırasında ve beni kahreden bir fotoğraf; en ufak bir önlem yok!

Yıllar sonra Alev Er'le!

Hafta içinde HomeRoom'da son zamanların en keyifli tesadüflerinden birini yaşadım. Artık benim gibi emekli olan ve galiba şimdilerde çok da çalışmayan meslektaşım Alev Er'le burun buruna gelmeyeyim mi? Yıllardır İstanbul'un epey uzak bir köşesi olan Tuzla'da yaşıyor. Ah eski medya vah eski medya, diye hayıflanıp durduk (Düşünün, Aydın Doğan'ı bile arattılar bize). Tam muhabbet koyulaşmışken birdenbire Gülten Kaya da gelmez mi? Biraz da onunla Ahmet Kaya ve protest müzik gıybeti yaptık;  yaklaşan yerel seçimlerle ilgili konuştuk. Şimdi size isimleri söylemeden masanın seçim sonuçlarını veriyorum, isimleri siz yakıştırın: 1 oy Ekrem İmamoğlu'na, 1 oy Meral Danış Beştaş'a giderken 1 oy da kararsız!

Gonzo Tuğrul, meslektaşı Alev Er ve kısmen mahalle komşusu Gülten Kaya

Nihayet sinemaya gittim

Pandemi başladığından bu yana ikinci ya da üçüncü kez sinemaya gidebildim. Haki Biçici'nin ilk uzun metrajlı filmi İyi bir Aile Değiliz'i Beyoğlu'nda seyrettim. Film 15-20 dakika kısaltılsa hiç de fena değil. Başrolde Kaan Yıldırım ve bir dizi iyi oyuncu vardı. Biliyorsunuz, Kaan Yıldırım Yargı'nın başrol oyuncusu Pınar Deniz'le çıkıyor. Ama esas tesadüf ben sinemadan çıkıp Cihangir 21'e gidince oldu. Bir baktım ki karşımda filmin başrol oyuncularından Erkan Kolçak Köstendil oturmuyor mu? Tabii ki bu fırsatı kaçırmadım ve sizler için gördüğünüz fotoğrafı çektirdim. Sinemaya giderseniz aklınızda olsun, biletler 150 lira...

Erkan Kolçak Köstendil ve Gonzo Tuğrul, Cihangir 21'de (Fotoğraf: Tuncay Karaağaç)

Turptular, şalgam oldular!

Haftalardır "Artık değişiyoruz" diye başımızın etini yiyen FOX, nihayet değişti. Dahiyane bir şekilde NOW adını aldılar. Ben "Bunlar neden böyle İngilizce isimler kullanıyorlar?" diye merak ederken entelektüel bir arkadaşım bu konudaki merakımı giderdi. Çünkü Rupert Murdoch'un olan yayın grubu, FOX dışında, bir başka Amerikalı şirket The Walt Disney'e geçmiş. O yüzden de mecburen dahiyane bir kararla üç harften oluştuğu için FOX'u NOW yapıvermişler! 

Halbuki ismin değiştiği gece Selçuk Tepeli'nin haber programına çıkan Doğan Şentürk ve de The Walt Disney Türkiye'nin genel müdürü Cenk Soner bu bilgiyi verse benim gibi bu işten az anlayanlar da zora girmemiş olurdu. Yok yok, bütün bu hainliği NOW olma şerefine verdikleri partiye beni çağırmadıkları için yapmıyorum! 

Bu fotoğraf, Ertuğrul Özkök'ün gururla yazdığı ve Doğan Akın'ın T24'te
keyifle yayımladığı yazısından apartılmıştır

Ve yine gelelim dizilere... 

Salı gecesi arkadaşım Berker Güven'in çok zenginlikten ameleliğe düştüğü Üç Kız Kardeş'i seyredip hâline gülmek için televizyonu açtım. Aa, ne göreyim! Senden Önce diye bir dizinin ilk bölümü... Üç Kız Kardeş, Cumartesi gecesine şutlanmış. Eh, ne yapayım, iş icabı oturup onu seyredeyim, dedim ama lütfen inanın, dizinin üç kahramanının kim olduğunu ve ne yapmak istediklerini hiç mi hiç anlamadım! 75+ olduğum için 6 aylık evli bir çiftle adama göz dikmiş bir kadın arasında geçen çekişme ve flörtleri anlamak gerçekten bana fazla geldi. Hele eğer gözlerim beni yanıltmadıysa evli kadının aynı bölümde başka bir adamın karşısında iki kere soyunmaya kalkması beni bile Soho'da büyüdüğüm, her türlü rezilliği yaptığım halde şaşırttı. Ama dediğim gibi gözlerim beni yanıltıyor olabilir, o zaman da haftaya düzeltirim. Sanırım diziyi haftaya bir düzeltme gelmezse asla seyretmeyeceğim.

Sinem Ünsal, Alp Navruz ve Nilperi Şahinkaya;
hepsinin bakışı birbirinden hain ve ne yapmaya çalıştıkları anlaşılmıyor

Bahar dizisinden biraz daha umutluydum çünkü arkadaşım Füsun Demirel ve Hatice Aslan oynuyordu. Hayatını kocasına ve kocasının ailesine adayan Bahar'ın nihâyet yaşadıklarının farkına varmasında kimi feminist tınılar olsa da bir Güney Kore uyarlama dizisi ne kadar feminist olabilir, bilemiyorum. Fakat önümüzdeki hafta da seyredeceğim.

Güzeller güzeli Demet Evgar'ın çektiklerini ve kocasının hainliğini izledikçe
televizyon karşısında dehşete düştüm

Hazır arkadaşlarımdan başlamışken Radikal'den arkadaşım Şerif Erol'un oynadığı Kızıl Goncalar da hızla irtifa kaybetmeye başladı. İki haftalık RTÜK yasağının bunda ne kadar etkisi oldu, bilemiyorum tabii. 

Şerif Erol dizide Kemalist bir karakteri oynuyor

Sıkça sorulan sorular ve cheap shots

11 Şubat'ta Taksim Hill Otel'de açılış konuşmasını benim bile çok saygı duymak zorunda kaldığım Mücella Yapıcı ve Rıza Türmen'in yaptığı Yerel Demokrasi Konferansı düzenlendi. Bu konferans için bizim İzmir Mülkiye Angara grubundan Mete Hüsünbeyi ve DEM Parti milletvekili arkadaşım Sevilay Çelenk de gelmişti. Bu kadar yerel seçim gürültüsünün koptuğu yerde umarız bu şehri yönetmek için aday olanlar bir kulak vermişlerdir. 

İki Mülkiyeli arkadaşım İstanbul'da; milletvekili Sevilay Çelenk ve Mete Hüsünbeyi

* Lütfen bir daha sormayın, Hürriyet'in Ahmet Hakan'ının niye CHP'ye bulaştığı ya da Cumhuriyet'in Mine Kırıkkanat'ının yaptıkları beni zerre kadar ilgilendirmiyor. Bir daha sorarsanız kalbinizi kırarım, bir de onlarla uğraşamam. 

*Anarko Marksist olduğum için bana saldırarak sisteme yaranmaya çalışan Ertuğrul Özkök'e tabii ki kızmıyorum. Ne de olsa taa Mülkiye'den arkadaşım. Zaten AÜ SBF BYYO'ya ben asistan olup o olamayınca Hacettepe'ye gidip Emre Kongar'la bile çalışmak zorunda kalmıştı. Özkök'ün döneminde BYYO'da Prof. Dr. Faruk Kalkan, Ay Yapım'ı kuran Ekrem Çatay, Prof. Dr. Nilgün Abisel, TRT belgeselcisi Hülya Sabuncu, Kıprıslı Sevtap Esat, Bumin Güneri ve TRT program yapımcısı Cumhur Atalay gibi daha birçok isim vardı. 

*İlker Çatak'ın yönetmen koltuğunda oturduğu, Johannes Duncker ile birlikte senaryosunu yazdığı ve Oscar ödüllerine aday olan Öğretmenler Odası filmi vizyona girmiş. Neredeyse eklemeyi unutuyordum, bu hafta gidip mutlaka göreceğim. Arkadaşım Prof. Dr. Rezzan Tuncay ve gourmet Hülya Ekşigil bayılmışlar filme.

Tarihimden yapraklar

Son zamanlarda beni en çok üzen ölümlerden biri de Füruzan'ı kaybetmemiz oldu. Onu taa Ankara'dan, Tunalı Hilmi Caddesi'ndeki yerinden tanırdım. Ben fazla laf etmeyeyim, Umur Talu'nun yazısının linkini buradan size bırakıyorum. Okuyun ve kadın yazarlarımıza bir kere daha hayran olun. 

Füruzan, özellikle Parasız Yatılı ile hepimizin sevgilisi olmuştu

Linkler ve çağrılar

Bu hafta linkler ve çağrılar bölümünde sayılar çok olmamakla beraber İngilizce bilen entelektüel okurlarıma sesleniyorum. BBC'nin tarih dergisi HistoryExtra'da yayımlanan "Who was behind JFK’s assassination? The real history that challenges the conspiracy (JFK suikastının arkasında kim vardı? Komplolara meydan okuyan gerçek tarih)" makalesini şiddetle tavsiye ediyorum.

ABD; Kennedy'den Trump ve Biden'a

Advertorial (!)

*Halk ozanı Köroğlu'nun hikâyesinin, İBB Kültür'ün desteğiyle ilk kez bale sahnesine taşındığını duyunca çok heyecanlandım. Projesini Erhan Güzel’in, koreografisini Erhan Güzel ve Gökçe Sönmemiş’in üstlendiği Köroğlu'nun prömiyeri 11 Şubat Pazar akşamı Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleşti ama 18 Şubat, 25 Şubat, 3 Mart, 10 Mart ve 7 Nisan'da İstanbul'un çeşitli sahnelerinde izleyiciyle buluşacak. Üstelik gösteride güzel oyuncu Deniz Çakır da yer alıyor. Lütfen programı kontrol edin ve bu enteresan üretimi siz de görün. 

* Bursa Nilüfer Belediyesi, Can Aytekin’in Geçen Program adlı sergisine, Kevser Güler küratörlüğünde, 22 Şubat Perşembe itibarıyla Nâzım Hikmet Kültürevi’nde ev sahipliği yapmaya başlıyor. Büyük şehirler dışındaki kültür-sanat organizasyonlarının haberini sizlere bu köşeden daha fazla aktarabilmeyi istiyorum. Eğer çağrıları bize ulaştırırsanız etkinliklere -söz vermeden- yer vermeye çalışırız. 

Müzik önerisi

Bu haftaki müzik önerimiz İzmir Ekonomi Üniversitesi'nden eski öğrenci Sercan Yamaner'den geldi. Nina Simone'nun Don't Let Me Be Misunderstood şarkısı yeniden piyasaya sürülmüş... Ayrıca Nina Simone'un güzel fotoğraflarını görmek için T24 yazarı Murat Bjeduğ'un bu yazısına da göz atabilirsiniz. 

 

Tuğrul Eryılmaz kimdir?

Tuğrul Eryılmaz, kendisini "sadece gazeteci" olarak tanımlıyor. Dünyayı etkileyen 1968 rüzgârı sırasında üniversiteye gitti. 1969 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni (Mülkiye) bitirdi. Bir süre Londra'da öğrenim gördükten sonra Türkiye'ye döndü.

Mülkiye'de yüksek lisans eğitiminin ardından Ankara'da TRT Haber Merkezi'nde gazeteciliğe başladı. Bir dönem Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu'nda iletişim dersleri verdi. 12 Eylül 1980 darbesinin ardından üniversiteden ayrıldı.

İstanbul'da haftalık Nokta, Yeni Gündem, Tempo ve Sokak dergileriyle Cumhuriyet ve Yeni Asır İstanbul gazetelerinde çalıştı.

Ankara, Bahçeşehir, Bilgi, İzmir Ekonomi ve Kadir Has üniversitelerinin iletişim fakültelerinde gazetecilik dersleri verdi.

1996’daki kuruluşundan 2013 yılına dek yaklaşık 16 yıl Radikal İki’nin yayın yönetmenliğini yaptı. “Gazeteci olarak yaptıklarımın çok azından pişmanım. Neyse, ‘önemli’ bir köşe yazarıymışım gibi sizlerin sütunlarından çalmayayım. Bize güvenerek yazı gönderen herkese bol minnettarlık ve sevgiyle…” satırlarıyla Radikal İki'ye veda etti.

Özgür Gündem Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği'nden yargılanan gazeteciler arasında yer aldı; bu nedenle açılan davada 1 yıl 3 ay hapis ve 6 bin lira para cezasına çarptırıldı.

Sinema ve dizilerde senaryo ve kurgu danışmanlığı da yapan Eryılmaz, IPS İletişim Vakfı kurucusu ve Yönetim Kurulu üyesi. Rolling Stones ve Marianne Faithfull hayranı. Asya'nın dedesi.