Zeynel Lüle

25 Ocak 2019

Avrupa’dan yansıyan karamsar tablo

2018'de AİHM'de ‘Düşünce ve İfade Özgürlüğü’ konusunda en çok mahkûm olan ülke Türkiye

Dün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden (AİHM) gelen ‘yıllık bilanço’ Türkiye konusunda ‘karamsar bir tablo’ ortaya koyuyor.

Baktım ki pek dikkate alınmadı ya da Strasburg’dan çıkan ses Türkiye’ye son derece ‘cılız’ geldi.

Altını çizmek istedim. Çünkü düşünülmesi gerekiyor. Tablo iç açıcı değil.

Özetleyeyim…

Türkiye geçen yıl ‘Düşünce ve İfade Özgürlüğü’ konusunda en çok mahkûm olan ülke konumunda. Yani Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin insanların bu özgürlüğünü güvence altına alan 10’uncu maddesi, en fazla Türkiye’de ihlale uğramış.

Türkiye tam 40 davada 10. maddeyi ihlal etmiş.

Türkiye’ye en yakın ülke ise 14 davayla Rusya…  

Diyeceğim o ki… 48 Avrupa ülkesi arasında düşünce ve ifadeleri nedeniyle yargılanan ve bu yargılamaların AİHM tarafından ‘adil olmadığı’ kararı verilen ülkelerin başını Türkiye çekiyor.

Ayrıca geçen yıl AİHM’de mahkûm olan ülke sıralamasında da Türkiye ikinci sırada. Rusya 238 davada mahkûm olurken, Türkiye 140 davada haksız bulunmuş.

Bir çarpıcı durum da Türkiye’nin AİHM tarihinde en fazla mahkûm olan ülke konumunda olması… Şu ana kadar 3 bin 128 davada Türkiye aleyhine ihlal kararı çıkmış. Rusya için 2 bin 365, İtalya için 1830…

Dün AİHM yetkilileri bir basın toplantısıyla bu çarpıcı rakamları açıklarken, AİHM’in bağlı olduğu 48 üyeli Avrupa Konseyi’nin parlamenterleri de Türkiye ile ilgili bir karar tasarısını görüşüyorlardı.

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri, Thorbjon Jagland, Türkiye’de önemli sayıda gazeteci, siyasetçi ve sivil toplum örgütü temsilcisinin yargılandığını ve cezaevinde olduğunu söylüyordu. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin (AKPM) genel kurulundaki görüşmede, Türkiye’de muhalif siyasetçilere yönelik son dönemde açılan davalar ve mahkemelerde verilen mahkûmiyet kararları konuşuldu.

Yani hem AİHM’de açıklanan rakamlar, hem de AKPM’deki Türkiye konulu oturum, ülkemizdeki ‘demokrasi’ tablosunu ‘karanlık’ gösteriyordu.

Bildiğiniz gibi AKPM, 25 Nisan 2017’de Türkiye'nin denetim sürecine yeniden alınmasına karar verdi. Yani demokrasi konusunda sorunlu olduğu düşünülen ülkeler konumuna alındı.

Türkiye 90’lı yılların sonunda da bu sürece alınmış, 2004 yılında bu süreçten çıkarıldığı için de bir başka Avrupa kurumu olan AB ile tam üyelik müzakere sürecine başlayabilmişti. Türkiye denetim sürecinden çıkartılan ve 13 yıl sonra tekrar alınan ilk Avrupa ülkesi oldu.

Bazılarınızın, “Zaten Avrupa bizi sevmiyor’ dediğinizi duyar gibiyim.

Hem AİHM’deki rakamlar, hem de Türkiye’nin 1949’dan beri üyesi olduğu AKPM’deki (Avrupa Birliği’nden söz etmiyorum) dünkü tartışmaların ‘sevgi’ ya da ‘nefret’ ile açıklanacak bir tarafı yok.

Başımızı avuçlarımızın arasına alıp bir düşünsek iyi olur…