Tuğrul Eryılmaz

06 Eylül 2019

Alternatif ‘ana akım’

Basının yüzde 90’ı yandaş ve havuz olmasaydı; ben T24’e düşer miydim? Şimdilik niyetimiz 15 günde bir magazin haberleri, eğer çok beğenirseniz haftalığa geçerim, beğenmezseniz ayda bir kereye razı olacaksınız. Hoşbulduk!

Bu ‘düzeyli magazin’ haberlerime (yani köşe yazısı olmayan) çok daha önce kavuşabilirdiniz. Ama T24’ün Mülkiye Cuntası beni hep engelledi. ‘Mülkiye Cuntası’ derken aklınıza bir dönemin Deniz Baykal, Turan Güneş, Haluk Ülman gibi isimleri gibi gelmesin, şimdiki cunta biraz daha hafif. Hasan Cemal, Mehmet Y. Yılmaz ve Doğan Akın. Ama yine de şimdiye dek beni engellediler. En sonunda ben de Mülkiye Cuntası’na karşı Cihangir Çetesi’ni devreye soktum. Yıldırım Türker, Deniz Türkali ve Murat Çelikkan’ın baskısı ile nihayet karşınızdayım.

T24’ün ‘elitleri’ ve ‘parya’larının tamamını tanımam 10’uncu yıl kutlamalarına nasip oldu. Yer: Cihangir Balıkçısı (Sıraselviler’in sonunda, saat: 19:10.) Şimdi sıkı durun; içeri girdiğim zaman karşılaştığım masayı sayıyorum: Sedat Ergin, Ece Aksoy, Murat Belge, Hale Soygazi, Fikret Bila, Ömer Laçiner, Tayfun Atay, Murat Sabuncu, Atilla Dorsay, Hasan Cemal, Ayşe Cemal, Ömer Laçiner. Yayın Koordinatörü Sertuğ Çiçek beni o masaya oturtmaya çalıştı yani; ‘has been’ler masasına.


Karşılıklı oturanlar: Hasan Cemal, Tayfun Atay, Ömer Laçiner, Atilla Dorsay, Hale Soygazi, Murat Belge, Sedat Ergin, Ayşe Cemal, Ece Aksoy, Tuğrul Eryılmaz

Arka masada ünlü romancımız Sema Kaygusuz’u görünce hızla oraya seyirttim. En azından hepimizden 20 yaş gençti. Sedat Ergin’in itirazı üzerine kös kös kendi masama döndüm. Bir süre sonra kendimi en uçtaki ‘köleler’ masasına attım. Gençler çok eğlenceli idi. Eğlenceli oldukları kadar akıllılar mı bilmiyorum ama içki ikramları ve sözleri ile beni çok şımarttılar. Ondan sonra kendimi sadece T24’ün avukat dostları Aslı Kazan, Taylan Tanay ve Berna Abik ile göbek-sirtaki oynarken hatırlıyorum.


Tuğrul Eryılmaz, Sema Kaygusuz, Talat Parman (Sağdan sola)

Etrafımdaki T24 kalabalığına bakarak, ‘bunların neresi alternatif medya’ diye düşünmeye başladım. Görünüş, bal gibi ‘ana akım’dı. Hele o genç muhabirleri görseniz, sanki asgari ücretin biraz üzerinde değil de 5 bin lira maaş alıyormuş havalarındaydılar. Neyse ben onları baştan çıkarmayı bilirim. En çok korktuğum beni Ahmet Hakan ya da Cengiz Semercioğlu ile karıştırmaları olur gençlerin. Tabii ki buna da izin vermeyeceğim. Aslında Hakan ile Semercioğlu’nu zikretmem boşuna değil. Konuyu Hürriyet’e getirmek istedim. Yeni sahipleri mutlaka içeriden de aldıkları destekle koskoca Hürriyet kurumunu bitirme misyonlarını yerine getirdiler. Bu işte gazetecilerin suçu yok mu var; ama bu benim düzeyli magazin misyonumu aşar. Onun için burada keseyim.


Murat Belge, Hasan Cemal ve Şirin Payzın benle rekabete kalkıştılar,  zor da olsa haklarından geldim, göbek atmak magazinin işidir...

Dedim ama yine de dayanamayacağım. Milliyet’in durumu sanki çok mu farklı? Basının yüzde 90’ı yandaş ve havuz olmasaydı; ben T24’e düşer miydim? Tabii bir seçenek de Cumhuriyet olabilirdi ama orası için de fazla gencim. Sözcü ihtimali ise İzmir Marşı’nın tamamını bilmediğim için zaten devre dışı. BirGün, Evrensel ve Yeni Yaşam’ın ‘ciddiyet’lerine uymam. Yani işim çok zor. Yine de, elimden geldiği kadar ‘fitne tüccarlığı’ yapmaya çalışacağım. Sanmayın ki, düzeyli magazinim yalnızca T24 ve basınla sınırlı kalacak. Bodrum Gümüşlük’ten; İzmir Alsancak ve Karşıyaka meyhanelerinden; Ankara Mülkiyeliler Birliği Lokali yani Konur Sokak’tan, Tunalı Hilmi kafelerinden de haberleriniz olacak benden. Eğer diğer taşralılar kıskanıyorlarsa beni haberdar etsinler Adana, Bursa, Diyarbakır… Hepsini devreye sokarım. Şimdilik niyetimiz 15 günde bir magazin haberleri, eğer çok beğenirseniz haftalığa geçerim, beğenmezseniz ayda bir kereye razı olacaksınız. Hoşbulduk!

Meraklısına: O gece, Cümbüş Cemaat çalıyor. Murat Belge, Hasan Cemal ve Şirin Payzın benle rekabete kalkıştılar,  zor da olsa haklarından geldim. Göbek atmak magazinin işidir.