Seyfettin Gürsel

17 Ağustos 2016

İşsizlikte beklenmedik sıçrama

Ne oldu da işsizlik aniden bu ölçüde arttı? Matematik yanıt basit...

İki haftalık tatil molasının ardından bu süre içinde ekonomide epey yazılacak konu birikmişti. Stratejik Yatırım Teşvikleri ve Varlık Fonu gibi alarm verici müdahale hazırlıkları bir yana, genel ekonomik gidişat ile ilgili olarak iki gelişme dikkat çekiciydi.

1)Temmuzda enflasyonda beklenenden daha yüksek artış gerçekleşmiş;

2) Cari açıkta uzun süredir gözlemlenen azalma eğilimi haziranda artışa yönelmişti.

Tam bu gelişmelerin yapısal nedenlerini ve ekonomik büyümeye yapacakları muhtemel etkileri tartışmayı tasarlıyordum ki, pazartesi günü TÜİK mayıs dönemi  işgücü piyasası istatistiklerini açıkladı. Doğrusu tam bir şok yaşadım. İşgücü ve istihdamda aşağı yukarı birbirine denk artışların devam etmesini, sonuç olarak da işsizliğin fazla değişmemesini bekliyordum.ki, mayıs döneminde işsizlikte 2008-2009 krizinden bu yana görülmemiş boyutta bir sıçrama gerçekleştiği ortaya çıktı. Haliyle yazı konusu da değişti.

Önce rakamlarla bu sürpriz gelişmenin çeşitli yönlerden fotoğrafını çekelim. Ardından  bu ani sıçramanın niteliğini tartışırız. Mevsim etkisinden arındırılmış rakamlara göre nisan döneminden (Mart-Nisan-Mayıs) mayıs dönemine (Nisan-Mayıs-Haziran) genel işsizlik oranı yüzde 9,8’den 10,2’ye 0,4 puan, tarım dışı işsizlik oranı da yüzde 11,7’den 12,2’ye 0,5 puan yükseldi. Genç işsizlik oranı ise 1,6 puanlık baş döndüren bir artışla yüzde 17,5’ten 19,1’e çıktı.

Siz okurlara bu artışların boyutları hakkında bir fikir  vermek için 2005’ten bu yana her ay yayınlanan dönemsel işsizlik oranı serilerine dönüp baktım. Dikkat buyurun lütfen. Küresel kriz şokunun tüm şiddetiyle yaşandığı 2008 yılının son birkaç dönemi hariç işsizlik oranlarının bu ölçüde arttığı bir döneme rastlamadım. Tek bir istisna var, 2014 haziranından temmuzuna genel işsizlik oranı 0,4 puan (yüzde 9,9’dan 10,3’e) yükselmiş. Bu dönemde tarım dışı işsizlik oranı artışı da 0,4 puan; yani 0,5 puanlık artışın biraz gerisinde. Vurgulanması gereken bir diğer olgu da Ekim 2015’ten bu yana işsizlik oranlarında gözlemlenen istikrarlı düşüşlerin yerini sert bir artışa bırakmış olması.

Ne oldu da işsizlik aniden bu ölçüde arttı? Matematik yanıt basit: Son dönemlerde gözlemlenen güçlü işgücü artışı devam ederken (nisandan nayısa 142 bin) güçlü istihdam artışı aniden durmuş (eksi 4 bin). Sonuçta işsizler ordusuna bir ayda 146 bin kişi eklenmiş, işsiz sayısı da 3 milyonu geçmiş bulunuyor. Yanıtı basit olmayan soru ise bu şokun arızi bir yol kazası mı, yoksa işsizlikte artış eğiliminin yeni bir başlangıcı mı olduğu.

Emin olduğum bir yanıtım olmadığını peşinen söyleyeyim. Küresel krizde zirve yapan işsizilkte uzunca bir dönem düşüş eğilimi egemen oldu. Dip noktaları genel işsizlik oranında yüzde 8, tarım dışı işsizlik oranında da yüzde 9,8 ile Haziran 2012’de yakalandı. İşsizliğin azalmasının ardındaki başlıca etken güçlü işgücü artışlarına rağmen (hızla artmakta olan kadın işgücü sayesinde) istihdamda da kriz öncesi döneme kıyasla çok daha güçlü artışların gerçekleşmesiydi. Daha sonra iniş çıkışlar görülmekle birlikte ağır basan eğilim artış yönünde oldu. Bununla birlikte güçlü istihdam artışları devam ettiğinden işsizlik oranları da Ekim 2015’de yüzde 10,5 ve 12,5 düzeyine kadar yükselmişti. Ardından nisan dönemine kadar yukarıda da belirttiğim gibi işsizlikte düşüş söz konusuydu.

Konunun uzmanı olmayan okurların da kolaylıkla anlayacağı gibi yanıt aradığımız soruda kritik nokta istihdamın nasıl gelişeceği. Çalışabilir nüfus artışı, eğitim düzeyinin yükselmesi ve kadınların çeşitli nedenlerle çalışmaya daha istekli olması  gibi yapısal nedenlerle işgücünde güçlü artışlar devam edecektir. İstihdamda güçlü artışların devamı ise şupheli. Düşük büyümeye rağmen son yıllarda istihdam artışlarının, özellikle hizmetlerde çok yüksek olduğunu görüyoruz. Bu nedenle emek verimliliği çok düşük seyrediyor. Bu konuda bir düzeltme sürpriz olmaz. Mayıs döneminde tarımda ve inşaatta isithdamda azalmalar görülüyor. Sanayide ise istihdam yerinde saydı. Eğer ekonomide özellikle inşaatta ve sanayide belirgin bir canlanma olmazsa istihdam artışları önümüzdeki dönemde gücünü yitirebilir. Bu durumda işsizlik artmaya devam edecek demektir.

Aslında daha değinilecek önemli noktalar var ama yazıyı da fazla uzatmak istemiyorum. Gelecek ay konuya yine döneriz. Ancak ilginizi çekeceğini tahmin ettiğim bir bilgiyi de aktarmadan bitirmek istemiyorum. Bu işsizlik çorbasında kadınlar ve erkekler ne durumda diye merak ediyor olabilirsiniz. TÜİK işgücü verilerini cinsiyet temelinde mevsim etkilerinden arındırmaya tabi tutmadığı için dönemsel değişimler yerine yıllık değişimlere bakarak bir fikir oluşturabiliriz. 2015 Mayıs döneminden Mayıs 2016 dönemine tarım dışı erkek işgücü 580 bin artarken tarım dışı kadın işgücü 550 bin arttı. İstihdam artışları ise erkeklerde 488 binde kalırken kadınlarda 541 bin oldu.  Sonuçta bir yıl önce yüzde 16 olan tarım dışı kadın işsizlik oranı yüzde 14,9’a gerilerken, erkek oranı yüzde 9,6’dan 9,8’e yükseldi. Olur da, işsizlikte yaşanan şokun kadınlardan kaynaklandığı zannedilmesin diye aktarmak istedim.