Oğuz Demiralp

26 Ekim 2023

Çifte standartlar dünyası

İsrail'in insanlık dışı zulmüne terörle mücadele bahanesiyle yeşil ışık yakan Batı, diğer ülkelere insan hakları dersi vermeye kalkıştığında nasıl inandırıcı olabilir?

İnsan hakları, hukuk devleti, demokrasi olmadan insan gibi yaşanamaz.

Gel gelelim, insan haklarının büyük bir düşmanı var. Adı çifte standarttır.

Demokrasinin büyük bir düşmanı var. Adı çifte standarttır.

Hukuk devletinin büyük bir düşmanı var. Adı çifte standarttır.

Uluslararası hukuk düzeninin büyük bir düşmanı var. Adı çifte standarttır.

Uluslararası insancıl hukukun büyük bir düşmanı var. Adı çifte standarttır.

Görünüşte Batı ülkeleridir andığımız evrensel ilkelerin en sağlam savunucuları. Gerçekten de insan haklarına saygının, eksikliklerine karşın, en yüksek olduğu kesimdir Batı. Rusya'ya karşı uluslararası hukuk düzenini de aslanlar gibi savunuyorlar maşallah (!) Bizden farklı olarak, Çin'deki Uygur Türkleriyle de ilgilenenler Batılılar. Uluslararası ilişkilerde insan hakları konusunu olabildiğince gündemde tutan gene Batılılar. Örnek çok...

Gel gör ki, İsrail – Filistin çatışkısı söz konusu olunca, başta demokrasi ve özgürlük yalvacı (!) ABD olmak üzere, Batılı ülkeler birdenbire çifte standart şampiyonlarına dönüşüyorlar. Ne uluslararası hukuk umurlarında oluyor, ne de insan hakları. Açıklanması oldukça güç bir ruh hâli ve siyasal tutum. Biliyoruz: ABD'deki Yahudi toplumu finans, medya ve siyaset alanlarında başat bir güç. Yeterli bir neden mi? Avrupa'da Yahudilere karşı suçluluk duygusundan bir türlü arınamıyorlar. Bunu da biliyoruz. Ama bu kadar da kör gözüm parmağına çifte standartçılık olmaz ki! Batı'nın bu hâli, haklı olanın değil kuvvetli olanın sözünün ağır basacağı bir uluslararası düzene yol açar. Bilmiyorlar mı? Biliyorlar ama kendilerini tutamıyor, ne pahasına olursa olsun İsrail'in, hem de İsrailli aşırı sağın, gericilerin saldırgan politikalarının avukatlığını yapıyorlar. Anımsarız: Hz. İsa'nın öldürülmesinden Yahudileri sorumlu tutar, Yahudilere "Tanrı katili" derlerdi. Bilinçaltlarında yüzyılların günahlarının kefaretini ödemeye çalışıyorlar gibi bir halleri var. Hamas gibi gerici, gayrimeşru şiddet üretici örgütlerin yaptıkları sayesinde Batılıların bilinçaltındaki yansıma / savunma mekanizmaları harekete geçiyor, "Yahudilere kötü davranan sadece biz değilmişiz. Bizden beteri varmış. Biz artık Yahudilerin dostuyuz." diye düşünerek vicdan yüklerini hafifletiyorlar.

Gazze

En aşağı 1967'den beri Filistin'in işgaline göz yuman Batı, Ukrayna konusunda nasıl inandırıcı olabilir? İsrail'in insanlık dışı zulmüne terörle mücadele bahanesiyle yeşil ışık yakan Batı, diğer ülkelere insan hakları dersi vermeye kalkıştığında nasıl inandırıcı olabilir? O ülkelerin çoğunda insan hakları, demokrasi, hukuk devleti zaten lâf olsun diye var. Batı'nın çifte standartı onların canlarına minnet. Onları eleştirdi mi Batı, "Hadi, git işine" çekerler yüksek sesle. Onlar, için için hoşnutlar Batı'nın insan haklarını, hukuku savunamaz hale gelmesinden.

Vazgeçmezse çifte standarttan yavaş yavaş batar Batı, Doğu zaten doğmaz.