Nurcan Baysal

18 Haziran 2016

Devlet, Kürtlerin yaralarını sarmasına bile izin vermiyor!

"Bizi, bize bu zalimliği yapana muhtaç etmeyin.”

Diyarbakır

Sokağa çıkma yasakları ile yakıp yıkılan bölge kentlerine düzenlenen yardım faaliyetlerine uzun süredir Rojava Derneği ve belediyeler üzerinden destek vermeye çalışıyorum. Gelin görün ki, yakılıp yıkılan bu yerlere destek vermek, yaralarını sarmak için işin ucundan tutmak hiç de öyle kolay değil!

Dün Celal Başlangıç Haberdar’daki köşe yazısında bu engellemelerin bir kısmını anlatmış, okumanızı tavsiye ederim.[1]

Aylar önce sokağa çıkma yasağı kaldırıldıktan hemen sonra gittiğim Cizre’de, insanların açlık sorununu çözmek için Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından yemek çadırı kurulmaya çalışılıyordu. Bu mutfağın  kurulmaması için ne tür engellemeler çıkarıldığına bizzat şahitlik ettim. Yine aynı hafta Cizre’ye bir şirket tarafından yardım amaçlı yollanan buzdolapları da Cizre’ye alınmadı. Aylardır büyük özveri ile sokağa çıkma yasağı bulunan bölgelerde çalışmalar yapan gönüllü arkadaşlardan da İdil’e, Silopi’ye destek amaçlı götürülen tencere ve tavaların bile nasıl engellenmeye kalkışıldığını, yerelde birçok sıkıntı ile karşılaştıklarını biliyoruz.
 

Rojava Derneğinin kapatılan banka hesapları
 

Engellemelerden en büyük payı alanlardan biri Rojava Derneği. Çünkü Rojava Derneği sokağa çıkma yasağı ile yakıp yıkılan Bölge il ve ilçeleri için yardım faaliyetlerini koordine eden Bölgedeki ana kurum. Eh tabi durum bu olunca, devlet de en çok bu dernekle uğraşıyor.

2 ay önce derneğin Ziraat Bankası hesapları hiçbir gerekçe gösterilmeden kapatıldı. Hatta o dönem deneme amaçlı Derneğin Ziraat Bankası hesabına birkaç arkadaş para yolladık. Yolladığımız para “böyle bir hesap bulunmamaktadır” denerek hesabımıza geri iade edildi. Geçen hafta da bu sefer derneğin İşbankası hesapları kapatıldı. Hal böyle olunca Yüksekova’ya para yollamak mümkün olmadı ve Van’da bir market üzerinden gıda paketleri yaptırarak gıda yollayabildik Yüksekova’ya. [2]

Rojava Derneği bu süreçte 80 binden fazla aileye ulaştı. Yıkılan bu Bölgelere sadece gıda değil, giyim, inşaat malzemeleri gibi yardımlar da ulaştırmaya çalışıyor. Devlet ise kendi yakıp yıktığı yerleri onarması gerekirken, bunu yapmadığı gibi, zor durumdaki bu kentlere yardım ulaştırmaya çalışan bu derneğin işini zorlaştırdıkça zorlaştırıyor.

Yine Celal Başlangıç’ın yazısında bahsettiği Kardeş Aile Kampanyası şuan Bölgedeki en kıymetli kampanyalardan biri, burada detaylarını tekrar etmeme gerek yok. Sadece şunu söyleyeyim, ayda muhakkak 150 Euro destek vermeniz gerekmiyor.  Bütçenize göre ayda 100-150 TL. gibi destekler  vererek de kardeş aile edinebilir, bu ailelerle ekmeğinizi paylaşabilir, yanlarında olduğunuzu hissettirebilirsiniz. Rojava Derneği  kampanyayı desteklemek isteyen kişilerin aylık verebilecekleri miktarlara göre  gelen destekleri birleştiriyor, örneğin 3 kişi bir kardeş aileye beraber destek verebiliyor.

Bu nasıl bir kindir, nasıl bir nefrettir, ben açıkçası anlamış değilim. Devlet bir yandan yakıp yıkmaya devam ederken, öte yandan da Kürdün yarasını sarmasına bile izin vermiyor!

Bu Ramazan ayında Kürtten yemeği, battaniyeyi, çadırı esirgemeye kalkıyor. Kürde bir şey verilecekse onu da ben veririm, sadaka gibi dağıtırım diyor.

Ama devlet hesabını yanlış yapıyor! Aylar önce Cizre’de bir Cizreli bana şöyle demişti:

"Bizi, bize bu zalimliği yapana muhtaç etmeyin.”

Etmeyeceğiz!


[2] Rojava Derneği üzerinden destek vermek isteyenler Derneğin 04122291786- 05340122160-05326763773 nolu irtibat telefonları ile ilişkiye geçerek ne yapabileceklerini öğrenebilirler.