Mete Çubukçu

28 Mayıs 2014

Dağa çıkılmaması için önce dağdakilerin inmesi gerekiyor

Barış sürecine rağmen çok sayıda gencin Kandil’e yol alması belli bir güvensizliğin göstergesi mi?

Diyarbakır’daki aileler 15 yaşındaki çocuklarının kendi istekleriyle değil PKK tarafından zorla ‘dağa’ götürüldüğünü söylüyor. Kandil’den HPG tarafından yapılan açıklamada “PKK’nın gerilla saflarına katılan herkes gönüllü bir biçimde kendisi katılmaktadır” deniyor.

Gönüllü ya da zorla, 15 yaşındaki çocukların dağa gitmesine karşı çıkmak gerek. Çocukların ne şekilde gittiğini henüz bilmiyoruz. Ama bildiğimiz son 4-5 ayda çok sayında gencin Kandil’e doğru yol aldığı. 

Soru şu: Barış süreci devam ederken çocuklar neden hala dağa çıkmaya devam ediyor ?

xxxxxx

Başbakan Erdoğan bu konuda BDP-HDP’yi eleştirerek çocukların geri getirilmesini, aksi halde b ve c planlarını devreye sokacaklarını söyledi.

BDP-HDP aracı olabilir ya da bağımsız bir heyet çocukları  bulunduğu yerden getirebilir.

Ama daha önemli olan son haftalardaki gelişmeler ve başbakan Erdoğan’ın B ve C planlarından söz etmesi.

Söz edilen plan sadece çocukların getir getirilmesiyle mi yoksa süreçle mi?

xxxxxx

Her iki durumda da akla, sürecin gidişatına yönelik şüpheler ve bazı hazırlıklar geliyor. Bu şüphe her iki taraf için de geçerli.

Bir yandan İmralı hattında Öcalan’la görüşmeler ve heyetin hükümet kanadından bakanlarla yaptığı durum değerlendirmeleri var.  

Diğer yanına gelince;

Söz ettiğimiz gibi barış sürecine rağmen çok sayıda gencin Kandil’e yol alması belli bir güvensizliğin göstergesi mi?

F-16’ların taciz uçuşları, kalekol olarak da adlandırılan karakolların yapımlarının devam etmesi, öte yanda bölgede yol kesme, farklı çaplarda çatışmalar, tabii ki süreçle ilgili somut, net adımların henüz atılmaması...

Bunlar bir araya gelince sanki herkes her şeye hazır havası ortaya çıkıyor.

Oysa herkes ateşkes ya da çatışmasızlık sürecinden memnun. Zaten bundan geri adım atmamak, bu havayı bozmamak gerekiyor.

xxxxxx

Gidişattan Öcalan çok memnun olmasa da özellikle masadan kalkan olmak istemiyor. Ya da şöyle söyleyelim: Muhataplar işi yokuşa sürse bile Öcalan’ın sonuna kadar süreci zorlayacağı tahmin edilebilir.

İki süreç at başı gidiyor; ince bir ipte oynanıyor, kimine göre ipe un seriliyor.

Kandil’in yaklaşımına gelince: Çözüm sürecinde demokratik özerklik uygulamasını öncelediği, kentlerde pasif direnişin konuştuğu, silahlı çatışmaya girilmeyeceği ve hükümeti sürecin ilerlemesi konusunda zorlamaya çalışacağı konuşuluyor.

Her iki taraf açısından da kontrollü gerginlik süreci söz konusu. Ama bu süreçte kontrol her zaman sağlanamayabilir.

xxxxxx

Ve en önemlisi...

Dağa çıkılmamasının yolu dağdakilerin yasal çerçevede aşağıya inmesinden geçiyor. Yani sürecin hızlanması...

Belki de B ve C planları bunlar olmalı.