Mehmet Yakın

05 Temmuz 2014

Bisiklet dünyasının merkezine yolculuk: Tour de France

101.si düzenlenecek olan Fransa Bisiklet Turu 5 Temmuz’dan itibaren başlıyor

101.si düzenlenecek olan Fransa Bisiklet Turu 5 Temmuz’dan itibaren başlıyor. Dünyanın en eski bisiklet tur organizasyonlarından biri olmasının yanı sıra aynı zamanda bisiklet dünyasının en önemli yarışlarından biri olan turun ilk 3 etabı İngiltere’de gerçekleştirilecek. Bisikletçiler bu turda yarışarak, 21 etap sürecek olan yarışın en az bir tanesinde - eğer ki performansları yeterse yarışın tamamında -  kazanmak istiyorlar. Bisiklet sporu birey kadar aynı zamanda takım performanslarının da önem taşıdığı bir etkinlik.




Bu yarışı kazananlar bisiklet severler tarafından kahraman olarak adlandırılıyor. Zaten bu yakıştırmayı sporcular büyük emekler sarf ederek kazanıyor. İlk 3 etabı İngiltere’de yapılacak olan yarışta, bisikletçiler 3664 km pedallamak zorunda kalacaklar. Tamamladıkları her etapta birinci olarak kürsüye çıkma şansını yakalamanın yanı sıra yarışlar sonunda ulaştıkları derecelerle beş farklı alanda verilen mayodan birisini sırtlarına geçirme şansları da mevcut. 280 rakip arasından sıyrılabilirlerse bu mayolardan en önemlisi olan “sarı” mayo genel sıralamada en hızlı olan bisikletçiye veriliyor. “Yeşil” mayo etaplar sırasında puan verilen bölümlerde en fazla puan toplamayı başaran bisikletçilerin oluyor. “Dağların Kralı” mayosu zirve etaplarında en fazla puan toplayan bisikletçilere veriliyor. Bu mayo aynı zamanda genel klasman birincisi tarafından da kazanılabiliyor. Çünkü yarışmanın kaderini zirve yarışları belirliyor. Son olarak “Beyaz” mayo ise yarışmacılar arasında 25 yaş altında olup diğer mayo klasmanlarında üst sıralarda yer alan bisikletçilerin kazanabilecekleri bir derece. Sarı mayoyu geçen sene Sky takımından İngiliz Chris Froome kazanmıştı. Bu sene performanslara bakıldığında çeşitli mayolarda favoriler şu şekilde:

- İngiliz Sky takımından İngiliz Chris “Froomey” Froome

- İtalyan Movistar takımından İspanyol Alejandro “Yeşil Kurşun” Velverde

- Rus Katusha takımından İspanyol Joaquim “Bay Puro” Rodriguez

- Danimarka’nın Tinkoff-Saxo takımından İspanyol Alberto “Pistol” Contador

- Kazak Astana takımından İtalyan Vincenzo “Köpekbalığı” Nibali

- Belçikalı Omega Pharma Quickstep takımından İngiliz Mark “Mağara Adamı” Cavendish

- İtalyan Cannondale takımından Slovak Peter “Terminatör” Sagan

- Fransız Europcar takımından Fransız Pierre Rolland

Tur hakkında birkaç ilginç bilgiye yer verelim. 2014 turuna katılan en yaşlı bisikletçiler Alman Jens “Boeing” Voigt ve ABD’li Chris “Hornet” Horner 42 yaşında. Jens Voigt daha önce yarışa 16 kez katılmış ve 13 kez yarışı tamamlamayı başarmış. Artık kariyerinin sonuna gelen Voigt bu önemli yarışa 17. kez katılıp 14. kez tamamlayarak bu önemli başarıyla kariyerini taçlandırmak istiyor.

Dünyanın en önemli sprint bisikletçilerinden İngiliz Mark Cavendish toplam 25 etap kazanmış şimdiye kadar. Bu turda 3 veya daha fazla etap kazanabilirse tura katılıp en fazla etap kazanmış bisikletçiler sıralamasında efsane Eddy Merckxx’in ardından ikinci sıraya yerleşecek.

1904 yılındaki turda 12 bisikletçi diskalifiye edilmiş. Günümüzde olduğu gibi yarışın her anı canlı yayında takip edilemediği için bu uyanık bisikletçilerden bir kısmı etaplar sırasında araba ve tren kullanmışlar.

Yarış aynı zamanda bisiklet teknolojisinin ne kadar geliştiğinin de bir kanıtı. 1919 yılında Tour de France’ta yarışmacılar ortalama 24.1 km saat hızla pedallarken, 2005 yılında bisikletçilerin ortalama hızı 41.5 km saate kadar ulaşmış.

Sanat dünyasını da etkilemiş Fransa Bisiklet Turu. Ernest Hemingway’in The Sun Also Rises (Güneş de Doğar) isimli 1926 yılında yayınlanan romanının sonunda bu yarıştan ve ilk turu kazanan  Ottavio Bottecchia’dan bahsetmiş. Elektronik müzik grubu Kraftwerk 1983 yılında Tour de France adıyla bu yarışın heyecanına adadıkları bir albüm yayınlamışlar. 2003 tarihli Les Triplettes de Belleville (Belleville Bisikleti) animasyonunda bu yarışın zorluğunu ve harcanan emeği izlemek, hissetmek mümkün. Fransızlar tarafından büyük önem verilen tur, Fransız sinemasında filmlerde de  esin kaynağı olmuş. Cinq Tulipes Rouges (1949), Les Clarks (1967), Chacun son Tour (1996), Le Velo Ghislain Lambert (2001) bu filmlerden bazıları. Tur sadece Fransız sinemasını etkilemekle kalmamış çeşitli ülkelerin sinemalarında da kendisini göstermiş: Alman sinemasında Höllentour (2005), Pepe Danquart’a Oscar kazandıran kısa film Schwarzfahrer, Danimarkalı yönetmen Tomas Gislason’un belgeseli 2005 tarihli Overcoming… 2005 yılında gösterime giren Wired to Win ise turun kendisinden çok bisikletçilerin kazanma arzusu üzerine yoğunlaşmış ve beynin kazanmak için odaklanması meselesine yoğunlaşmış. Bisikletsever Scott Coady, 2000 yılı Fransa Bisiklet Turu’nu el kamerasıyla takip edip  The Tour Baby! adıyla yayınlamış. Film Lance Armstrong Vakfı’na 160.000 dolar kâr sağlayınca filmin devamı The Tour Deux! 2005 yılında yayınlanmış. Lance Armstrong Vakfından bahsetmişken vakfın kurucusu ünlü bisikletçi Lance Armstrong’tan da bahsedeyim. Fransa Bisiklet Turu’nda geçmiş yıllarda kazandığı 7 birincilik doping kullandığı için silinen Armstrong hakkında yayınlanan The Armstrong Lie belgeseli, bisikletçilerin sergilediği yoğun efor ve stres altında verdikleri yarış mücadelesi açısından önemli bir belgesel.

Fransa Bisiklet Turu denildiğinde bisikletçiler haricinde akla gelen iki karakterden bahsetmek gerekiyor. Claire Pedrono Fransa Bisiklet Turu sırasında en önde yarışan bisikletçilere ana gruptan (peloton) ne kadar süre farkıyla önde oldukları hakkında bilgi veriyor. Tüm etabı bir motorsikletin arkasında bisikletçilere zaman hakkında bilgiler vererek geçiren Pedrono, aynı zamanda eski bir bisikletçi. Kimi zaman 100 km/s hıza ulaşan aracın arkasında bisikletçilere yardımcı olan Pedrono, 2010 yılından bu yana Tour de France’ın sempatik simalarından.

Dieter “Didi” Senft veya bisikletseverlerin bildiği adıyla Kırmızı Şeytan 1952 Almanya doğumlu bir bisikletsever. Didi, Fransa Bisiklet Turu’nun yanı sıra İtalya Bisiklet Turu’nda da dikkat çekici kostümüyle bisikletçilere destek veriyor ve İtalya’da El Diablo (Şeytan) adıyla anılıyor. 21 yıldır gerek Fransa gerekse İtalya’da turların aranan siması haline gelen Didi bakalım bu sene kendisini turda seyircilere gösterecek mi?

Fransa Bisiklet Turu 5-27 Temmuz arasında Eurosport tarafından yayınlanacak. 9 düz, 5 tepe, 6 zirve, 1 bireysel zamana karşı etaptan oluşan tur yine bisiklet sporuna saygı duruşunu gerçekleştirecek. Seyircilerin coşkusu, sporcuların doğaya ve zorlu parkurlara karşı hırsı, İngiltere ve Fransa’nın doğal ve kültürel güzellikleri ekranlar aracılığıyla bizlere ulaşacak.