Mehmet Tezkan

13 Ekim 2020

Kılıçdaroğlu seçim çağrısını neden Bahçeli'ye yaptı?

O "he" derse sandık konur, "ıhıh" derse konmaz. Seçim olur mu derseniz? Bahçeli "he" der mi diye sorarsanız...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye seslendi, "Çık kardeşim yarın sabah de ki, 'yeter artık'. Seçime git, Türkiye'yi seçime götür." dedi.

Kılıçdaroğlu'nun seçim istemesi baş mevzu oldu. Tartışma programlarının konusu hâline geldi.

Kılıçdaroğlu durup dururken neden seçim istemiş! Ya da dün neden istememiş de bugün istemiş!

Çeşit çeşit senaryo.

Nedir o senaryolar?

Biri diyor ki; Kılıçdaroğlu CHP'li belediyelerin başarısız olacağını gördü. Bu yüzden acilen seçim istiyor. Foyaları ortaya çıkmadan sandığa gidelim derdinde.

Diğeri diyor ki; Yeni kurulan partileri yanında tutmak için erken seçim kartını kullanıyor.

Beriki diyor ki; Muharrem İnce ve Mustafa Sarıgül parti kurma hazırlığından. Kılıçdaroğlu onlar bu işe soyunmadan seçime gitmek istiyor.

Öteki diyor ki; HDP'ye yönelik Kobani soruşturması Millet İttifakı'nı çatlatabilir. Kılıçdaroğlu tehlikeyi gördüğü için bu hamleyi yaptı.

Biri de çıkıp memleketin hâli perişan ana muhalefet lideri bu sebeple seçim istemiştir dememiş.

Halkın iktidara güveni sıfırladı. İktidar rakamlarla oynayarak günü geçiştirmeye çalışıyor.

İşsizlik rakamlarında katakulli var.

Enflasyon oranında katakulli var.

Koronavirüs vaka sayısında katakulli var.

Katakulli olmayan mecra yok ki. Bu durumlarda tek çözüm seçime gitmek. İktidar (bizde tek kişi oluyor, ve aynı zamanda devlet başkanı da oluyor) ya güven tazeler, güvenoyu alır ya da evine gider. İkisi de ülkenin önüne açar.

Çivisi çıkmış memleketi toparlamanın başka yolu yok. Bu yönetim kaldığı sürece ekonominin toparlanmayacağını, kutuplaşmanın sona ermeyeceğini, dış dünyayla kavganın bitmeyeceğini, istikrar ve huzur gelmeyeceğini artık herkes biliyor.

Kılıçdaroğlu'nun erken seçim istemesine şaşıranlar da biliyor. Geçen gün yanıt alamayacağımı bile bile sordum. Atanmış bakanların, seçilmiş AKP - MHP milletvekillerinin, Merkez Bankası Başkanı'nın, BDDK Başkanı'nın TMSF Başkanı'nın, kamu bankaları genel müdürlerinin, yönetim kurulu başkanlarının birikmiş paraları nerededir?

Dolarda mı, Euro'da mı, altında mı?

Büyük ihtimalle tasarrufları Türk Lirası'nda değildir. Bu bile başlı başına erken seçim nedeni. Devletin ekonomisini yönetenler bile TL'ye güvenmemişse gerisini siz düşünün.

Aslında sorulması gereken şu: Kılıçdaroğlu erken seçim çağrısını neden Erdoğan'a değil de Bahçeli'ye yaptı?

Şaşırtıcı olan bu olmalı, erken seçim çağırısı değil.

Ama Kılıçdaroğlu'nun Bahçeli'ye "Yeter artık de seçime gidelim" haykırışı kimseyi şaşırtmıyor. Çünkü uzun zamandır ipler Bahçeli'nin elinde. Türkiye'nin rotasını o tayin ediyor.

Mesela; Cumhurbaşkanı Anayasa'ya uymuyorsa biz Anayasa'yı Cumhurbaşkanı'na uyduralım dedi, Türkiye rejim değiştirdi.

Mesela; Bu iktidar Türkiye'yi taşıma vasfını yitirmiştir dedi, 2018 yılında baskın seçime gidildi.

Mesela; Cumhurbaşkanı devlete karşı işlenen uçları affedebiliriz, kişilere karşı işlenen suçları devletin af etme yetkisi olamaz/olmamalıdır diyordu, Bahçeli bastırdı tam tersini yaptı. Kişilere karşı işlenen suçları affetti, devlete karşı işlenen suçları kapsam dışına bıraktı.

Mesela; Atanmış bakanları Cumhurbaşkanı'ndan çok Bahçeli savunuyor. Onları göğsünü siper ediyor.

Örnekler çoğaltılabilir. Hayati olanlar bunlar. Kılıçdaroğlu da bu sebeple "Hadi seçime gidelim" çağrısını Bahçeli'ye yapmıştır.

O "he" derse sandık konur, "ıhıh" derse konmaz.

Seçim olur mu derseniz? Bahçeli "he" der mi diye sorarsanız...

Dolar sekiz liraya dayandığı için, işsizlik yüzde 18'lere, enflasyon yüzde 20'lere fırladığı için Bahçeli "he" demez.

Demeyeceği için Cumhurbaşkanı'nın tavsiyesine uyarak bize "sabretmek" düşüyor.