Hasan Cemal

23 Kasım 2020

Sevgili Selo'ya: Evet, kötülüğe karşı iyiliği savunmaya devam edeceğiz!

140journos videosundan: Babamı bir gece yarısı evden küfürlerle alıp götürdüler...

140journos'tan Demirtaş
videosunu izliyorum.

Delal, Selo, Dılda, Başak Demirtaş...

Başak Demirtaş anlatıyor,
babasının gözaltına alındığı geceyi...

Babamı bir gece yarısı
Diyarbakır'da evimizden aldılar.
Kapının vurulmasıyla hepimiz uyandık.
Annem çok soğukkanlı bir kadındır.
Polisleri sakinleştirmeye
çalışıyordu, zaman kazanmaya
çalışıyordu. Çünkü babamın
bir taraftan da hazırlanması
gerekiyordu. Babamı
götürürken de öyle koluna girip
götürmediler.
Küfür hakaret...
O duvardan o duvara vurup,
biz çocuklarının gözünün önünde
işkence ederek götürdüler
babamı...

Keskin bir acı saplanıyor içime...
Bu memlekette acılar,
özellikle Kürtlerin çektikleri acılar
bitmek bilmiyor.
Videoyu izlemeye devam ediyorum.

Selahattin Demirtaş
4 Kasım 2016'da tutuklanıyor.
Tam 16 ay 10 gün sonra
ilk defa hakim önüne çıkarılıyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde
(AİHM) 20 Kasım 2018'de
Demirtaş hakkında hak ihlali
kararı veriliyor.
Ankara 19. Ağır Ceza
Mahkemesi'nden
2 Eylül 2019'da
tahliye kararı geliyor.
Tam tahliye olacağı gün,
hakkında bir başka soruşturma
açılıp tekrar tutuklanıyor.
Anayasa Mahkemesi
19 Haziran 2020
tarihinde kişi hürriyeti ve güvenliğini
ihlal kararı alıyor ama Demirtaş
yine tahliye edilmiyor.
Demirtaş'ın tahliye talepleri
tam 69 kez reddediliyor. 

Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli
Cezaevi
'nde dört yılı geçmiş durumda
Demirtaş. Kızları, 9 yaşındaki
Dılda bugün 13 yaşında,
Delal 17 yaşında...
Babalarını bekliyorlar dört yıldır.

Eski yazılarıma bakıyorum.
Erdoğan, Selahattin Demirtaş'ı hain,
terörist
ilan ediyor 2015 Aralık ayında.
30 Aralık 2015'te de tepkimi belirtiyorum:

Demirtaş hain değil!
Hayır değil.
Demirtaş, ihanet içinde değil.
Kötülük yapan o değil.
Tam tersine...
Bu memlekete kötülük yapanlar
onu "ihanet"le suçlayanlardır.
Bu memlekette barış ve demokrasiyi
kundaklayanlar
Demirtaş değil,
onu her Allah’ın günü
şeytanlaştırmaya başlayanlardır.
Demirtaş, bu toprakların acılarını
iliklerine kadar hissetmiştir,

yaşamıştır. Kürtlerin acılı coğrafyasını,
Kürtlerin trajediye doymayan
topraklarını barışa, özgürlüğe          
kavuşturmak için elini
her zaman taşın altına koymuştur.

Demirtaş ailesi... 

Tarih, 21 Aralık 2018.
Edirne'ye, Selahattin Demirtaş'a
dayanışma ziyareti yapıyoruz.
Cezaevinin önünde bir fotoğraf
çektirmemize dahi izin verilmiyor.
Başak Demirtaş içeriden kocasının
aydınlara mesajını getiriyor: 

Baskı ve zorbalık dönemlerinin
panzehiridir dayanışma.
El ele aşacağız bu karanlık günleri.
Birlikte eşit ve özgür bir yaşamı
mutlaka var edeceğiz.
Bugünler geride kaldığında direnişin
acı tatlı hatıralarını yad edeceğimiz
dostlarımın beni ziyaretinden
onur duydum.
Bizi teslim almaya çalışan kötülüğe
karşı korkmadan ve kararlılıkla,
iyiliği savunmaya devam etmeliyiz.
Özgürlük bedelsiz kazanılmıyor,
biz de ödemekten çekinmiyoruz.
Geri adım atmak yok,
direnmeye devam.

Erdoğan'ı 2020 yılı Ocak ayında korkutan fotoğraf...

2020 yılı Ocak ayı.
Bir fotoğraf Erdoğan'ı fena halde
korkutuyor, önüne gelene terörist,
hain damgası yapıştırıyor.
Ben de 17 0cak 2020' de
şöyle bir yazı yazıyorum.

Eskiden olduğu gibi
şöyle ağız dolusu bir 
eyy Erdoğan çekmek
geliyor içimden...
Selahattin Demirtaş'a
yine terörist demiş...

Demirtaş'ın Devran isimli
kitabından tiyatroya uyarlanan
bir oyunda Selvi Kılıçdaroğlu,
Başak Demirtaş, Dilek İmamoğlu,
Canan Kaftancıoğlu dörtlüsünün
verdikleri fotoğraf
Erdoğan'ın vücut kimyasını
fena halde bozmuş:

"Ana muhalefetin başı ve heyeti,
bir teröristin yazmış olduğu
kitabın
sahnelendiği tiyatro
oyununu izliyorlar.

Milletim vakti geldiğinde
bunlara
gereken dersi verecektir."

Şaşırtıcı değil. Erdoğan'la
kim ters düşüyorsa...

Kim Erdoğan'a kafa tutuyorsa...
Kim ciddi bir muhalefet
odağı yaratıyorsa...

Kim Erdoğan'ın siyasal
geleceğine taş koyuyorsa...

Derhal ya terörist damgası yiyor.
Ya terörist yardakçısı oluyor.
Ya darbeci damgası yiyor.

Hatta casus bile ilan ediliyor.
Erdoğan'a toz kondurmak yok.

Aksi halde Erdoğan yargısı çalışıyor.
Hapishane kapıları açılıyor.
O kadar çok örneği var ki...
Kısacası:
Erdoğan'ın demokrasi korkusu
gitgide büyüyor,
özgürlüğün olduğu yerde,
kendisine yer olamayacağını
çok iyi görüyor, hissediyor çünkü...

Eyy Erdoğan!
İnsanları terörist,
terörist yardakçısı,
darbeci, casus
ilan ederek korkutamazsın.

Son söz yine sevgili Selo'nun:
"Kötülüğe karşı
iyiliği savunmaya
devam edeceğiz."