Hasan Cemal

26 Ağustos 2019

İstanbul, İzmir, New York sular altında kalacak, açlıktan kırılacağız!

Ömer Madra haklı, söylediklerini okurken tüylerim ürperdi...

Ömer Madra T24'te Şirin Payzın'a diyor ki:

İstanbul, İzmir, New York sular altında kalacak, açlıktan kırılacağız!  

Tıklayın: Ömer Madra yaklaşan felaketi anlatıyor

Sevgili Ömer'in bu sözleri beni yıllar öncesine götürdü.
1980'li yıllardı.
Davos'ta, Dünya Ekonomik Forumu'nda gazetecilerden oluşan bir grubun o yılki konukları Harvard Üniversitesi'nden iki Amerikalı profesördü.
Konu, basının geleceğiydi.
Harvardlı akademisyenler önce basında bilgisayarlaşmayı anlattılar.
Sonra sıra internet gazeteciliğine geldi.
Bilgisayarlarımızı açıp bir tıkla gazeteye ulaşacağımız günlerin pek öyle uzak olmadığını söylediler.
Ayrıca, isteyen herkesin internette kendi gazetesini çıkarabileceğinin altını çizdiler.
İnternet gazeteciliği ile özgürlük alanlarının genişleyeceğine dair ilginç örnekler verdiler.
Sanki başka bir gezegenden gelmişlerdi, Harvardlı profesörleri böyle bir havada dinledik.
Öngörüleri pek öyle inandırıcı değildi.
Burun kıvırdık.
Birtakım fanteziler gibi bir kulağımızdan girdi öbüründen çıktı.
Yıllar geçti.
O fanteziler gerçekleşti.
Şimdi bu yazımı deniz üstünde bilgisayarımda yazıyorum.
Bitirdikten sonra cep telefonumla internete bağlanıp bir tıkla internet gazeteme, T24'e göndereceğim.
Ve beş on dakika içinde de kim isterse bilgisayarından ya da cep telefonundan bir tıkla yazımı okuyabilecek.
Otuz küsur yıl önce Davos'ta burun kıvırdığımız iki Harvard'lı profesörü saygıyla hatırlıyorum.


Desen, The Economist'ten alınmıştır

Sevgili Ömer'in söylediklerine kulak asmadık

Bu bir yazı girişi.
Neden böyle bir girizgâh?
Sözü Ömer Madra'ya getirmek istiyorum.
Yıllar yılı sevgili Ömer'in söylediklerine de kulak asmadık.
Öngörülerini fazlasıyla abartılı bulduk.
Entelektüel fantazisi deyip geçtiğimiz oldu.
Ama artık öyle değil.
Ömer Madra'yı, uyarılarını, öngörülerini ciddiye aldığım bir dünyada yaşadığımın farkındayım.
Ve bu dünya beni korkutuyor.
Çocuklarımızın, torunlarımızın, gelecek nesillerin bir cehennemde yaşamaları ihtimali çok korkunç, çok ürkütücü.
Sevgili Ömer'in T24'te Şirin Payzın'a söylediklerini okurken bazen tüylerim ürperdi.

 

Tarihin en büyük yangını

Amazon yangınları tarihte görülmüş en büyük yangın, bütün rekorları kıracağa benziyor.
Brezilya başta olmak üzere dört, hatta beş Latin Amerika ülkesinin sınırları içinde olan ve dünyanın akciğerleri olarak tanımlanan yağmur ormanından bahsediyoruz.
Bu yağmur ormanı, dünyanın oksijeninin beşte birini sağlamakla kalmıyor.
Aynı zamanda, gerek su akıntılarıyla, gerek hava akımları vesilesiyle bütün dünyanın iklimini ve hepimizi ilgilendiriyor.
Yani Amazon’da olan her şey sadece Brezilya'yı, Latin Amerika ülkelerini değil, hepimizi ilgilendiriyor.    Hepimizi korkudan titretmesi ve bir an önce harekete geçirmesi lazım.

Bütün hayat türleri birbiriyle bağlantılı

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, G7 zirvesinde, Amazonlar'daki Yağmur Ormanları yangını için, "Bu küresel bir krizdir, burada ele almalıyız" dedi.
Her dakikada bir futbol sahası büyüklüğünde bir arazi gidiyor.
Ve biyolojik çeşitlilik denen bir şey var. Bütün doğa birbirine bağlı, bütün hayat türleri birbiriyle bağlantılı ve bunun en zengin olduğu yer Amazon Ormanları.
Bundan daha büyük bir biyolojik çeşitlilik başka yerde bulamazsınız.    
Dünyadaki ilaçların kaynağı da bu nedenle orada, Amazonlar'da.
Bu biyolojik çeşitlilik hayatın temeli, bundan daha önemli bir şey olamaz.

Buzların erimesiyle bütün rekorlar kırılıyor

Yangınlara geçecek olursak...  
Bütün dünya yanıyor, sular altında kalıyor. Buzların erimesiyle bütün rekorlar kırılıyor.
Her yer yanıyor!
Mesela Kuzey kutbunun yanacağını bana üç dört sene önce birisi söylese inanmazdım.
Kuzey kutbunda turba denen başka tür bir bitki ama yanıyor. Donmuş buzul tabakası ısınmanın artmasıyla çözülüyor.
Ve donmuş olan fosiller gaz çıkmasına, metan gazı çıkmasına neden oluyor. Ve bu gazlar atmosferi bir battaniye gibi örtüyor.
Dolayısıyla vuran güneş ışınları tekrar uzaya çıkamıyor.
Ve ısı birikiyor.
Bu artık başka bir şey, konuşulamayacak kadar vahim bir hâl aldı. 

Bütün şehirlerin su altında kalması söz konusu

Amazon'da olan hiçbir şey Amazon'da kalmıyor.
Kuzey Kutbu’nda olan hiçbir şey Kuzey Kutbu’nda kalmıyor. Dünyanın büyük şehirlerinin sular altında kalması söz konusu.
Buna New York da dahil, Florida, İstanbul, İzmir de dahil, bütün büyük metropoller için de öyle. Bunları önlememiz lazım.
Kara buzullarının erimesi denizlerin yükselmesine sebep oluyor.

Okyanuslar bitmiş durumda

Plastik kirlenmesi bir başka korkunç olay, tasavvur edilemeyecek kadar korkunç bir felaket.
Pipetler, poşetlerden ibaret değil.Mikro plastikler dağılıyor. Okyanuslar bitmiş durumda.       Dünyanın üçte ikisini oluşturan okyanuslarda artık balık ve diğer deniz hayvanları bulmak gitgide zorlaşıyor. Çünkü midelerinden 25 santimetre plastik çıkan deniz hayvanları var.
Bu da petrole bağlı, petrol ve doğal gaz endüstrisi yan ürünü tabii...
Yaşayış tarzımızı tamamen değiştirmemiz gerekiyor. Asıl sorun fosil yakıtlarda.
Petrol ve doğal gaz gibi yakıtları   olduğu gibi yerin altında bırakmak gerekiyor.
Şu an da kayıtlara geçmiş en sıcak yazı geçiriyoruz. Bütün dünya kayıtlarında en sıcak yaz bu yaz.
Haziran en sıcak oldu. Temmuz da gelmiş geçmiş bütün dünyanın gördüğü en sıcak ay oldu.
46 derece Fransa’da, insan inanamıyor. Küba, Vietnam, Togo sıcaklık rekorlarını kırdılar.

İzmir yangını asrın skandallarından biri

İzmir Karabağlar’daki üç gün süren yangında, bütün o uçak tartışmalarını geçiyorum, yanan alan 500 hektar olarak ifade edildi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer diyor ki:
"Bizim tespitlerimiz 5 bin hektar alanın yandığını gösteriyor."
Bu 7 bin futbol sahasına tekabül ediyor.
Bana sorarsanız Türkiye açısından asrın skandallarından biridir.
Tunç Soyer de İzmir’in gördüğü en büyük yangınlardan biri, hatta birincisi demeye getiriyor.         
Soyer'in açıkladığı, ilgili bakanın verdiği sayının 10 katı ve bir açıklama gelmedi.

İklimi değil sistemi değiştir

Çeyrek yüzyıldır bu işi takip etmeye çalışan biri olarak olarak söyleyebilirim ki, iklimi değil sistemi değiştir. Tümüyle bir avuç şirketin, toplamda global 90 şirketin, hepsini neredeyse tanıyoruz, hatta 15’e de indirgenebilir, (her şey) onların emrinde. Bütün politikacılar da onların cebinden çıkıyor tabiri caizse... 

Ömer Madra, aman bunlara dikkat diyor.
Çok haklı.
Başımızı kaldırıp bakalım.
Bir başka dünya daha var.
Bu da bizim dünyamız.
Demokrasi, hukuk, özgürlük, insan hakları, evet, daha güzel bir dünya, daha güzel bir hayat adına bu değerler için mücadele vermek zorundayız. 
Ancak bu çerçeveye, sevgili Ömer Madra'nın yıllardır vurguladığı mücadeleyi de mutlaka sokmak zorundayız, eğer daha güzel, daha yaşanabilir bir dünya istiyorsak...
Yoksa her şey boşa gidebilir.