H. Bader Arslan

23 Nisan 2013

Böyle Dedi IMF: Küçül Euro Küçül

Önceki gün açıklanan IMF Ekonomik Görünüm Raporu, dünya ekonomisinin 2012’de reel bazda yüzde 3.2 büyüdüğünü...

Önceki gün açıklanan IMF Ekonomik Görünüm Raporu, dünya ekonomisinin 2012’de reel bazda yüzde 3.2 büyüdüğünü, 2011’de nominal olarak 70.2 trilyon dolar olan küresel gelirin 2012’de 71.7 trilyon dolara yükseldiğini ortaya koydu.

IMF Nisan ve Ekim olmak üzere yılda iki kez Ekonomik Görünüm Raporu açıklıyor. Bu hafta açıklanan Nisan 2013 raporu, Kasım 2012’ye göre büyüme açısından daha karamsar beklentilere sahip. Aşağıda göreceksiniz: hem gelişmiş, hem gelişmekte olan ülkeler için büyüme beklentileri aşağı çekildi. Sadece bu  değil; tüm bölgeler için de büyüme tahminleri düşürüldü.

Tabloda benim en çok ilgimi çeken ama hiç şaşırtmayan ve sizi de şaşırtmayacağını düşündüğüm şey, Euro Bölgesi beklentileri. Önceki çalışmada Euro Bölgesi’nin 2013’te binde 2 büyümesi beklenirken, tahminler şimdi binde 3 küçülmeye çekildi. Bu birkaç açıdan önemli bir revizyon:

 

 

 

Önceki IMF Raporu, 2013 yılında Euro Bölgesinde 6 ekonominin küçülmesini beklerken, son çalışmada bu sayı 8’e çıktı. Eklenenler hangileri dersiniz? Fransa ve Hollanda.

Fransa’daki gerilemeye sizin de şaşırmadığınızı düşünüyorum. Ne zamandır dillendirilen rekabet gücündeki zayıflık, Fransız ekonomisini oldukça hantallaşmış bir yapıya dönüştürdü. İşsizlik son 14 yılın zirvesinde, ama hala ücretler oldukça yüksek ve çalışma saatleri de çok düşük. Yeni şirket kuruluşları son derece zayıf. Yüksek vergiler iş yapmayı ve servet biriktirmeyi anlamsızlaştırıyor. Ayrıca bütçe açıklarında iyileşme çok zayıf seyrettiği gibi, bankacılık sektöründe de riskler var. Başka? İhracat performansı giderek geriliyor. Daha? Fransızlar hep karamsar olarak bilinirler ama şimdi her zamankinden daha da karamsarlar. Bu da tüketimin zayıf kalmasına neden oluyor.

Hal bu iken bir Baltık ülkesi var ki; birçoğunun terk etmesi gündeme gelen Euro Bölgesi’ne girmeye hazırlanıyor. Letonya! 2014 başında Bölge’nin 18. Üyesi olacak. Hem de halkın üçte ikisinin aksi görüşüne rağmen. Buna ne demeli?