Füsun Sarp Nebil

06 Nisan 2015

Twitter ve Youtube kanunda olmayan bir gerekçeyle kapatıldı!

Yrd Doç Dr Kerem Altıparmak: Kararın ilgili olduğu maddeyi bu kadar karıştırmasının hukuki dayanağı yok

Hatırlarsanız bir süre önce yayınladığımız, analizde, “500-600 suçtan engelleme/kapatma geliyor” demiştik. Yeni internet kanununda URL kapatmanın yanısıra teknik zorluk nedeniyle (yani HTTPS'li olması durumunda) siteleri tamamen engellemeye yönelik madde içeriyordu. Bugün bunu test etmiş durumdayız ama bir farkla henüz o kanun maddeleri yürürlülüğe girmedi. O zaman ne oluyor?

Önce olayı kısaca özetleyelim; öğlen saatlerinde bomba gibi patlayan Facebook, Twitter, Youtube kapatmasının arkasında, geçen hafta şehit edilen Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın, rehin alındığını gösteren resimlerle ilgili bir karar olduğu ortaya çıktı.


Üstelik kararda sadece bu 3 site değil, tam 166 link vardı ve ön sayfasında, eğer linkler kaldırılamıyor / kapatılamıyorsa, site tamamen kapatılsın (ki bu https ile ilgili durum) kararı bulunuyordu. 

Engellenmesi istenen URL'lerin ait olduğu siteler arasında 70-80 site ve mesela şunlar bulunuyordu; Mirror.co.uk, Dependent.co.uk, Hürriyet, Radikal, Taraf, Rotahaber.com, İnternetHaber.com, NTV, Sondakika, 61Saat, HBDBR, Evrensel, Sözcü, T24.

Kararı görmeden önce sadece duyum aldığımızda "yeni internet maddeleri" olmalı diye yorumladık. Çünkü bu kapatma 5651 sayılı internet yayınlarını düzenleme kanununun katalog suçlar maddelerine girmiyor. 

Hatırlayacaksınız yeni maddeleri tanımlarken de 500-600 suçtan kapatma yapılabilecek yorumunu anlatan bir yazı yazmıştık (Bkz : Katalog Suçlar Yerine, İnternet Artık 500-600 Civarı Suç ve Hatta Şüphe Üzerine Kapatılabilecek). Ancak daha sonra kararı ve mevcut 5651 içinde kapatma verildiğini gördük ve yeni kanun yürürlülükte olmadığında, avukatlar bu kararın yok hükmünde olduğunu bildiriyorlar.

Yüzlerce sayfa linkinin yer aldığı bildirilen kararın detayına bakıldığında 3 farklı neden görülüyor. Ön sayfada “terör propogandası” suçundan bahsedilirken, arka sayfada 5651 sayılı kanunun 8 ve 9cu maddelerinden ve “kişilik hakları”ndan bahsediliyor. En altta bundan sonraki benzer içerikler için ise Anayasa gösteriliyor.

Karar, "İstanbul Cumhuriyet Baş Savcılığı, Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosundan" geliyor ve aksine davrananların yani linki kaldırma ya da engellemeleri yapmayanların 5651 sayılı kanunun 8/10 maddesi ile 3713 sayılı kanundaki "terör ötgütü propogandası yapmak" suçundan ceza alacağı belirtiliyor. 

Konuyu değişik avukatlarla tartışma şansımız oldu. Twitter ve YouTube’ün geçen yıl meydana gelen kapatılma olayında Anayasa Mahkemesi’ne başvuran 2 kişiden birisi olan Yard.Doç.Dr.Kerem Altıparmak ile konuştuk. Kendisi şunları söyledi;
 


Kararın ilgili olduğu maddeyi bu kadar karıştırmasının hukuki dayanağı yok. Terörle mücadele kapatma diyor ama şu anda yürürlülükte "Katalog suçlar" var. Terör bunların içinde değil. 

Yeni maddeler olmadığı için hala bu maddeler geçerli. 5651’deki 8'e göre vermiş. 8'e veremez. 9'a göre de veremez. Kişinin kendisinin şikayet etmesi lazım. Kamu adına birisi yapabilir mi? "MİT'in kişilik hakları" gibi absürd uygulamalar gördük, burada da "Adliye Teşkilatı'nın kişisel hakları" mı diyecekler?

Buna göre Sulh Ceza bundan sonra bari boşanma kararı da versin. Hatta kişilerin de yokluğunda versin. Bu karar da ancak bunun kadar absürd. 

Sulh Ceza hakiminin Twitter kapatması ile boşanma kararı vermesi arasında bir fark yok. Her ikisi de yok hükmündedir. Açıkça hukuka aykırı bir karar. Bunu uygulamayan erişim sağlayıcıya da ceza veremez. 


Konunun bir de "haberleşme hürriyetini engelleme" yönü var. Bunu da Avukat Gökhan Ahi şöyle izah ediyor;
 


Mahkeme kararının esastan hukuka aykırı olması bir yana, karara baktığımızda, sitelere tümden erişim engellenmesi değil URL engellenmesi istenmiş. Bu karara göre, eğer içerik çıkarılmazsa, o zaman herhangi bir sitenin tamamına erişim engelleme kararı verilebilir. 

Karar henüz çok yeni, Youtube, Twitter ve Facebook’a tahminen bugün yeni duyurulmuştur. Eğer onlar bu içerikleri engellemeseydi veya çıkarmasaydı, mahkeme kararına göre tümden engelleme söz konusu olabilirdi. 

Ancak, bu şirketlerin genelde URL engelleme kararlarını derhal yerine getirdiklerini daha önceki kararlardan biliyoruz. Bu durumda, Erişim Sağlayıcılar Birliği’nin ve Erişim Sağlayıcı'ların derhal tüm siteleri erişime açması gerekir, aksi takdirde suç işlemiş olurlar. 

Nitekim mahkeme kararını yanlış uyguluyorlar. Bu eylemleri, Türk Ceza kanunu’nun 124. maddesindeki haberleşmenin engellenmesi suçu anlamına gelir ve 1 yıldan 5 yıla kadar yargılanmaları gerekir. 


Bu haliyle uygulama, 20 martta TBMM'den geçen ve 27 martta Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından onaylanan, yeni internet maddelerinin Resmi Gazete'de yayınlanması sonrasında yürürlülüğe girmesiyle birlikte neler yaşayacağımızın da bir provası durumunda (Bkz : Yine, Yine, Yeniden ; İnternet Kanunu için Yeni Torba Kanun TBMM'den Geçti.)

Bir notumuz da şu; karar 3 nisan’da alınmış ama nedense 6 nisanda teblip edildi ve edilirken de, öğlen 12’ye kadar kapatmaların tamamlanması ile ilgili bilgi verilmesi istendi. Bunların hepsi, bundan sonra göreceğimiz internet dünyası ile ilgili. 

Ama zaten, tek tip medyadan sonra, intenette tek tip olmak üzere. Devletin yönetiminde olan Turkcell ve Türk Telekom ve de tekel durumu sayesinde, internet üzerinden göreceklerimiz daha da sınırlanmak üzere.

Hakkını aramayan ya da farkında olmayan bir toplumla, yine "Altıparmak-Akdeniz yapsın, biz seyredelim" zihniyeti ile varılacak yer de burası sanırım. Biraz da çuvaldızı kendimize batırmamız lazım.




Turk-internet.com Notu : Yürürlülüğe 
Girmek Üzere Olan Maddeler

 

 

Bu henüz Resmi Gazete’de yayınlanmadı. Ama eli kulağında ve madde 30’a da "Abonesi olan mevcut internet sağlayıcısı" denilerek Danıştay Kararına göre durdurulan ESB yeniden canlandırılıyor (Bkz. Danıştay BTK'nın Erişim Sağlayıcılar Birliği Tüzüğüne Durdurma Verdi). 
 


MADDE 29- 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanuna 8 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. 

“Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi

MADDE 8/A- (1) Yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması sebeplerinden bir veya bir kaçına bağlı olarak hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, Başbakanlık veya millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması ile ilgili bakanlıkların talebi üzerine Başkanlık tarafından internet ortamında yer alan yayınla ilgili olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Karar, Başkanlık tarafından derhâl erişim sağlayıcılara ve ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilir. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği, derhâl ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren dört saat içinde yerine getirilir. 

(2) Başbakanlık veya ilgili Bakanlıkların talebi üzerine Başkanlık tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı, Başkanlık tarafından, yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde, karar kendiliğinden kalkar.

(3) Bu madde kapsamında verilen erişimin engellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilir. Ancak, teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilir.

(4) Bu madde kapsamındaki suça konu internet içeriklerini oluşturan ve yayanlar hakkında Başkanlık tarafından, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. Bu suçların faillerine ulaşmak için gerekli olan bilgiler içerik, yer ve erişim sağlayıcılar tarafından hâkim kararı üzerine adli mercilere verilir. Bu bilgileri vermeyen içerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, üç bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

(5) Bu madde uyarınca verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara elli bin Türk lirasından beş yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilir.”

MADDE 30- 5651 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “mevcut internet servis sağlayıcıları” ibaresi “bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla abonesi bulunan mevcut internet servis sağlayıcıları” şeklinde değiştirilmiştir.