Gülfem Saydan Sanver

21 Haziran 2016

İnternet İtalya'da seçimi kazandı!

Özellikle seçim dönemlerinde “Tsunami” adını verdikleri mitingler büyük ilgi görüyor

İtalya’da pazar günü yapılan ve yaklaşık 8,6 milyon seçmenin (toplam seçmen sayısının 5’te 1’i) oy kullandığı yerel seçimleri 5 Yıldız Hareketi açısından tarihi bir başarı olarak nitelemek mümkün. İktidardaki Matteo Renzi’nin partisi, Demokrat Parti, Milan ve Bologna seçimlerini kazanmış olsa da siyasi analistler Roma ve Torino’daki belediye seçimlerini kazanan 5 Yıldız Hareketi’nin bu başarısını hükümete büyük bir darbe olarak yorumluyor.

Matteo Renzi  kendini belediye seçimlerinden biraz uzak tutarak  belediye seçimlerinin ulusal dinamiklarden çok yerel dinamik ve mevzuları yansıttığını söylüyor. Bu söylemdeki amaç kendini yaşanan başarısızlıktan soyutlamaya çalışmak elbette. Demokrat Parti’nin sorunları olduğunu da kabul ediyor. Ancak, ekim ayında yapılacak Anayasa referandumunu kazanacağını düşündüğünü de söylüyor. Anayasa referandumunun Renzi’nin siyasi kariyeri açısından kilit olduğunu biliyoruz.

Hatırlatmak gerekirse, Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında bir yenilgi daha alan Demokrat Parti’nin  (Partito Democratico) (PD) tabanı bu yenilgiyi afetmemiş ve  “Yetti be”  (#mobbasta) sloganıyla örgütlenen partinin tabanı 2013 Aralık ayında yapılan ön seçim ile parti liderini değtirmişti. Bu değişiklik sonrası İtalyan soluna İtalya’nın en genç başkanı Matteo Renzi geçmişti. 

Renzi’nin uyguladığı yeni siyaset anlayışı, kadınlara, gençlere verdiği öncelik ve başta işsizlik olmak üzere eğitim, teknoloji, çevre gibi konularda takındığı net tavır ile sadece parti tabanını değil, seçmeni de partinin değtiğine ikna edebilen Renzi’nin çok kısa bir sürede Başbakanlık koltuğuna oturmuştu. Geçen bu kısa sürede tüm muhalefet partilerini de geride bırakarak Renzi’nin en büyük rakibi haline gelen 5 Yıldız Hareketi nedir?

 

Beş Yıldız Hareketi Nedir?

 

Beş Yıldız Hareketi (İtalyanca: Movimento 5 Stelle, kısaltması M5S) 4 Ekim 2009'da popüler bir aktivist, TV komedyeni ve blogger olan 1948 doğumlu Beppe Grillo ve ve bir web stratejisti olan Gianroberto Casaleggio tarafından İtalya’da kuruldu.

İtalyan klasik sağ ve sol ayrımının eskidiğini savunan Hareket, geleneksel partilere alternatif bir “oluşum” olarak kendini konumlandırdı. Parti üyeleri M5S'ın bir parti değil, "Hareket" olduğunu savunuyor. Bu anlamda net bir ideolojik çizgisinin olmadığını söyleyebileceğimiz M5S popülist, yolsuzlukla mücadeleci, çevreci, ve kısmen AB karşıtı olarak konumlanıyor.

Hareketin ismi "Beş Yıldız"  Grillo’nun seçmenlerine verdiği 5 temel siyasi vaatten geliyor:

(1) Özgür, sınırsız ve ücretsiz internet bağlantısı,

(2) Ücretsiz ve temiz suya erişim hakkı,

(3) Ücretsiz toplu taşıma hakkı,

(4) Çevrecilik ve doğanın korunma,

(5) Sürdürülebilir kalkınma

Hareketin savunduğu en temel konular arasında “Doğrudan Demokrasi” “Katılımcılık İlkesi”, “E-demokrasi”, “Internete Ücretsiz Erişim”, ve “Devletin Küçülmesi”ni sayabiliriz.  15 sayfalık son derece yalın bir dille yazılmış parti programını internetten kolayca bulmak mümkün.

 

Yeni Örgütlenme Modeli: İnternet

 

Hareket 2007 yılında Grillo’nun “beppegrillo.it” adresi üzerinden yazmaya başladığı bir blog sayesinde doğdu. Grillo bu blog’da yazılar yazıyor, eleştiriler yapıyordu. Özgür bir platform olduğu düşünülen blog  öylesine ilgi çekmeye, öylesine katılım sağlamaya başlamıştı ki konulan bildirilerin altında 10,000 kişinin yorum yaptığı oluyordu. Blog’un 2007 yılında dünyanın en popüler blogları arasına 7. sıradan girdiğini hatırlamamız gerekiyor[1].

Casaleggio göre blog’un başarısının altında yatan temel nedenlerden biri 2001-2006 yılları arasında Berlusconi’nin İtalya’nın en popüler 7 TV kanalının 6’sını kontrol ediyor olması.[2]

Blog zaman içerisinde kendi topluluklarını oluşturmaya başladı. Bu gelişimi gören Grillo ve Casaleggio,  “MeetUp” sistemi ile düzenli toplantılar yapmaya ve yerel topluluklar kurumaya başladılar.

2005 yılında “Beppe Grillo’nun Arkadaşları” adı altında başlayan bu Meetup’lar  amaçlarını “Birlikte eğlenme, bir araya gelme, fikir paylaşma ve daha iyi bir dünya için öneriler sunma” şeklinde tanımlıyorlardı. İnternetten organize olan bu topluluklar yine internet üzerinden kararlar alıyorlardı. Bugün kurulan yerel toplulukların sayısının 650’e ulaştığını söyleyebiliriz[3].

 

Seçmenden ilk seçimde ödül

 

İlk katıldığı 2008 yerel seçimlerine toplam yedi belediye meclisi üyesi kazanan M5S, 2009 yılında Avrupa Parlamentosu seçimlerinde desteklediği adayların seçilmesinden sonra 4 Ekim 2009’da 5 Yıldız Hareketi’nin resmi doğumunu  ve programını ilan etti. 2010 yılından itibaren de her seçimde başarısını artıran M5S, 2013 yılında yapılan Genel Seçimlerde İtalya’nın 3. Partisi olmayı başarsa da merkez partileri ile koalisyona girmeyi reddetti.

 

Doğrudan “On-Line” Demokrasi

 

5 Yıldız Hareketi dijital demokrasi prensibi ile kamusal konularda vatandaşların doğrudan söz hakkı olması gerektiğini söylüyor. Grillo’ya göre partiler artık halkı değil belirli lobi grupları ve finansal güçleri temsil ediyor. 5 Yıldız Hareketi yeni ve doğrudan bir demokrasi, vatandaş ile devlet arasında bariyer olmayan bir yönetim öngörüyor[4]. Doğrudan demokrasinin de ancak ortak bir akıl ile üretilebileceğini bunun da artık internet ile mümkün olduğunu düşünüyor. Böylece sadece belli bir azınlığın temsiliyeti  değil, toplumun genelinin söz hakkı olduğu daha demokratik bir düzen yaratılacağına inanıyor.

M5S milletvekili adaylarının seçimini  tamamen on-line yaparak dünyada bir ilke imza attı[5]. Adaylarını on-line belirlemekle de kalmıyor, kurdukları “Operating System” uygulaması ile de vekillerin mecliste önereceği yasa önerilerini on-line onaylıyor veya reddediyorlar.

 

Sokağa yansıtılamayan coşku, coşku değildir!

 

Hareket her ne kadar on-line örgütlenmeyi öngörüyor olsa da sokağa yansıyan büyük bir ayağı da var. Özellikle seçim dönemlerinde “Tsunami” adını verdikleri mitingler büyük ilgi görüyor. Grillo 2013 Genel Seçimleri öncesindeki mitinginde 800 bin kişi toplayarak gündem yaratmıştı.

 

Zaten daha hareketin başlangıç aşamasında 14 Haziran 2007 tarihinde Grillo kısaca V-Günü (V-Day) olarak geçen “Vaffanculo Day”’i başlatmıştı. Ana amaç halkı mobilize edebilmek.

 

Neden V-Günü?

 

5 Yıldız Hareketi’nin logosunda da belirgin bir şekilde kullanılan “V” harfi (MOVIMENTO) V-Günü’nü sembolize ediyor. V’nin sembolik olarak 3 temel anlamı bulunuyor: Birincisi 2. Dünya Savaşı’nda Normandiya çıkartmasını anımsatan D-Günü (D-Day)’den yola çıkarak İtalyan vatandaşların kötü politikaları istila edeceği fikri. İkinci olarak “V for Vendetta” filminden esinlenerek yeni bir siyasi düzen fikri. Üçüncü olarak ise uygulamada olan siyasete küfürlü bir şekilde “Defol Git” (Vafafanculo) demek…

 

Medyada yer almanın bütçesiz yolu: Gündem yaratmak

 

Gazetecilerden ve televizyondan uzak duran, TV Showlarını çıkmayı ve reklam bütçesi ayırmayı reddeden Grillo farklı eylemleri ile gündem olmaya devam ediyor. Böylece hem bütçe harcamadan görünür oluyor, hem de sesini duyurabiliyor.  

Kamu harcamaları, çok uluslu şirketlerin haksız çıkar sağlaması, iç borç gibi normalde seçmene sıkıcı gelebilecek konuları ülke gündemine oturtmayı başarıyordu. Bu eylemlerinden en çok ses getirenlerinden biri Grillo’nun yarısı devletin, yarısı halka açık olan İtalyan Telecom şirketinin ortaklar toplantısına katılmasıydı. Borsadan satın alınmış küçük hisse sahiplerinden vekalet toplayan Grillo bu sayede yeterli çoğunluğu elde etti ve İtalyan Telecom'un ortaklar toplantısına giderek söz aldı. Söz almakla da kalmadı yarısı devlete ait olan şirketi hırsızlıkla suçladı! Ve elbette tüm medyanın odak noktası oldu!

 

Söylemi icraat ile birleştirmek

 

Kampanya söylemlerini seçim sonrası uygulayan adayların düzenli oy artırmaya devam edecekleri aşikâr. Kamu açığını ve yolsuzlukları öncelikli dertleri haline getiren M5S, vekillerin sadece hizmet için göreve gelmeleri gerektiğini öngörüyor. Bu nedenle seçilen vekillerin maaşlarının sadece bir kısmını almalarını, gerisini iade etmelerini istiyor.

Hatırlayacak olursak, mayıs ayında yapılan İspanya yerel seçimlerinde aynı söyleme sahip olan ve Barcelona Belediye Başkanı seçilen Ada Colau da maaşını 140 bin avro’dan 28,600 avro’ya düşürmek istemiş, muhalefet partilerinin maaşını 100 bin avro’nun altına düşürmesine izin vermemesi üzerine de kalan maaşını yardım derneklerine bağışlayacağını ilan etmişti[6].

 

Siyasi ezberin dışına çıkabilmek: Roma’da yükselen kadınların sesi

 

5 Yıldız Hareketi’nin siyasi ezberlerin dışına çıkarak kadın belediye başkan adayları göstermekte çekinmemesinin seçmende de karşılık bulduğunu söyleyebiliriz. Virginia Raggi Roma’nın ilk kadın belediye başkanı seçilirken Torino adayı Chiara Appendino’nun da yine bir kadın olduğunu unutmamak gerek. Kadınların İtalyan siyasi ve ekonomik yaşamında erkeklerin geride olması uzun zamandır süregelen bir sorun olduğunu biliyoruz. Eurosat verilerine göre ekonomik yaşama katılan kadın oranı %46,2. Bu oran AB ülkeleri arasında en düşük oranlardan biri[7].

Renzi  hükümetinde bakanlar arasında kadın olmasına rağmen, özellikle Roma özelinde hissedilen Vatikan ve Papa’nın varlığı, başbakan vs. gibi üst düzey İtalyan siyasi  hayatındaki baskın erkek kültürünün kadın adaylar için engel teşkil edeceği düşünülüyordu. Seçim döneminde Brelusconi’nin sağ siyasetçi Giorgia Meloni’ye hamile olduğu için siyasete uygun olmadığını söylediğini düşünecek olursak M5S’nin kadın aday göstermedeki cesaretinin başarının kapısını açtığını söyleyebiliriz.

 

Seçmenin ilgisini kendi güçlü olduğu noktaya çekmek

 

Annelik ve siyasetin uyumlu olmadığını dile getiren eski siyasi figur Berlusconi’nin kadın siyasetçilere yönelik saldırısı karşısında savunmaya geçmek veya karşı saldırı ile cevap vermek yerine kampanya süresince cinsiyet söylemlerinden uzak durdu Virginia Raggi. “Anne ve siyaset” polemikleri yerine “Çalışan ebeveynlerin çocuk bakım hizmetleri” gibi hizmet odaklı konulara odaklanmayı tercih ederek seçmenin ilgisini kendi güçlü olduğu noktaya çekmeye başardı.

 

“Tecrübesiz” eleştirisini “sistem dışı” imajı ile yenmek

 

Sağ ve sol partilerin şehrin artık kronik hale gelen sorunlarına senelerdir çözüm üretememesi 5 Yıldız Hareketinin (5SM) yükselme nedenlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Son yapılan araştırmalarda özellikle çöp toplama, ulaşım, iskan gibi genel belediyecilik hizmetlerinde seçmenlerin memnuniyetsizlikleri olduğu biliniyordu.

Virginia Raggi’nın Roma meclis üyesi olması dışında bir belediye tecrübesi yoktu ve bu tecrübesizliği eleştiri konusuydu. La Stampa isimli günlük gazete “düne kadar bilen yoktu” diyecek kadar ileri gidebiliyordu. Oysa Raggi bu eleştirilerin üstesinden “Sistem Dışı Aday” imajı ile gelmesini bildi. Böylece tecrübesizlik eleştirisini “Yeni” olma vasfı ile bertaraf etmekle kalmadı, öne geçti. 

 

Mesajı doğru belirlemek: Yolsuzluk skandallarından motivasyon yaratmak

 

Roma son bir yıldır sürekli yolsuzluk skandalları ile haber oluyordu. En büyük skandal “Mafia Capital” olarak anılan yerel siyasetçilerle bir takım işbirliktelikçilerinin kamu kontratları üzerinden haksız sağladıkları on milyonlarca avroluk kazançlar. Demokrat Parti’li Belediye Başkanı Ignazio Marino ekim ayında kamu harcamaları skandalı sonrasında istifa etmesinden sonra belediye başkanlığı koltuğu boşalmıştı. 

Avrupa’daki diğer popülist partilerin aksine 5 Yıldız Hareketi AB karşıtı söylemler yerine yolsuzluk mesajlarına odaklanmayı tercih etti. Böylece seçmenlerin hizmet görmüyor olma şikayetlerine üretilecek çözüm de bulunmuş oluyordu. Raggi yolsuzluklardan arındırılmış, seffaf bir yönetim ile tüm sorunları çözeceğini belirtiyordu.

 

'5 Yıldız Hareketi' iktidar olabilir mi?

 

Kurulduğu günden itibaren sistemli bir yükseliş gösteren 5 Yıldız Hareketi’ni kendini sistem dışına itilmiş hisseden seçmenlerin toplandığı bir kamp olarak da görmek mümkün. Tüm Avrupa yaşanan kızgın seçmen yükselişini de göz önüne alacak olursak kazanılan belediyelerdeki başarılarının Hareket’in geleceği açısından son derece kritik olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Başarı elde edildiği takdirde de ivmesinin önüne geçmek son derece zor olacaktır.

 

[4] Casaleggio’nun tüm insanlığın internet sayesinde değişeceğini söylüyor ve youtube’a yükledikleri Gaia isimli filmde “İnternet sayesinde güç tüm insanların olacak” deniyordu.

[5] On-line seçim her ne kadar bekledikleri ilgiyi görmemiş olsa da interneti doğrudan demokrasinin bir aracı olarak kullanılabileceğinin gösterilmesi açısında önemli. Kayıtlı 255bin üyenin sadece 20,252’si oy kullandı.

[7] https://www.theguardian.com/world/2014/mar/07/italian-campaigners-housewives-paid-salary