Çağnur Öztürk

05 Aralık 2017

Herkesin hayatına da, sanatına da kimse karışamaz

Buğday’a Beştepe’de özel gala yapıp, ülkenin çeşitli yerlerinde LGBTİ filmleri gösterimlerini yasaklamamalısınız

Sezen Aksu, “Beni kategorize etme” adlı enfes tespitlerle dolu şarkısında şöyle der:

Beni kategorize etme 
Benle oynama 
Yaftayı yapıştırıp 
Bana isim koyma…

Twitter’dan, ülke gündeminden ve siyasi ikliminden bir okuma yapınca, konu ne olursa olsun en çok sevilen hobinin;

1. Kategorize etme

2. Linç

olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Örneğin son hashtaglerimiz: #LgbtSapıklıktırAslaİzinYok ve #LGBTİFilmleriYasaklanamaz.

Günlerdir şehir şehir yayılmaya başlayan LGBTİ film gösterimi yasaklarının sonucu.

16-17 Kasım: Ankara Valiliği’nin “18 Kasım 2017 tarihinden itibaren süresiz olarak LGBTT_LGBTİ vb. örgütler tarafından ilimizin muhtelif yerlerinde birtakım toplumsal hassasiyet ve duyarlılıkları içeren sinema, sinevizyon, tiyatro, panel, söyleşi, sergi vb. etkinlikleri” yasakladığını duyurdu. Sonra Ankara’da LGBTİ derneklerinin herhangi bir kültürel etkinlik yapması da yasaklandı.

20 Kasım’da, Nefret Suçu Mağduru Trans Bireyleri Anma Günü’nde İzmit ve Bursa’da yapılması planlanan söyleşileri polis sözlü olarak yasakladı.

24 Kasım; Pera Film’in, British Council ve KuirFest ortaklığıyla, Pera Müzesi’nde düzenleyeceği "Kuir Kısalar" programı, Beyoğlu Kaymakamlığı’nın tebliğ edilen 24.11.17 tarih ve 2017/2284 sayılı kararı nedeniyle, daha sonra açıklanacak bir tarihe ertelendi.

Siz ona artık olmayacak, bizim istediğimiz dışında bir şey gösteremeyeceksiniz deyin.

***

12. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali kapsamında 23 Mart 2014’te Gizli Özne adlı belgeselimizin gösterimini Pera Müzesi’nde yapmıştık. 3 gün öncesinde de İstanbul Modern’deydik. Sonra belgesel, Adana, Mersin ve Bodrum’da gösterildi.

Gizli Özne, bir televizyon dizisinde uzun süre rol alabilen ilk trans kadın, oyuncu ve şarkıcı olarak alkışlar alan ama cinsel kimliği dolayısıyla gündelik hayatta yaşadığı ayrımcılıkla baş etmeye çalışan, hayatın her alanında kendisi olarak var olabilmek isteyen Ayta Sözeri’ye dair bir belgesel film… Belgeseli teknik imkansızlıklarla yaptık, izleyip beğenmeyebilirsiniz belki ama Ayta da ekiptman taşıdı, ben de, yani kalbimizi koyduk.

Ayta, şu anda Gülse Birsel’in yazdığı Aile Arasında filminde iyi ve özenli yazılmış sağlam bir karakterle başarılı oyunculuğunu sergiliyor, gişe komedilerinin bize sunduğu alıştığımız, trans karakterin mağduriyetinden beslenen cinsiyetçi esprilerin sığ mizahının dışında, ötesinde. Birsel ve BKM’yi bu noktada kutlarım.(…filme basın gösterimi yapmama ve galalara belli ve hiç değişmeyen kişilerin davet edilmesi ayrı konumuz…)

Ayta, televizyonda da Kayıp Şehir dizisi ile oradaki derinlikli karakteri ile değişimi başlatmıştı…

Onun varoluş mücadelesi ve bu başarısı ile her zaman onun kadar mutlu oluyorum.

İnanılmaz bir toplumsal hoşgörüsüzlük ve anlayışsızlık girdabında boğuluyoruz.  Biz bu filmle algıları biraz da olabilse değiştirmek istedik. Ama şu an geldiğimiz yine yasaklarla dolu sanatsal ortam, boğulmamıza sebep oluyor.

Bir yandan Ayta’nın iyi bir gişe filminde yer almasından yine gurur duyup umut doluyorum, bir şeyler değişiyor işte bu diyorum, bir yandan…

Kendinden farklı gördüğüne, öteki dediğinde zaten en büyük yanlışı yapmış oluyorsun. Kimse kimseyi “kendinden farklı olduğu” için demiyorum bak, “kendinden farklı gördüğü” için ötekileştiremez. Bitti gitti, bu durum bu kadar net.

Buğday’a Beştepe’de özel gala yapıp, ülkenin çeşitli yerlerinde LGBTİ filmleri gösterimlerini yasaklamamalısınız.

Herkesin hayatına da sanatına da kimse karışamaz diyerek linki koyuyorum, internetimiz var neyse ki: 

 

Gizli Özne from Çağnur Öztürk on Vimeo.