Barış Soydan

22 Şubat 2021

Burjuvazinin sessizliği: Osman Kavala için neden kıllarını kıpırdatmıyorlar?

Ne zaman bu ülkenin geleceğiyle ilgileneceksiniz? Bugün değilse ne zaman?

Şevket Pamuk, Türkiye'nin 200 yıllık kalkınma ve modernleşme macerasını dünyanın geri kalanıyla karşılaştırmalı biçimde anlattığı etkileyici eseri "Eşitsiz Yüzyıllar"da, Osmanlı'nın neden Avrupa'nın gerisinde kaldığı sorusuna bilinenlerden farklı bir yanıt veriyor:

"Önde gelen bir siyaset bilimcinin geçenlerde söylediği gibi Orta Doğu'nun en büyük tarihsel miraslarından biri, tüccarların ekonomik ve siyasi güçleri arasındaki büyük orantısızlıktır. Geçmişte olduğu gibi bugün de Orta Doğu'nun pek çok yerinde zengin olabilir ama siyasi bir güç veya etki edinmeyi bekleyemezler. Ekonomik elitlerin siyasi güçten ve ekonomik kurumları etkileme kapasitesinden yoksunluğu, diğer tüm faktörlerden, coğrafyadan, doğal kaynaklardan, İslam'dan ve kültürden daha iyi bir biçimde, Batı Avrupa ile Osmanlı İmparatorluğu arasında, Sanayi Devrimi öncesinde oluşan farklılaşmayı açıklar."*

Pamuk şunu demeye getiriyor: Osmanlı Avrupa'nın gerisinde kaldıysa bu kültürden, İslam'dan veya doğal kaynakların yokluğundan değil, tüccarların sanayi devriminin (ve kapitalizmin) doğup gelişeceği yasaların çıkarılması, kurumların oluşturulması için devlete etki edememesinden kaynaklandı. Devlet onları umursamadı. Onlar da para kazanmak dışında hiçbir şeyle ilgilenmedi...

200 yıl sonra bugün de aynı durumda değil miyiz? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına gireceğini söylediği Türkiye, en büyük 20 ekonomi listesinden bile düşmek üzere. Güney Kore, Tayvan gibi Asya ülkelerinin Türkiye'yi nasıl sollayıp geçtiği bilinen hikaye; Mahfi Eğilmez'in geçenlerde gösterdiği gibi bir zamanların yoksul Doğu Avrupa ülkeleri, Polonya, Macaristan, Romanya da (kişi başına gelirde) Türkiye'yi geçti. İki artı iki eşittir dört denilebilecek bir gerçek var: Türkiye'nin yasaları, sistemi ekonomik gelişmenin önünde engel. (Başta başkanlık sistemi olmak üzere.)

Burjuvazi bunu görmüyor mu? Elbette görüyor. Hukukun işlemediğini, içlerinden birinin, Osman Kavala'nın, hakkında hiçbir ciddi delil olmadan üç yıldır hapiste tutulduğunu bilmiyorlar mı? Biliyorlar. Bülent Arınç'ın bile Kavala'nın tutuklu kalmasına "hayret ettiğini" duymadılar mı? Duydular. Peki neden ağızlarını açıp bir çift laf etmiyorlar? "Kavala bırakılmalı, hukuk devleti istiyoruz!" demiyorlar? Çünkü hep böyle pısırık, mıymıntıydılar. Para kazanmaya baktılar, başka hiçbir şeyle ilgilenmediler. Hiçbir zaman hukuk talep etmediler. Dedelerinden böyle görmüşlerdi. Çocuklarına böyle öğretecekler: "Sakın sesini çıkarma, paranı kazanmaya bak."

Batılı, medeni, kültürlü, demokrat vs. diye tanınan iş insanlarının her Allah'ın günü Instagram'a son yedikleri yemeğin resmini koyarken, Kavala ile ilgili tek cümle etmemesinin sebebi başka ne olabilir? Tüccar, girişimci kesimin pısırıklığı, mıymıntılığı Osmanlı'yı batmaya götürmüştü, şimdi de Türkiye'yi geriye götürecek.

İkbalini iktidara, devlet ihalelerine bağlayan yandaş iş insanlarına değil sözüm. Onlardan hiçbir beklentim yok, hiç olmadı. Ama bu memlekette artık cirosunun yarısını, daha fazlasını ihracattan, yani başka ülkelerden elde eden, Rusya'ya, Hollanda'ya, Meksika'ya yatırım yapan, fabrika kuran insanlar var. Onlara bir çift sözüm var: Kaderiniz artık bir bürokratın iki dudağının ucunda değil. Ne zaman bu ülkenin geleceğiyle ilgileneceksiniz? Bugün değilse ne zaman?

Burjuvazi bu kadar pısırık, işçi sınıfı bu kadar zayıf olduğu için bu ülkede değişim hep dış güçlerin eliyle geldi. Vatandaşları padişahın kulu olmaktan çıkarıp yasalar önünde eşit bireyler haline getiren Tanzimat Fermanı, Batılı güçlerin baskısıyla ilan edilmişti. Çok partili hayata NATO'ya girebilmek için geçildi. 1990'ların sonundaki demokratikleşme reformları Avrupa Birliği istedi diye yapıldı... Dünya şimdi de Kavala'nın bırakılmasını istiyor. Joe Biden'ın başkan olmasından sonra ABD Türkiye'yle ilgili ilk açıklamalardan birini Kavala'yla ilgili yaptı. Ankara bu açıklamaya sert tepki gösterdi ama Biden Amerikası'yla ilişki kurmanın yolları aranırken Washington'ın sözlerinin tümüyle kulak arkası edileceğini söylemek safdillik olur. Kavala dış dünyanın baskısıyla bırakılır mı bilmem ama böyle olursa bugüne kadar kılını kıpırdatmayan TÜSİAD iki satırlık bir "İyi oldu" mesajı yayınlamayı ihmal etmez artık...



* Şevket Pamuk, Uneven Centuries: Economic Development of Turkey since 1820, Princeton University Press, 2018.