Aris Nalcı

20 Temmuz 2014

Diasporanın gönlündeki Cumhurbaşkanı

Birkaç haftadır Cumhurbaşkanı adaylarının yurtdışı programlarını takip ediyorum

Birkaç haftadır Cumhurbaşkanı adaylarının yurtdışı programlarını takip ediyorum. Yazılı ve görsel basında çıkanlar ve Avrupa'da yaşayan Türkiyelilerle yaptığım görüşmeler de eklenince 2 milyon küsülük yurtdışı seçmenine atfedilenleri ve onların gönlündekileri daha iyi görebiliyorum sanırım...

Selahattin Demirtaş'ın Köln'deki mitingini de yerinde izleyince bu düşünceler daha da pekişti.

Demirtaş Alman gazetecilerle ve Alevi Dernekleri Federasyonu ile de görüştü Köln'de.

Başlığa bakıp kanmayın. 'Diaspora'dan bahsederken Davutoğlu'nun diasporasından bahsediyorum. Türkiye'nin şu anki coğrafyasında yaşamış tüm o halkların evlatlarının yaşadığı coğrafyanın diasporasından.

Süryaniler, Aleviler, Ezidiler, Ermeniler, Yahudiler, Rumlar, Lazlar, Gürcüler, Türkmenler, Araplar, solcular, sosyalistler, milliyetçiler ve daha niceleri...

Bu Cumhurbaşkanlığı seçimini diğerlerinden farklı kılan özelliklerden biri de yurtdışında olup da halen Türkiye Cumhuriyeti kimliği taşıyor olanların da oylarının geçerli olması.

Bir konuda AK Parti hükümetinin hakkını vermek gerek. Belediyeciliğinden ve iktidar olduğu günden bu yana attığı her olumlu adımı ileride kendisi için kullanabileceği şeyler için attı...

Türkiye'deki kiliselerle ilgili bir şeyler yaptığında Yunanistan'da cami istedi.

Din kardeşliği kisvesi altında yaptıklarını imamları yurtdışında Hıristiyan memleketlerde daha rahat yaşasınlar, daha rahat o toplumların içerisine karışsınlar diye yaptı...

Türkiye'de alttan alta nefret pompalanmasına izin verdiği misyonerliği kendi sözleriyle hedef tahtası yapmamaya özen gösterirken aslında kendi misyoner imamlarını yolluyordu yurtdışına...

Her geçirdiği torba yasaların içerisinde, diğer milletvekilleri neden çıkarttıklarını bilmedikleri küçük detaylar ekledi. İleride o yasalara dayanarak yönetmelikler yaptı...

Bankaların kredi verirken imzalattıkları kağıtların altında küçücük karakterlerle yazan, ileride borç ödenmediğinde de insanı intihara kadar sürükleyebilecek yazılar gibi...

Başbakan bu cumhurbaşkanlığı seçimi için de önceden hazırlıklıydı yurtdışında...

Davutoğlu bizim diasporamız diye boşuna demiyordu habire yurtdışındaki Türkiye'lilere...

Ermeni, Rum, Kürt varsa bir o kadar da Türk var yurtdışında biliyordu.

Diğer diasporalara hizmet götürüyormuş gibi yaparken aslında biliyordu kendi diasporasında 'AK Parti misyonerlerinin' hazırladığı oy potansiyelini harekete geçirecekti...

Köln'de Neumarkt meydanında bir miting yapan Selahattin Demirtaş'ın verdiği bilgiye göre yurt dışındaki seçmen oranı %5.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların oyunu artırabilecek önemli bir oran.

Bu hükümet kendi oy alacağı yerlerdeki diasporalarını yurtdışı kütüklerine itina ile kaydetti.

Kendisine TC seçmen kimliği almak için başvuran binlerce, Ermeni, Rum, Kürt, Süryani, Ezidi siyasi gerekçelerle kaydedilemedi ya da zorluklar çıkarıldı.

İşte bu yüzdendir ki Türkiye'de her seçimde olduğu gibi büyük ihtimalle yine AK Parti, otobüslerle taşıyacak oylarını konsolosluklara...

Adaletli bir seçim için çok daha önce geri dönüşler için gereken yasayı çıkaracaktı Türkiye, vatandaşlıktan yok pahasına çıkardıklarını ya da hiç kaydetmediklerine de imkan yaratacaktı memleketlerinin kaderini belirleyebilsinler diye...

Köln Neumarkt Meydanı'na; Düsseldorf, Berlin, Paris, Brüksel gibi merkezlerden gelenler arasında en çok bunun konuşulduğunu gördüm...

 

Demirtaş'ı görünce gözler umut doluyor

 

Demirtaş Köln'deki mitingine Başbakan ve Cumhurbaşkanı  adayı Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail politikasını eleştirerek başladı.

“Bugüne kadar IŞİD ile ilgili en sert sözü, İnançlı iseler ellerindeki rehinelerimizi bıraksınlar oldu. Bize gelince neler söylüyor. IŞİD'e gelince neler” dedi.

Karşısındaki binlerin birilerinden bunları duymaya ihtiyaçları olduğu apaçıktı. Demirtaş konuştukça kalabalık arasında gözleri dolanlar ya da onun dediklerini tekrarlayan çoğu 25- 30 yıldır sürgünde Türkiyeli diasporalar gördüm...

Demirtaş: “Bizi parlamentoda istemez ama belki IŞİD'in bir milletvekili olsun ister!”

Kalabalıktan “Zaten kendi besliyor!” şeklinde diyaloglar sık sık yaşandı Köln'de...

Türkiye'nin dış politikasının Başbakan'ın İsrail'e yaptığı “one minute” çıkışından ibaret olduğuna değindi Demirtaş.

Filistin ve Rojava'daki direnişçilere saygısını ifade etti.

Filistin için ses çıkaran hükümetin ve Başbakan'ın neden Rojava'yı görmezden geldiğini sordu halka;

“Madem öyle IŞİD'e karşı da Rojava'yı destekle!”

Demirtaş konuştu, alanda umutlu gözler ellerindeki flamalar onun etrafında kenetlendi...

 

Oy vermeme tembelliği

 

Köln, çevresindeki kentlerle birlikte Almanya'da Türkiyelilerin en çok oy potansiyelinin olduğu bölgelerden biri. Alandakilerle sohbetlerimizde hep şunu sordum:

“Oy vermeye gidiyorsun değil mi?”

Şikayetler aynıydı:

“Bizim buradakiler artık sıkılmışlar. Biri gidiyor diğeri geliyor. Hep aynı, o yüzden oy vermeye gitmek de istemiyorlar. Türkiye'yle ilgili bişiler görmek de. İkna etmeye çalışıyoruz”

Tam bir diaspora tembelliği bu. Yıllarca yurtdışında, oranın vatandaşı olmak için uğraş didin sonra bir gün sana sürüldüğün, resmi ya da resmi olmayan yollarla kaçmak zorunda kaldığın, belki vatandaşlığından çıkarıldığın memlekette Cumhurbaşkanı  seçebilmen için seni sandığa çağırsınlar...

Olacak iş değil.

Davutoğlu ilk kez “yurtdışındaki Ermenilere isterlerse vatandaşlık veririz” minvalinde sözler ettiğinde bizim Ermeni diasporasından da aynı tepki geliyordu halkı olarak.

“Bunca yıl buralı olabilmek için uğraştık, şimdi de tekrar oralı olabilmek için mi uğraşacağız”

Haklılar.

Ne deseler haklılar.

Ardında ağlayan analar, çocuklar bırakıp kaçmak zorunda kalanlar.

Çocuğunun büyüdüğünü görebilmek için senede bir kez Yunanistan'da buluşanlar var.

Kolay mı hemen her şeyi bir kenara bırakmak.

Zor...

Ermeniler, Süryaniler, Ezidiler, Rumlar ve diğerleri için daha da zor olacak...

Köln meydanı Demirtaş'a oy vermek isteyen gönüllülerle doluydu.

Hepsi de eve dönünce, anasını, anneannesini, çocuğunu sandığa gitmeye ikna etmeye çalışacak...

Ama ah işte...

Keşke bu tura çok daha önce çıkmış olaydık...

O zaman o diasporalı vatandaşların bürokratik işlemlerini seçimlerden çok önce halletmeleri için biraz daha fazla heves verebilirdik...

O zaman yıllardır alttan alta örgütlenen Erdoğan'ın blok oyları bile kırılabilirdi...

Görünen o ki diasporadan Demirtaş'a tam destek gelecek.

Resmi oranda alınabilecek oyların hepsi gelecek o kesin.

Paris ve Köln mitingleri bunu gösteriyor...

Demirtaş kıtadaki mitinglerini Londra'da tamamlayacak.

Onlar daha organize...

Sandığa bir gidebilse, Diaspora'nın gönlündeki cumhurbaşkanı Demirtaş.

 

Not: Ha bu arada, TRT HABER, Samanyolu, Anadolu Ajansı ve bilumum haber kanalı mitingdeydi. Ben buradan afişe edeyim bakalım kaçı kaç dakika verecek bu miting haberini... :)