Yaşam

WWF: İnsanlığa tek gezegen yetmeyecek

Dünya Doğayı Koruma Vakfı doğal kaynakların hızla tüketilip çevrenin kirletilmesinin en geç 2030'da doğal depresyona yol açacağını iddia etti

27 Ekim 2016 19:33

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) insanlığın aşırı müsrif yaşama alışkanlığıyla bütün doğayı tehdit ettiğini savundu. Vakfın ‘2016-Yaşayan Gezegen' raporunda her yıl yerkürenin barındırdığının 1,6 katı doğal kaynak tüketildiği ve doğanın yağmalanması yüzünden 1970 – 2012 yılları arasında 14 bin omurgalı canlı türünün yüzde 60 oranında azaldığı belirtiliyor.

Rapora göre en çok tatlı sularda yaşayan hayvanların nesli tehlikede. Tatlı su canlılarının sayısı aynı süre zarfında yüzde 80 oranında azalmış. Canlı türlerinin azalmasında öncelikle doğal ortamın hammadde ihtiyacı sürekli artan insan tarafından tahrip edilmesi rol oynuyor. Son 25 yılda ormanların azalma hızının düşmüş olmasına rağmen bu süre zarfında 239 milyon hektar genişliğindeki ormanlık alan yok olmuş. Ormanların azalmasında iklim değişikliği ve çevre kirliliği de etkili oluyor.

Denizlerdeki kirlilik yüzünden mercan kayalıklarının tehlikede olduğu belirtilen Dünya Doğayı Koruma Vakfı raporunda Almanya'daki canlı türlerinin de hızla azaldığına dikkat çekiliyor. Almanya'daki 32 bin hayvan, bitki ve mantar türünün yüzde 30'u tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Canlı türlerinin yüzde 5,6'sı ise yoğun tarımcılık nedeniyle tamamen kaybedilmiş.

İnsanlara tek dünya yetmeyecek

Vakıf bu şekilde yaşamaya devam edildiği takdirde gıda, su ve enerji ihtiyacını karşılayabilmek için insanlığın 2030 yılında iki yer küreye ihtiyacı olacağını hesaplamış. Hesaplamalara insanın doğayı ekolojik sistemi ne kadar sömürdüğünü gösteren ‘ekolojik ayak izi' esas alınıyor. Hesaplamalar sonunda ortaya çıkan ‘küresel hektar' ne kadar küçük çıkarsa doğa o kadar az yıpratılmış sayılıyor.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı Almanya şubesinden Christoph Heinrich insanlığın yeryüzünü hayati tehlikeye sürüklediğini ve bunu durdurabilmek için refah ve başarı tanımlamasının insanın, toplumun ve çevrenin sağlığını da kapsayacak şekilde değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

© Deutsche Welle Türkçe

DW, dpa/AG, BK