Yaşam

Türkiye’de kadın olmak!

10 ünlü kadın, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde 8 cümleyle Türkiye’de kadın olmak konusunu yazdı

08 Mart 2015 11:57

Alanında başarılı on kadın, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için yazdı. Leyla Alaton, Nesrin Cavadzade, Deniz Ülke Arıboğan, Nazlı Çelik Bilgili, Nilüfer Bulut, Gülfem Çakmakçı, Şahika Ercümen, Aynur Doğan, Dilek Hanif ve Gülben Ergen, Türkiye'de kadın olmak konusunu kaleme aldı.

Milliyet Cadde'de yayımlanan yazılar şöyle:

Nilüfer Bulut:  Hep ‘Öteki’ olmak

TİKAD (Türkiye İş Kadınları Derneği) Başkanı

 

- Türkiye’de kadın olmak nerede tamamlanacağını   öngöremediğin bir mücadeleyi her alanda sürdürmek zorunda kalmaktır.

- Evde ev kadını olarak, okulda öğrenci olarak, iş dünyasında çalışan olarak, siyasette seçilmeyen olmaktır.

- Yani hayatın her noktasında durup dinlenmeden “Ben de varım” diye haykırmak zorunda kalmaktır.

- Çocukluğunu bir çırpıda geride bırakıp erkenden büyümeye mecbur olmaktır. 

- Babaevinde misafir sayılmak, iğreti yaşamaktır.

- Ülkemde kadın olmak hep anlamak, ama hiç anlaşılmamaktır.

- Hep ‘öteki’ olmak ne demekse, kadın olmak o demektir ülkemde.

- Zordur velhasıl kadın olmak bu güzelim memlekette.

 

 Leyla Alaton: Değişim başladı

Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı

- Kadınlarımız politikadan uzak tutuldu, erkek dünyasına girmek çok büyük özveriler gerektiriyor.

- Kadınlar ne yazık ki hemcinslerinden fazla destek ve empati görmüyordu ama artık bu değişmeye başladı.

- Genç eğitimli nesil kadın çalışıyor, hatta çoğu zaman kocasından daha çok kazanıyor ve ailede eşitlik otomatikman sağlanıyor.

- Kadının tek kurtuluşu bence      ekonomik bağımsızlığıdır.

- Kendi parasını kazanan kadın kendi seçimlerini yapabilir, kendi seçimlerini yapabilen kadın mutlu ve özgür olur.

- Aileler mutlu, dengeli, huzurlu olur, topal ördek gibi buruk, ezik ve dengesiz rol modeli oluşturmaz           çocuklarına.

- Erkeklerin büyümesi ve sorumluluk alma zamanı gelmiştir.

- İstediği şey olmayınca kızıp, döküp, saçan, şımarık erkek çocuk olma hali topluma pahalıya mal olmaktadır.

 

Gülfem Çakmakçı: Kadın olmak; çok verip az almak

Lenovo Türkiye Genel Müdürü

- Türkiye’de  kadın olmak zor...

- Atatürk, Türkiye’sinde ömür boyu süren gururlu bir mücadeledir.

- Nüfusun %50’sinin kadın olduğu bir toplumda, malesef yeterince görünür olamamaktır.

- Gücüne sahip çıkmak, dik durmak, acıyı ızdıraba dönüştürmemeye çalışarak ayakta kalmayı başarmak için çabalamaktır.

- Cinsiyet eşitliği dendiğinde  sadece akla kadının geldiği, erkeğin cinsiyet ayrımına girmediği bir toplumda umutla yaşamaktır.

- Aile içinde dengenin, düzenin, sevgi ve şefkatin kaynağı olmak, ancak önemli kararlarda erkeğin söz hakkına saygı göstermektir.

- Dayanıklı olmak, çok verip az almak ve buna rağmen her zaman gülümsemeyi başarabilmektir.

- Topluma biricik evlatlar yetiştirmek için emek harcamaktır...

 

 

 Şahika Ercümen: Kadının değeri bilinmiyor

 

Dünya Serbest Dalış     Rekortmeni

- Türkiye’de en kutsal varlık olan     ‘kadın’ olmak maalesef çok zor.

- Hele ki kadın      olarak spor yapmak daha da zor .

- Ataerkil bir toplumuz.

- Kadının değeri bilinmiyor.

- Özellikle kadına şiddet her geçen gün artıyor.

- Şiddetin önüne geçilemiyor.

- Halbuki kadın, elini değdiği her şeyi güzelleştirmek gibi bir güce sahip.

- Daha fazla kadın yönetici olsa, daha fazla kadın sporcu olsa, siyasette daha fazla kadın olsa çok daha barışçıl ve sevgi dolu bir ülkede yaşıyor olurduk.

 

 

 Deniz Ülke Arıboğan: Kadınlık gökkuşağının ta kendisi

 

Akademisyen

- Töre ve namus cinayetleri konusunda dünyada ilk üç sırada bulunan; mecliste yüzde 14 temsili başarı sayan; iş gücünde yüzde 25’lerde ve hâlâ 4 milyondan fazla kadının okuma yazma bilmediği bir ülkede ayakta durabilmek demek.

- Bu erkeklere özgü alanlarda bayrak gösterebilmeyi kapsayan bir süreç.

- Kadınlık gökkuşağının ta kendisi.

- Kadına verilen değer yeterli değil.

- Kadın olarak başarıyı yakalayabilmek diğer bütün halklara da ilham kaynağı olma sorumluluğu demek.

- İstatistikleri düzeltme sorumluluğunu birlikte üstlenmeliyiz.

- Hayat biz kadınları güçlendiriyor.

- Zorluklarımızı paylaşan erkeklere, hayatın tüm renklerini vaadedebiliriz.

 

Aynur Doğan: Yaşasın kadın dayanısması

Şarkıcı

- 8 mart direnişin, mücadelenin ve emeğin günüdür; kadınlara hediye alma, çiçek verme, indirim yapma günü değildir; beni anladığını hissettir! #yaşasınkadindayanismasi

- Kadın güvenliğini sağlamak devletin görevidir; sokakta, evde, okuldan dönüşte!

- Kıskançlık, aldatma adı altında gerçekleşen kadın cinayetleri politiktir!

- Aile içi şiddeti önle, kadını ev içi şiddete hapsetme; aile içi şiddet özel mesele ya da aile meselesi değil, toplumsal bir sorundur.

- Kadın sığınma evleri sağla ve gizliliğini gözardı etme; yapılan her hata bir canın yitirilmesi demek!

- Bana ait olan yaşama dokunma!

- Kadın bedeni üzerinden politika yapma!

- Kadın kadındır, kimsenin bacısı, karısı, çiçeği değildir!

 

 Gülben Ergen: Ülkemde insan olmak ağır, kadın olmak zor

Şarkıcı

- Ülkemde insan olmak ağırdır...

- Kadın olmak zordur.

- Anne karnında başlayan cinsiyet ayrımcılığı, erken yaşta gelin olmakla, dayak yemekle; eğitim ve başarı yerine ille de evlenmekle ödüllendirilir.

- ‘Türk kadını, yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın’ demiştir Atatürk.

- Başarmaktır, mücadeledir, anadır, çalışandır, idare edendir, susmaktır, aşağılanmaya, baskıya, hep sabırdır...

- Boşanması da ağır, zordur kadının.

- Çalışma özgürlüğünün olmaması, boynu bükülsün diyedir.

- Güvencesi olmaması bilinçli istenir.

 

 Dilek Hanif: İş mesaisi biter,  ev mesaisi başlar

 Modacı

- Toplumsal duyarlılığı bir an önce sağlamak zorundayız.

- Dünyaca ünlü Türk kadınlarının değerini kavramış değiliz.

- Toplumsal ve kültürel yapımız, kadına sadece annelik, eş ve ev kadınlığı gibi geleneksel roller atfediyor, kadınlar aile içi şiddete maruz kalıyor.

- Ekonomik özgürlükleri yok, çalışan kadınlar da iş yerinde ayrımcılık ve gelir adaletsizliğiyle karşılaşabiliyor.

- İşteki mesai bitince, ev işi başlıyor.

- Daha ‘şanslı’ olan her kadının, zor durumdaki hemcinsleri için katkı sağlayacak projelerde yer almalı.

- Kadın istihdamı artırılmalı.

- Sadece devlet değil, sivil toplum kuruluşlarının da çaba göstermesi gerekiyor.

 

Nesrin Cavadzade: Gözlerimizi açmaya başlamalıyız

Oyuncu

- Yakın zamanda hepimizi gözyaşlarına boğan korkunç bir katledilişe şahit olduk.

- Bir de üzerine konuşmaya çekindiğimiz, “Ben bir kadınım, elbette başıma böyle bir şey gelecekti” deyip, kendimize bile açmaya korktuğumuz.

- Eğer bir kurtuluş varsa, bunları yüksek sesle söylemekten geçiyor.

- Birilerinin gelip bizi kurtarmasını bekleyemeyiz.

- Kadınlar birbirine ilham vermeli.

- Mücadele, babamızdan, abimizden, sevgilimizden, kocamızdan geçiyor.

- Kötülüğü uzaklarda aradıkça, yanı başımızdakine kör kalmaya mahkumuz.

- Gözlerimizi, kızlarımızın gözlerini açmaya şimdi ve burada başlayalım.

 

 Nazlı Çelik Bilgili: Kadın olmak, yürekli olmaktır

Star Haber Genel Yayın Yönetmeni - Anchorwoman

- Türkiye’de kadın olmak, erkek egemenliğinden sıyrılabilme savaşıdır.

- Bir yandan iş hayatında varolmaya çalışırken, bir yandan evladının ‘ilk’lerini kaçırmamak ve iyi bir eş olmaktır.

- Yolda bir sapığın tacizi, saldırısı korkusuyla yürümektir.

- Evladının başına kötü bir şey gelmeden eve gelebilmesine şükretmektir. 

- Hayatın her alanında, kendi önyargılarını bile yıkma mücadelesidir.

- Akan gözyaşlarında “Hezimet aranacak mı?” kaygısı taşımaktır.

- Yani, erkek olmaktan kat be kat zor olandır.

- Yürekli olmaktır.