Kültür-Sanat

Selin Sümbültepe: Her şarkı başka bir zamanı, karakteri ve duyguyu temsil ediyor

Orhan SENCER / İSTANBUL, (DHA) - Bağımsız müziğin başarılı isimlerinden Selin Sümbültepe, “Cızgan” albümünün 7 yıla yayılmış kişisel hikâyelerden yola çıktığını söyleyerek, “Albümde yer alan her şarkı başka bir zamanı, karakteri ve duyguyu temsil ediyor”

28 Mart 2018 14:09

Orhan SENCER / İSTANBUL, (DHA) - Bağımsız müziğin başarılı isimlerinden Selin Sümbültepe, “Cızgan” albümünün 7 yıla yayılmış kişisel hikâyelerden yola çıktığını söyleyerek, “Albümde yer alan her şarkı başka bir zamanı, karakteri ve duyguyu temsil ediyor” dedi.

“Cinaslı Kafiye” teklisinden sonra ilk albümü “Cızgan”ı geçtiğimiz aylarda müzikseverlerle buluşturan Selin Sümbültepe, DHA’yla gerçekleştirdiği söyleşide, müziğe başlangıcından günümüze kadarki sürecin yanı sıra yeni albümü ile ilgili açıklamalarda bulundu.

“MÜZİKLE İÇ İÇE BÜYÜDÜM”

- Uzun süredir şarkılarınla, yaptığın harika coverlarla video paylaşım sitelerinden bilinen, dinlenen birisin. Öncelikle “Selin Sümbültepe”yi biraz detaylı tanıyalım. Eğitimli bir sesin, üst düzey bir müzik yeteneğin olduğu aşikâr. Müziğe ilk adımını ne zaman, nasıl attın?

Selin Sümbültepe: Ailemin vesilesiyle müzikle iç içe büyüdüğüm bir ortam vardı. Çoğu genç gibi ben de önce gitar ile buluştum. Pek ilerlediğim söylenemez ama ilk amatör şarkılarımı gitar ile yazmıştım. Çok geçmeden müziğe olan merakım ağır bastı ve 15 yaşında konservatuvara başladım. Tüm lise ve lisans eğitimimi flüt üzerine yaptım. Bu süreçte mesleğimle alakalı orkestral veya akademik bir kariyer planım olmadı. İstanbul’a gelip Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne geçişim ile birlikte şarkıcılık kariyeri ve hayalleri başladı ve bugünlere geldi.

“HER ŞARKI BAŞKA BİR ZAMANI, KARAKTERİ VE DUYGUYU TEMSİL EDİYOR”

- “Cinaslı Kafiye” teklisinden sonra ilk albümün “Cızgan”ı geçtiğimiz aylarda dinleyiciyle buluşturdun. Albümde müzikal başarının yanı sıra sözlerde anlatılan hikâyeler de dikkati çekiyor. “Cızgan” albümünü anlatabilir misin?

S.S: İlk albüm olmasının ayrı bir hissiyatı var elbette ama Cızgan 7 yıla yayılmış, kişisel hikâyelerden yola çıkmış, müzikal anlamda üretimimin nasıl genleştiğini, değiştiğini ortaya koyan bir albüm. Dolayısıyla benim için çok özel kalacak. Albümde yer alan her şarkı başka bir zamanı, karakteri ve duyguyu temsil ediyor. “Cızgan” kelimesi, fonetik ve anlam olarak çok sevdiğim ve şarkılar arasında kendime en yakın hissettiğim özellikleri taşıdığı için bu ismi tercih ettim. Albümün prodüktörlüğünü, sahnede de beraber çaldığımız Kerem Öktem üstlendi. Uzun bir süreç albüm hazırlığı, taşları beraberce yerine oturttuk. Aynı zamanda Emre Tankal, Feryin Kaya, Ozan Tekin ve birçok konuk müzisyen arkadaşım kayıt sürecinde bizimle birlikte oldu. Her zaman söylediğim gibi, “iyi ki dostlar var.” Dilerim tüm müzikal hayatım yeniliklerle geçer ve her albüm ilki kadar özel olur.

“DOĞAYA VE KAYIP RUHLARA UMUT DOLU BİR ÇAĞRI…”

- Albümü, “Gece Çiçeği” klibi ile taçlandırdın. Klip, işitsel ve görsel bir şölen sunuyor. Klipteki danslar, makyajlar, kostümler ve müzik ahenk içinde. İlk klip için neden ‘Gece Çiçeği’nin seçtin, bu şarkının hikâyesini de anlatabilir misin?

S.S: Gece Çiçeği benim için gücü, vazgeçmemeyi ve aşkı temsil ediyor. Doğaya ve kayıp ruhlara umut dolu bir çağrı olmanın yanı sıra synth bass ve yaylılarla desteklenmiş, lirik bir yakarışın şarkısı. Bahsettiğiniz ahenk için şarkının video klibinde emeği geçen tüm arkadaşlarıma da buradan tekrar teşekkür etmiş olayım.

“DİNLEYİCİNİN KEŞİF SÜRECİNİ BALTALIYOR”

- Sofar desteğiyle kendi projeni tanıtma, geniş bir dinleyici kitlesine ulaşma şansın oldu. Alternatif platformlar ve bu platformların sanatçılara katkısı hakkında ne düşünüyorsun?

S.S: Oldukça büyük rol oynadıklarını düşünüyorum. Sosyal medya ve alternatif platformlar paralel olarak gelişiyor ve yeni sesler için gayet kuvvetli bir hale geliyorlar. Fakat bunu profesyonel sahneye taşıma sürecinde alternatif platformların gücü işlevselliğini yitirmeye başlıyor. Geniş kitlelere henüz ulaşamamış sesler için konser yapabilmek zorlaşıyor. Çünkü devreye mekânların başka kaygıları giriyor. Bu durum ister istemez tekdüze bir lineup ve programa neden olurken, dinleyicinin de keşif sürecini baltalıyor.

“BAŞ TACIM FAİROUZ”

- Dinlemekten keyif aldığın, beğendiğin sanatçılar kimler? “İdol” olarak gördüğün bir isim var mı?

S.S: Yasmin Hamdan, Charlotte Gainsbourg, Lhasa De Sela her zaman yanımda olanlar. İdol değil ama baş tacı olarak da Fairouz.

- Son olarak, dinleyicilerine iletmek istediğin bir mesaj var mı?

S.S: Sevdiklerinize özen gösterin, sağduyulu olun, doğayı sevin, keşfedin!