Yaşam

Paralimpik Sporcu Düzgün: Milli takımımız dünyada bir numara ama futbol şampiyonluğu kadar sesimizi duyuramadık

"Bizim gibi başarılı olan engelli branşlarına da sponsor olunmasını ve bizi desteklemelerini istiyoruz"

13 Eylül 2019 11:33

2016 Paralimpik Oyunları'nda altın madalya kazanan Goalball Milli Takım oyuncusu Gülşah Düzgün, spora başlama hikayesini, 2020 Tokyo Olimpiyatları'ndaki hedeflerini ve aktif bir sporcu olarak anne olmayı anlattı. yüzde 85 görme kaybı olan Görme Engelliler Goalball sporcusu Gülşah, kadrolarının çok iyi olduğunu ve favori gösterildiklerini belirterek, "Biz Paralimpik şampiyon olduk ama bir futbolun, basketbolun, voleybolun şampiyonluğu kadar sesimizi duyuramadık" dedi. Düzgün, "Bizim gibi başarılı olan engelli branşlarına da sponsor olunmasını ve bizi desteklemelerini istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Çocukken ailesinin güvenerek sokağa çıkardığını,bu yüzden özgüveninin yüksek olduğunu belirten Milli sporcu Gülşah Düzgün, "Ben daha çocukken annemler her konuda güvenerek beni sokağa çıkardılar. Bisiklet sürebiliyordum, diğer çocuklar ne yaparsa ben de aynısını yapabiliyordum. Futbol oynuyordum, arkadaşlarımla oyunlar oynuyordum. O şekilde bir korkum yoktu ama spora ilkokulda başladım. Spora başladıktan sonra da annemlerin şöyle bir korkusu oldu zamanla. Turnuvalara şehir dışlarına gittiğimiz için 'nasıl olur, ne olur' diye sırf görme engelli olduğum için değil, kız çocuğu olduğum için haklı olarak kaygılanıyorlardı. Zamanla aştık bunları ve hocalarıma da güvendiler. Ortama girdikçe alıştılar. Şimdi ise her yere tek başıma gidip gelebiliyorum" diye konuştu. 

"Spor bana çok şey kattı"

Goalball'e 2006'da başladığını ifade eden Gülşah Düzgün, "Milli takımda ilk 2008 yılında Almanya'da Avrupa Şampiyonası'na katıldım. Spor bana çok şey kattı. Bana daha iyi bir kişilik kazandırdı. Ben normal okusam da iyi yerlere gelebileceğimi düşünüyorum ama spor sayesinde birçok yer gezdim, birçok kişi tanıdım ve maddiyat olarak birçok şey kazandım. Şu an birçok kişinin hayal ettiği bir yerdeyim. Milli takımda olmak hem çok güzel bir gurur, hem de çok büyük bir sorumluluk. Her müsabakaya madalya almak için ve İstiklal Marşımızı okutmak için çıkıyoruz. Çok güzel bir duygu. Şeref aylığımız var. Ödüller olsun birçok şeyden yararlanabiliyoruz" şeklinde konuştu. 

"Bize sponsor olunmasını istiyoruz"

Gülşah Düzgün, kulüp bazında sıkıntı yaşadıklarını belirterek, "Hocalarımızın aşırı özverisiyle aşmaya çalışıyoruz. Milli takımdayken federasyonumuz her şeyimizi karşılıyor. Biz turnuvalara giderken onun dışında ekipman konusunda problemler olabiliyor. Bize sponsor gerekiyor. Ülkemizde futbola, basketbola, voleybola ve bunun gibi adı duyulan sporlara birçok şekilde destek veriyorlar ama bizim gibi başarılı olan engelli branşlarına da sponsor olunmasını ve bizi desteklemelerini istiyoruz. Öyle olduğu zaman daha çok imkan bulacağız ve sürekli üst kürsülerde olacağız" dedi.

En mutlu anının 2016 Paralimpik Oyunları'nda kazanılan madalya olduğunu vurgulayan milli sporcu, "Bu benim hayatımın madalyası diyebilirim. Çünkü her sporcu gibi benim de hedefim, hayalim olimpiyatlara katılmak ve orada madalya almaktı. Biz ilk katıldığımız Paralimpik organizasyonunda şampiyon olduk. Bu benim için çok değerli, çünkü emeğimin karşılığı bu diyebilirim. Biz takım olarak 12, 13 yaşından beri hep birlikteyiz. Aramıza sonradan katılanlar oldu ama onlar da hemen bizimle kaynaştı. Artık takım arkadaşı değil kardeş gibiyiz" ifadelerini kullandı. 

"Bu insanı duygusal olarak biraz yıpratıyor"

Kamp ve turnuva süreçlerinde 2 yaşındaki kızı Elif Beren'i çok özlediğini ifade eden Gülşah Düzgün, "Elif Beren ile olduğum zamanları en dolu, en iyi şekilde geçirmeye çalışıyorum. Maçlardan ve kamplardan dolayı her zaman maalesef ki ona vakit ayıramıyorum. Birlikte bir yerlere gidiyoruz ve oyun oynuyoruz. Yemeğini benimle birlikte yemek istiyor. Ayrıyken de sürekli konuşuyoruz ve annemde kalıyor. Sürekli irtibat halindeyiz, görüntülü konuşuyoruz. Daha yeni yeni konuşmaya başladı ama beni özlediğinde annemin evindeki fotoğrafımı gösteriyormuş. Bu insanı duygusal olarak biraz yıpratıyor. Tabii ki her şey onun için" dedi. 

"Altın kazandık ama futbol ve basketbol kara sesimizi duyuramadık"

Milli takım kadrosunun dünya sıralamasında 1 numara olduğunu belirten Gülşah Düzgün, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Kadromuz çok iyi. Dünyanın en iyi futbol oyuncuları ve dünyanın en iyi defans oyuncuları bizde. Rio'da da biz favori gösterilmiştik, Tokyo için de favori gösteriliyoruz. Yeniden altın madalya kazanmak için geçen seneki Dünya Şampiyonası'ndan itibaren hiç ara vermeden çalışıyoruz. Biz Paralimpik şampiyon olduk ama bir futbolun, basketbolun, voleybolun şampiyonluğu kadar sesimizi duyuramadık. Sadece bizim için söylemiyorum, tekerlekli sandalyeli halterci var Nazmiye. O da kamuoyunda o kadar yer almadı. Kimse goalball'ü bilmiyor. Sadece benim çevrem ve arkadaşlarım biliyor. Goalball'ü anlatamıyoruz."

2 yaşındaki kızı Elif Beren'in aktif olarak sporla uğraşmasını istediğini ifade eden Düzgün, "Tabii ki kendi tercihi ama herhangi bir sporla, profesyonel ya da değil, uğraşmasını istiyorum. Ama ben pilot olmasını istiyorum. Benim uçaklara karşı ayrı bir sempatim var. 2016 Paralimpik şampiyonasından sonra Elif Beren doğdu. Benim hayatımda birçok şey değişti. Farklı bir duygu. Spora dönmemin sebeplerinden biri de tabii ki takım olarak başarılı olmam. Bir de Elif Beren'in geleceğini daha iyi bir şekilde hazırlamak" diye konuştu. 

"Görmeyi sadece araba kullanmak için isterdim"

Milli sporcu Gülşah Düzgün, araba kullanmayı çok istediğini belirterek, "Benim görmeyi istememdeki sebep araba kullanmak. Araba kullanmayı çok istiyorum. 'Ben neden görmüyorum, keşke de görseydim' dediğim olmadı ama tek istediğim şey araba kullanmak. Babam beni hiçbir zaman parasız bırakmadı ve bir dediğimi iki etmedi. Hiçbir yönden bizi eksik kalmadım. Sporda kazandığım ilk parayla aileme yani babama araba aldım. Kazandığım ödüllerle de evimi kendim aldım" diye konuştu.