Yaşam

'Keşke ben ölseydim de köyüm IŞİD'in eline geçmeseydi'

IŞİD'in Kobanê'deki teröründen Suruç'a kaçanlar yaşadıklarını T24'e anlattı

23 Eylül 2014 16:08
Hikmet Durgun

Şanlıurfa-Suriye’nin Kobanê kentinde Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) saldırılarından dolayı Şanlıurfa'nın Suruç ilçesine kaçanlardan 3 çocuğu IŞİD tarafından öldürülen ve evi ateşe verilen İbrahim Avdo, “Keşke ben ölseydim de köyüm yabancıların eline geçmeseydi ve çocuklarım öldürülmeseydi” dedi. 3 aylık bebeğiyle IŞİD’den törüründen kaçan Meryem Kurdo ise 2 yıl önce Şam’dan Kobanê’ye, şimdi de Kobanê’den Suruç’a göç ettiklerini söyledi.

IŞİD’in 15 Eylül’den bu yana Kobanê’ye yönelik çok ağır silahlarla yaptığı saldırıdan sonra köylerinden kaçan Suriyeli Kürtler kaçış hikayelerini T24’e anlattılar.

 

‘2 çocuğum IŞİD’le savaşmak için gitti’

57 yaşındaki Hüseyin Ali: Kobanê'nin Demıh köyünden 3 çocuğumla ve eşimle yürüyerek Türkiye sınırına kadar geldik. 3 çocuğumdan 2’si IŞİD’le savaşmak için tekrar Kobanê’ye geçti. Şimdi onlar hep aklımda olacak. Biz zulümlerin zulmünü yaşıyoruz. Daha önce Halep’te oturuyorduk. Halep’te de savaş olunca dedik köyümüze gidelim. 9 ay önce geldiğimiz köyümüze bu sefer IŞİD tanklarla toplarla saldırdı. Atılan toplar sonucu evinde bulunan 2 kardeşim ve 1 amcamın çocuğu hayatını kaybetti. Daha onların cenazelerini kaldırmadan saldırılar arttı. Acelece cenazelerimiz defnettikten sonra köyden kimisi arabalarla biz de araba olmadığı için yayan Türkiye’ye kaçtık.

 

‘IŞİD ağır silahlarla saldırdı’

3 çocuğu IŞİD tarafından öldürülen ve evi ateşe verilen 65 yaşındaki İbrahim Avdo: Keremoğ köyünde oturuyordum. Köyümüz tam sınır köyü. YPG’nin elindeydi. IŞİD çok ağır silahlarla saldırıyordu. Her saldırdığında çocuklarımız kadınlarımız ağlıyordu. En son saldırıda yaşlılar, çocuklar ve kadınlar köyü terk etti, gençler de savaştı. Köyde 3 çocuğum kalmıştı savaşmak için onların da IŞİD’in eline geçtiğini ve öldürüldüklerini duyduk. Yıkıldık resmen. Keşke ben ölseydim de köyüm yabancıların eline geçmeseydi ve çocuklarım öldürülmeseydi.

 

‘4 ve 6 yaşındaki çocuklarımı kaybettim’

Konuşurken gözyaşlarına hakim olamayan 30 yaşındaki Fatma Nekşi: Kobani’ye bağlı Zerık köyünden geldim. IŞİD köye toplarla saldırınca eşyalarımızı bırakarak kaçtık. Kaçarken 2 çocuğumu kaybettim. İkisi daha çocuk. Biri 4 yaşında diğeri 6 yaşında. Tek isteğim çocuklarıma kavuşmam. Köyümüzden yerimizden yurdumuzdan malımızdan mülkümüzden olduk canlarımızdan olduk. Bütün dünya ülkeleri bu duruma el atsın. Allah için insanlık için bizleri bu durumdan kurtarsınlar bu IŞİD vahşetine son versinler.

 

‘Çocuklarım silah sesleriyle büyüdü’

3 aylık bebeğiyle IŞİD’den kaçan 34 yaşındaki Meryem Kurdo: 2 yıl önce Şam’da savaş olduğu için Şam’da bütün eşyalarımızı evlerimizi bırakarak sakindir bizim köyümüzdür diye düşündüğümüz köyümüze geldik. Elektriğin olmadığı Kosık köyümüzde geçen seneye kadar bir şey yoktu. YPG’nin elindeydi. Son 6 aydır IŞİD canileri köyümüze saldırmaya başladılar ama birkaç gün önce çok ağır silahlarla saldırdılar. Köyümüzün ortasına 4 top mermisi düşünce çok sayıda ev yıkıldı ve insanlar korktu herkes kaçtı. Bizde araçlarla kaçtık. Eşim ve 4 çocuğumla kaçtım. Şimdi nerde kalacağız ne yapacağız onu bilemiyoruz. Devlet çadır kent açsa orada kalırız yoksa Suruç’un herhangi bir köyünde boş ev bulursak orada kalacağız. Çok zor durumdayız. Allah kimseyi bu hale düşürmesin. En çok çocuklarım için üzülüyorum. Çoğu daha çocuk. Çocukluklarını yaşamadılar. Çocuklukları hep göçten göçe ve silah sesleri duymakla geçti.