Koronavirüs

İtalya'dan tahliye edilen karantinadaki Türk öğrenci anlattı: Uçakta ateş ölçümlerimiz yapıldı, hastaneye giden arkadaşlarımız dışında hiçbirimize test yapılmadı

"150 Euro karşılığındaki biletimizi aldıktan sonra rötarlı uçağımızı havaalanın içinde yaklaşık 5 saat bekledik"

29 Mart 2020 00:00
İsmail Ahmet Yeniçeri

Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve dünyada 30 binden fazla insanın ölümüne yol açan yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını, Avrupa'da en çok İtalya'yı etkiledi. Bugüne kadar 90 binin üzerinde vakanın görüldüğü ve 10 binden fazla insanın hayatını kaybettiği ülkede kalan Türk öğrenciler, geçen hafta Türk Hava Yolları'nın (THY) seferiyle Türkiye'ye getirildi. Dünyada Koronavirüs kaynaklı en çok ölümün yaşandığı İtalya'da gelen öğrenci Beyza Horasanlı, tahliye sürecine ilişkin "150 Euro karşılığında biletimizi aldıktan sonra rötarlı uçağımızı yaklaşık 5 saat havaalanın içinde bekledik. Milano'dan direkt Samsun'a iniş yaparak tahliyemiz gerçekleşti. Herkesin içinin rahat olması için buradan çıkmadan önce test yapılması talebimizde ısrarcı olacağız" dedi.

T24'ün sorularını yanıtlayan Horasanlı, İtalya'daki gözlemlerini ve Türkiye'ye geliş sürecinde yaşadıklarını paylaştı.

İtalya'ya salgının ortaya çıkmasından neredeyse 15 gün sonra gittiğini belirten Horasanlı, "Açıkçası o sıralarda ben vakaları pek takip etmiyordum, dolayısıyla bu konuda hiçbir endişe duymadım. İtalya'ya geldiğimde yeni vakaları duymuş olmama rağmen hayatın normal seyrinde devam etmesi de beni rahatlatmıştı. Ravenna şehrindeydim ve bir panik havası yoktu. Fakat ondan bir hafta sonra yavaş yavaş önlemler alınmaya başlamıştı" dedi.

"Öğrenciler yine dışarıda barlarda, kafelerde buluşmaya devam etti"

Tedbirlerin artırılmasıyla ilk olarak okulların kapandığını ancak insanların birbirleriyle buluşmaya devam ettiği aktaran Horasanlı, "Öğrenciler yine dışarıda barlarda, kafelerde buluşmaya devam etti. Parklar oldukça kalabalıktı, insanlar çocuklarını oynamaya çıkarıyorlardı, yürüyüşe çıkanlar ve mezuniyet partisi planları yapanlar vardı" derken, sonrasında tedbirlerin artmaya devam ettiğini belirtti.

"Müzeler ve turistik yerlere de kısıtlamalar getirildi. Önce sosyal mesafeyi koruma şartıyla izin veriliyordu, daha sonra tamamen kapatıldılar. Bir süre sonra kafeler ve restoranlarda da aynı kurallar geçerli oldu. Aradan bir hafta daha geçince de zaten tamamen kapatıldılar."

"Rutinini bozmayan da, ilk günden eve kapanan da vardı"

Sürecin başından itibaren rutinini bozmayan insanlar olduğu gibi, ilk günden market alışverişini yapıp eve kapanan insanların da olduğunu belirten Horasanlı, "Genel anlamda insanlar rahat davranıyordu. Ravenna diğer şehirlere göre biraz daha küçük bir şehir. Belli başlı büyük şehirlere ulaşımı sağlamak için önce trenle Bologna'ya geçmeniz gerek. Yani bir bakıma izole olduğunu düşünüyorum. Belki de bunun getirdiği bir rahatlık vardı" şeklinde konuştu.

Horasanlı, okulların tatil edilmesiyle birlikte şehirler arası geçişlerin arttığını, bu durum nedeniyle salgının yayılmasının engellenemediğini söyledi. Horasanlı, o dönemde yaşananları şöyle aktardı:

"Marketler hariç bütün dükkanlar, iş yerleri kapatıldı"

"Başta sadece Milano şehri kapatılmıştı daha sonra tüm ülkede giriş- çıkışlar durduruldu. Milano'nun karantina haberi gündemdeyken 8 Mart Pazar günü Ravenna'da evlerinde sıkılan insanlar Marina'ya akın etmişlerdi. Ben de güzel havayı değerlendirmek için oradaydım, ne yazık ki ben de dahil birçok insan durumun ciddiyetini kavrayamamıştık. O günün akşamı karantina kuralları tekrar güncellendi, kısıtlamalar getirildi. Marketler hariç bütün dükkanlar, iş yerleri kapatıldı ve herkes ev karantinasına uydu. Evde 6 kişiden fazla insanın bir arada bulunmaması gibi uyarılar vardı. Tüm mezuniyet partileri evde dahi olsa iptal edildi. Dışarıya çıkmak için gerekli bir sebebi olmayan kişileri tespit edip ceza yazmak için polisler devriye gezmeye başladı."

İtalya'daki karantina sürecinde marketlerin önünde sıraya giren insanlar - Fotoğraf: Beyza Horasanlı

"Kısıtlamalar sonrası sokakta sadece köpeğini yürüyüşe çıkaranları görmeye başladık" diyen Horasanlı, bu durumda tek seçeneğin evlerin balkonu olarak kaldığını belirtti.

Sosyal medyada dolaşıma giren 'balkonda eğlenen insanlar'ı sorduğumuz Horasanlı, "Ben şahit olamadım, benim yaşadığım sokak biraz daha sessiz sakin bir yerdi. Biz de güneşli günleri balkonda geçirmeyi tercih ediyorduk sadece" dedi.

Uçuş yasaklarının gelmesi, dönüş planlarını iptal ettirdi

"Türkiye'ye ilk ne zaman dönmeyi düşündün ve ne gibi yolları denedin? Konsoloslukla nasıl bir iletişim kurdun, yardımcı oldular mı?" sorusunu da yanıtlayan Horasanlı, yurt dışı uçuşlarının kısıtlanmasıyla dönüş planlarının ertelendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Okulların açılması ertelendikçe ben dönmeyi düşünmeye başladım. Çünkü Erasmus öğrencisiydim ve daha hiç ders görememiştim. Okulumdan da dönmem konusunda izin gelince 11 Mart'ta Türkiye'ye aktarmalı olarak dönüş yolları araştırdım. Konsoloslukla irtibat halinde olarak dönüşümü planlıyordum. Konsoloslukla telefon üzerinden iletişime geçtim. Onlar şu anda dönmeyi tavsiye etmediklerini ama dönmek isteyen vatandaşların da kendi imkanları ile aktarmalı olarak ülkeye geçebileceklerini söylediler. Avrupa'dan Türkiye'ye gelecek uçakların da durdurulması kararıyla benim planlarım iptal oldu. Konsoloslukla tekrar iletişime geçip olası tahliye kararıyla dönmeyi talep ettim. Mail üzerinden bir dilekçe yolladım fakat geri bildirimlerinde şu anda herhangi bir tahliye kararı olmadığını söylediler. Başvuru listesine alındım ve takip etmeye başladım."

"Kendi imkanlarımızla bulunduğumuz şehirden havalimanına geldik"

Tahliyenin gerçekleştiği 24 Mart gecesinden bir gün önce Konsolosluk tarafından bilgilendirildiğini aktaran Horasanlı, "Milano'dan Malpensa Havaalanı Terminal 2'den yapılacak tek seferle gideceğimiz söylendi, Milano'ya ulaşımı ise kendi imkanlarımızla bulunduğumuz şehirden trenle gelerek sağladık. Trende sağlık çalışanları dışındaki yolcuların seyahat etme yasağı olduğu için elimizde zorunlu dönüşümüzü onaylayan belgeyle yola çıktık. Polis kontrolünde bu belgeyi gösterdik" dedi.

Horasanlı, havalimanında Türkiye'ye dönüşleri için uçak biletlerine 150 Euro ödediklerini aktarırken, "Havaalanının dışında biletlerimizi almak için yaklaşık 3 saat bekledik, bu süreçte hangi şehirde karantinada kalacağımız konusunda bilgilendirilmemiştik. Uçağın İstanbul'a ineceği söyleniyordu fakat haberlerde Samsun KYK yurduna yerleştirileceğimiz yazıyordu. 150 Euro karşılığındaki biletimizi aldıktan sonra rötarlı uçağımızı yaklaşık 5 saat havaalanın içinde bekledik. Milano'dan direkt Samsun'a iniş yaparak tahliyemiz gerçekleşti" şeklinde konuştu.

Fotoğraf: Beyza Horasanlı

"Uçakta ateş ölçümlerimiz yapıldı; hastaneye gidenler dışında test yapılmadı"

Kendilerine Koronavirüs testi yapılıp yapılmadığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Horasanlı, "Uçakta ateş ölçümlerimiz yapıldı. Türkiye'ye indiğimizde ateşi yüksek çıkan arkadaşlarımızı hastaneye sevk ettiler. Biz kalanlar da bavullarımızın dezenfekte işlemini bekledikten sonra otobüslere alınarak Münevver Ayaşlı yurduna getirildik. Hastaneye giden arkadaşlarımız dışında hiçbirimize test yapılmadı" ifadesini kullandı.

Samsun Valiliği, İtalya'dan tahliye edilen ve hastaneye götürülen yolcuların Koronavirüs testlerinin negatif çıktığını açıklamıştı.

"Odalar temiz, yemekler kapıya getiriliyor, her gün ateşimiz ölçülüyor"

Samsun'daki karantina sürecini de anlatan Horasanlı, kendilerine test yapılmasında ısrarcı olduklarını belirtirken, şöyle konuştu:

"Buradaki odalarda tek kişi kalıyoruz, odadan çıkmak birbirimizin odasına girmek ya da birbirimize bir şey alıp vermek yasak. Yemeklerimiz buradaki çalışanlar tarafından kapıya getiriliyor. Vali, il müdürü, yurt müdürü, bizim için çalışan insanlar, kat görevlilerimiz gerçekten ellerinden geleni yapıyorlar. Tüm ihtiyaçlarımızı karşılamaya çalışıyorlar. Geldiğimizde odalar temizdi ve günlük gerekli kişisel malzemeleri odaya geldiğimizde hazır bir şekilde bulmuştuk. Bize çok iyi bakıyorlar.

"Test yapılması talebimizde ısrarcı olacağız"

"Onun dışında her gün Sağlık görevlileri odalara gelip kapıdan ateş ölçümlerimizi yapıyor. Birçoğumuz test yapılmasını da talep ettik fakat Sağlık Bakanlığı'nın kararıyla semptomları olmayan için gerekli olmadığını söylediler. Yine de herkesin içinin rahat olması için buradan çıkmadan önce test yapılması talebimizde ısrarcı olacağız."

Bakanlık yetkililerinin öğrencilerin test yapılmasına ilişkin taleplerine ise, 'en sağlıklı kararın verileceği' şeklinde yanıt verdiği öğrenildi.

Horasanlı, 14 gün sonunda evlerine nasıl gidecekleri konusunda da net olarak bilgilendirilmediklerini söylerken, "Kesin bir bilgiye sahip olmamakla birlikte, devlet imkanları ile gönderileceğimizin, ilerleyen günlerde gideceğimiz şehirlerin isimlerini ve bilgilerimizi doldurmak için formlar dağıtılacağının duyurusu yapıldı" dedi.

Dünyada vaka sayısı 650 bini, ölüm 30 bini aştı

Bugüne kadar yeni tip Koronavirüs salgını nedeniyle Türkiye'nin uçuş yasağı getirdiği ülkelerde geçici olarak bulanan öğrencilerden 2 bin 721'i, talepleri doğrultusunda ülkeye getirilerek karantina altına alındı.

John Hopkins Üniversitesi'nin son verilerine göre, dünya genelinde 650 bin kişide Koronavirüs tespit edilirken, hayatını kaybedenlerin sayısı 30 bini geçti. 10 binden fazla ölümün yaşandığı İtalya ve 115 binden fazla vakanın görüldüğü ABD salgının yeni merkezleri kabul ediliyor.

Türkiye'de ise son açıklanan verilere göre Koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 16 kişi artarak 108'e, toplam vaka sayısının 7 bin 402'ye yükseldi.