Kültür-Sanat

Ian McKellen: Cumhurbaşkanınızın ev halini merak ediyorum

"İngiltere'de çok çalıştık ve sonunda bütün anti-gey politikaları dize getirdik"

09 Nisan 2017 19:10

‘Yüzüklerin Efendisi’ filmindeki Gandalf karakteriyle hafızalara kazınan, ancak önemli bir Shakespeare oyuncusu olarak da tanınan Ian McKellen, Cumhurbakanı Tayyip Erdoğan hakkında "Shakespeare, liderlerin sokaklardaki afişlere yansıyan hallerini değil evdeki hallerini gösteriyor bize. Sizin Cumhurbaşkanını ev halini de merak ediyorum bu yüzden" dedi.

‘Shakespeare’ oyununun bugün hala geçerliliğini koruduğunu söyleyen McKellen, “Kudretli insanların, kralların, liderlerin, zenginlerin perde arkasında neler yaptığını mükemmelen anlatıyor çünkü. Liderlerin sokaklardaki afişlere yansıyan hallerini değil evdeki hallerini gösteriyor bize” dedi.

McKellen, Hürriyet’ten Yenal Bilgici'ye verdiği röportajda, “Sizin cumhurbaşkanınızın ev halini de merak ediyorum bu yüzden. Tam da şu an ne yapıyor acaba? Kurabiye seviyor mu mesela? Bir yiyeceğe takıntısı var mı?” yorumunu yaptı.

Yüzüklerin Efendisi filminde canlandırdığı Gandalf karakteriyle hafızalara kazınan McKellen, bu rolü kabul etme hikayesini şöyle anlattı:

“Görevimiz Tehlike 2 çekilecekti. Benden kötü adamı oynamamı istediler. Senaryoyu görmek istedim. ‘Hayır’ dediler, ‘Gösteremeyiz.’ ‘Nasıl karar vereceğim peki görmeden’ diye sordum. Yine de göstermediler. Bence yazmamışlardı zaten. Israr edince sadece benim sahnelerimden birini verdiler. Ben de ‘Hayır’ dedim. ‘Görevimiz Tehlike bu, Tom Cruise falan; nasıl reddedersin, kariyerinde dönüm noktası olacak’ dediler. Yine de istemedim, prensip meselesi. Ertesi ay Gandalf teklif edildi. Sonra da X-Men’de Magneto.”

“Görevimiz Tehlike 2 uzun süre çekilemedi” diyen McKellen, “Kabul etseydim ne Magneto olurdu ne de Gandalf. Erdem ödüllendirilmiş oldu böylece” dedi.

Eşcinsel olduğunu İngiltere’de ilk açıklayan sanatçı olan ve eşcinsel hakları üzerine yürüttüğü kampanyayla da bilinen McKellen, “Toplum ‘Sen böyle olmamalısın’ demesine rağmen kendimi değiştirmedim. Tüm enerjimi aktör olmaya verdim. Çünkü bu dünyadan kaçmak aktörlükle mümkün olabiliyordu” şekllinde konuştu.

“Sanat dünyasında da birçok gey vardı ama bir yalanı yaşıyorduk” diyen ünlü oyuncu, eşcinsel olduğunu ilk nasıl açıkladığını şöyle anlattı:

“Yine de o zamanlar resmen illegal bulunan eşcinsellik konusunda yasalar gevşemeye başlamıştı. Derken Margaret Thatcher hükümetinin ‘eşcinselliği teşvik etmeyi’ yasaklayan yasası geldi. Diğer herkes gibi öfkeliydim. Toplumun güya saygın bir üyesiydim. İngiltere’yi dünyanın her yerinde temsil ediyordum. Kraliçe bana bir madalya vermişti. Ama yine de ikinci sınıf vatandaştım. Böyle devam etmeyi kendime yediremiyordum. Bir gün radyo yayınında gey olduğumu söyledim.”

Eşcinsel olduğunu açıkladıktan sonra eşcinsellerin sözcüsü haline geldiğini anlatan McKellen, “İngiltere’de çok çalıştık ve sonunda İngiltere’deki bütün anti-gey politikaları dize getirdik. Bütün haklarımızı aldık. Şimdi yeni bir yasamız var; ‘cinsel yönelim yüzünden okullarda ayrımcılık yapılamaz!’ Artık daha medeni bir yerde yaşadığımı hissediyorum. Bunda biraz payım olduğu için çok mutluyum ve bu, Kral Lear’ı oynamaktan çok daha önemli geliyor bana” dedi.