Kültür-Sanat

Haftanın Sanat Rotası: Bu hafta, üç büyük şehirde hangi sanat etkinlikleri var?

Her hafta cuma günü yayımlanan bu ajandada, o hafta İstanbul, Ankara ve İzmir’de yapılacak sanat etkinlikleri derleniyor

28 Şubat 2025 07:00
Can Öztürk

Türkiye’nin sanatla dolup taşan şehirlerinden İstanbul, Ankara ve İzmir’de bulunan tiyatro, sergi, atölye gibi etkinlikleri derleyen Haftanın Sanat Rotası, bu hafta yirmi üçüncü sayısıyla sizlerle. Bu haftanın derlemesinde birbirinden farklı sergiler ve tiyatro oyunları yer alıyor.

Her hafta cuma günü yayımlanan Haftanın Sanat Rotası'nda bu hafta 1-7 Mart tarihlerindeki etkinliklerine yer veriliyor.

İşte İstanbul, Ankara ve İzmir’de sizler için derlediğimiz kültür sanat etkinlikleri:

İstanbul'da bu hafta

-Heykel Olma Teşebbüsü / Franz Erhard Walther

Sanatçının 1958 tarihli aynı isimli yapıtından yola çıkan Heykel Olma Teşebbüsü başlıklı sergi, Walther’in uzun soluklu pratiğinde beden, eylem ve heykel arasında ördüğü çok yönlü ilişkilere odaklanıyor. 

Sanatçının 60 yılı aşkın bir zaman dilimine yayılan pratiğinin kavramsal dönüm noktalarını kronolojik olmayan bir güzergâh içerisinde bir araya getiren sergi, farklı dönemlere ait eser grupları arasında dinamik bir diyalog kurmayı amaçlıyor. Serginin küratörlüğünü Selen Ansen üstleniyor. Heykel Olma Teşebbüsü sergisi 5 Ekim'e kadar Arter'de ziyarete açık olacak.

-Şeylerin Ailesinde / Itamar Gov

İsmini Mary Oliver’ın 1986 tarihli Wild Geese (Yaban Kazları) adlı şiirinden alan sergi, sanatçının bireysel ve kolektif kimlikleri oluşturan kültürel gelenekler, konvansiyonlar ve jestlere yönelik sorgulamasının etrafında şekilleniyor. Sergide mekân, malzeme ve irdelediği kavramlar bakımından çeşitlilik gösteren yeni çalışmalar sunan sanatçı, mevcut olana dair her şeyin ötesine geçerek bizi kuşkuyu kabullenmeye ve sorgulayıcı bir sürecin parçası olmaya davet ediyor. Şeylerin Ailesinde sergisi 15 Mayıs'a kadar Zilberman'da sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.

-7067 Sokak / Feyzan Alasya

Kendini sanatın ve düşüncenin serbest dolaştığı, imgelerin bir araya gelerek yeni anlamlar kazandığı bir alan olarak konumlandıran sergide rüyalar, mitler, konuşmalar, günümüzün görsel ve duygusal yükleri irrasyonel biçimlerin anlamlı formlara evrildiği katmanlı bir süreç olarak tuvalde yerini alıyor. Anlamın sürekli dönüşüm içinde olduğunu hatırlatan sergi, düş ve gerçeklik arasında geçmişi ve anı iç içe geçiriyor. Feyza Alasya'nın 7067 Sokak adlı sergisi 15 Mart'a kadar ziyarete açık olacak.

-Köpek Kalbi

1924 yılı… Sovyet Rusya’nın karanlık atmosferinde, toplumsal düzenin ve bürokrasinin içine sıkışmış Profesör Preobrajenski insan beyni ve gençleşme üzerine çalışmaktadır. Ona dünya çapında şöhret kazandıran, insanların gençleşmesini sağlayan bir teknik geliştirmiştir. Beyin araştırmaları sürecinde yeni bir deney yapmayı tasarlar. Sokak köpeği Şarik’e zor bir ameliyatla bir insandan alınan hipofiz ve testisleri nakleder. Mihail Bulgakov'un aynı isimdeki eserinden uyarlanan Köpek Kalbi oyunu, 1 Mart Cumartesi günü Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi'nde olacak.

-Babil Kuleleri

Bir gökdelen inşaatına odaklanan Babil; inşaat sürecinin farklı zamanlarına sıçrayarak farklı sınıfların bakış açılarından bir toplumsal panorama ortaya koyuyor. Şantiye alanından binanın tamamlandığı bir temizlik gününe, oradan da bir daire satışına geçiş yaparken iş cinayetleri merkezinde bir tartışma alanı yaratıyor. Birbirine değmediği düşünülen sınıflar ve onların gerçekleri arasındaki görünmez bağları açığa çıkarıyor. Babil Kuleleri oyunu 1 Mart Cumartesi günü Leyla Gencer Sahnesi'nde olacak.

-Romeo'yu Beklerken

Bilinmeyen bir zamanda gerçekleşen bir savaş. Dışarıdaki kaos devam ederken kendini evine kapatmış, hayal dünyasına tutunarak yaşayan hassas, genç bir kadın: Talya

Talya'nın ihtiyaçlarını karşılamak üzere hayatını tehlikeye atarak sık sık onu ziyaret eden bir abla: Raneen. Ve eve gizlice giren bir düşman askeri: Edhem.
Üç karakter de farklı şekillerde hayatta kalma mücadelesi verirken, aralarında gelişen, dönüşen ya da başa saran ilişkiler...

2024 Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri'nde "Yılın Yönetmeni" ve "Yılın Kadın Oyuncu" dallarında aday gösterilen "Romeo'yu Beklerken", savaş ortamında güvenli alan ile güvensiz alan ayrımının nasıl birbirine karışıp değişebileceğini gösterirken mim, absürt ögeler ve gerçekçi tiyatro dinamiklerinden yararlanarak savaşın acımasızlığı ve saçmalığını ele alıyor. Romeo'yu Beklerken adlı oyun 1 Mart Cumartesi günü House of Performance - Alt Sahne'de olacak.

Ankara'da bu hafta

-Eksi Bir

"Eksi Bir" aşk acıları, hayal kırıklıkları ve yaralarını birlikte iyileştirmeye çalışan; birbirinden başka kimsesi olmayan iki kadının hikayesi. Bodrum katlarında geçen bir ömür, tekinsiz sokaklar ve hükmeden adamlardan kurtulmaya çalışan Melis ve Sude için artık oyundan kaçış yok. Karar verilmeli. Harold Pinter’ın Gitgel Dolap adlı oyunundan uyarlananan Eksi Bir adlı oyun, 1 Mart Cumartesi günü Farabi Sahne'de olacak.

-Gökyüzü

Halley Kuyruklu Yıldızı dünyaya yaklaşırken, bir kasabada varlıklı bir ailenin küçük kızı öldürülür. Suçlanan çiftin erkeği idam edilir; genç kadın ise hamile olduğunu söyleyerek cezadan kurtulmaya çalışır. Gerçeği öğrenmek için 12 kadından oluşan bir jüri toplanır. Kadınlar, genç kadının kaderini belirlemeye çalışırken birbirleriyle çatışır, kardeş olur, düşmanlaşır ve kadınlık hallerini sorgular. Kahkahalar arasında patlayan öfkeler, gözyaşlarıyla açılan sırlar her birini dönüştürür. Kadınlar arasında derin bağlar ve çatışmalar üzerinden zamansız ve sarsıcı bir hikâye anlatılır. Gökyüzü adlı oyun 1 Mart Cumartesi günü Şinasi Sahnesi'nde olacak.

-Araf

İnsanoğlu için en zoru sanırım arada bir yerlerde kalmaktı.Bu boyut veya başka bir boyutta.
Yaptıklarımızın sonuçlarıyla yüzleşme fırsatı mı , kaçmak mı?Yoksa bu sonuçlar altında ezilmek miydi arada geçen zaman? Yüzleştiği her boyut,açtığı her kapının ardında farklı bir benliğiyle karşılaştı insan seçimlerinin sonucunda.

İnsan bu Araftan kurtulabilecek miydi bu boyutta veya öbüründe... Araf adlı oyun 1 Mart Cumartesi günü CerModern Fuaye'de olacak.

-Romeo ve Juilet

William Shakespeare'in yazdığı, dünyanın en bilinen aşk hikayesi olan Romeo ve Juliet oyunu, birbirine düşman iki ailenin çocukları arasındaki imkansız aşkı anlatır. Ancak Romeo ve Juliet'in aşkları karşısındaki tek engel aileleri değildir; arka arkaya gelen talihsizlikler de onların kavuşmasına engeldir. Romeo ve Juliet oyunu,  2 ve 5 Mart tarihlerinde Kulis Sanat Tiyatrosu Panora'da olacak.

-Benerci Kendini Niçin Öldürdü?

Nazım Hikmet'in  "Benerci Kendini Niçin Öldürdü?"adlı ölümsüz eseri, Alper Angın'ın oyunlaştırmasıyla, Mine Acar'ın  rejisiyle, Kadir Anıl Adıgüzel'in muhteşem performansıyla sahnelere taşınıyor. Benerci Kendini Niçin Öldürdü? adlı oyun 2 Mart Pazar günü Ankara Çayyolu Sahne'de olacak.

-Miss Margarida Yöntemi

Hayata dair tüm soru işaretleri… Bilinmeyen her şey… Her şey… Her şey? Herkes Miss Margarida olmak ister. Herkes Miss Margarida’yı ister. Miss Margarida ise bütün gözler üstünde olsa bile dersini asla aksatmaz! Miss Margarida “her şeyi” anlatacak… Miss Margarida Yöntemi adlı oyun, 2 Mart Pazar günü Kült Sahne, 5 Mart Çarşamba günü de Aralık Sahne'de olacak. 

İzmir'de bu hafta

-Ziyaretçi

Hani... tam uykuya dalmadan... rüya görmeye başlamadan veya derin uykudayken... İnsan o zaman nerededir?”

       Dünya, II. Dünya Savaşı’nın ayak seslerini duyarken ünlü Doktor Sigmund Freud Viyana’daki dairesinde sıkıntılar içindedir. Tüm Avrupa’yı sarmaya başlamış olan illet Avusturya’yı da kıskacına almıştır. İnandığı değerlere karşın ülkesinden göç etmekle etmemek arasında gidip gelen Freud en çok da kızı için endişelenmektedir. Üstüne üstlük sürekli kapısına dayanan can sıkıcı biri vardır. Tüm bunlar yetmezmiş gibi çok ama çok esrarengiz bir Ziyaretçi çıkıp gelecek, Dr. Freud’un tüm görüşlerini, düşüncelerini, inançlarını ve değerlerini acımasızca sorgulayacaktır. Gitmekle kalmak, faşizmle direniş, tanrıyla inançsızlık, insanlıkla zulüm, aileyle toplum, mesleki sorumlulukla bireysel kurtuluş, gerçekle düş gibi birbiriyle çatışan değerler dengesinde Dr. Freud bu gizemli Ziyaretçi’yle yaptığı “seanslar” sonucunda ölüm kalım meselesi olan bir karara varmak zorundadır. Hem zaten, kimdir bu esrarlı Ziyaretçi? Gerçekten iddia ettiği kişi olabilir mi? Bu yaşananlar gerçek olabilir mi?

       Eric - Emmanuel Schmitt’in yazıp, Berfin Zenderlioğlu’nun yönettiği ‘Ziyaretçi’, insan ruhunun en derin ve kırılgan noktalarına dokunan bu soruları sahneden bizlere soracak: “Bütün bir kent yanıp kavrulurken, insan bir kanaryayı kurtarmak için uğraşmalı mı? Ziyaretçi adlı oyun, 1 Mart Cumartesi günü İzmir Konak Ege Üniversitesi AKM Yunus Emre Salonu'nda olacak.

-Sadakat

Sadakat dediğin şey, kaybedeceğin şeyler,kazanacaklarından fazlaysa vardır.Aldatmayı hep düşünürsün ama yapamazsın.İki insan birbirine kenetlenmiş olsa da bazen kaynaşamıyorlar.İki mikrop gibi birbirlerinden beslenerek yaşıyorlar.  Sadakat adlı oyun; 28 Şubat, 1 ve 7 Mart tarihlerinde Pier Sahne'de olacak. 

-Annem

Gerçek nedir? Zaman nasıl akar? En sevdiklerimiz gerçekten kim?

Florian Zeller’in uluslararası ödüllü oyunu “The Father” dan uyarlanan ANNEM, izleyiciyi bir zihnin labirentlerinde dolaştıran sarsıcı bir hikâye sunuyor. Sizi kendi gerçekliğini kaybetmeye başlayan bir annenin gözünden dünyayı deneyimlemeye davet ediyoruz. Anılar, yüzler ve şehirler değişirken, hangisi gerçek, hangisi hayal?

Bir annenin zaman, hafıza ve kimlikle olan mücadelesini sahneye taşıyan ANNEM, sadece bir hikâye değil; yaşanmışlıkların, kayboluşların ve hatırlamanın derinlerinde bir yolculuk…

Bu özel proje, Tiyatro Peron ve Beyinsahne işbirliğiyle sahnelenmektedir. Annem adlı oyun 1 Mart Cumartesi günü Peron Sanat'ta olacak.

-Ben Fidel

Ben Fidel, emperyalizmin kıskacına rağmen ülkesinin bağımsızlığından ödün vermeyerek Küba halkının gönlünde “Büyük (Maximo) Lider” dünya halklarının gönlünde ise efsaneye dönüşmüş Fidel Castro’nun hayatı, Küba devrimi ve bağımsızlık mücadelesi. Peki Küba nasıl başardı? Fidel’den dinleyelim… Ben Fidel oyunu 2 Mart Pazar günü Kemeraltı Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde olacak. 

-Bir Düş Gibi (Cahide Sonku)

Son oyununun provasını yapmak için seyircisiyle bir araya gelen, Türk Tiyatro ve sinemasının ilk dönemlerinde efsaneleşmiş kadın oyuncu ve yönetmenlerinden Cahide Sonku; acıları, hayalleri, başarı, başarısızlıkları ve aşklarıyla karşımıza çıkıyor.

Tutkuyla örülmüş bu acı yüzleşme, bir dönemin Türk sinema ve tiyatro hayatına ışık tutarken aynı zamanda güçlü bir kadın figürünün serüvenini belleğin derinliklerine inerek sunuyor. Bir Düş Gibi (Cahide Sonku) adlı oyun 4-8 Mart tarihlerinde Konak Sahnesi'nde olacak.

-Güne Bakan Cam Kırıkları

İki yalnız insanın bir parkta beklenmedik şekilde karşılaşmasıyla başlayan oyun, geçmişin ve bugünün, yalanla gerçeğin, kahkahalarla gözyaşlarının birbirine girdiği, seyredenlerin unutamayacağı bir hikayeye dönüşür. Adam ve kadın birbirini, oyun seyirciyi değiştirecektir. Oyunu izlemeye ama onun da ötesinde bizimle diz dize oturup, Memet Baydur'u dinlemeye davet ediyoruz herkesi. Bu hüzünlü ve hınzır, zeki ve alaycı yazar, ruhuna hep iyi geliyor insanın. Güne bakan Cam Kırıkları adlı oyun 5 Mart Çarşamba günü Konak Atatürk Kültür Merkezi'nde olacak.