Kültür-Sanat

Duman: John Berger ve Selçuk Demirel’den ortak yapıt

Aslı Uluşahin: Duman deyip geçme ve biraz yavaşlayıp dumanın ardında nelerin gizlendiğine bir bak

09 Ağustos 2016 00:46

Ünlü yazar ve sanat eleştirmeni John Berger ve ünlü çizer Selçuk Demirel'in bir ortak yapıtı 'Duman' adlı kitap Cevat Çapan'ın çevirisiyle Yapı Kredi yayınlarından çıktı.

"Duman'da kül tablaları bir çeşit konukseverlik araçlarıydı" diye yazan John Berger ve Selçuk Demirel'in desenleri zihnimizde soru işaretleriyle karışık ünlemler üretiyor: Belki de asıl sağlığa zararlı olan şey hayatın ta kendisidir! Unutmadan, Duman Cevat Çapan'ın enfes çevirisiyle okuyucusuyla buluşuyor…" tanıtım bülteniyle çıkan kitap 2016 yılının en süpriz kitaplarından birisi olarak görülüyor.

Kültür Servisi'nden, Aslı Uluşahin'in , Berger ile karikatürist Demirel’in ortak çalışması 'Duman' adlı kitap için hazırladığı yazısı şöyle:

Yazar John Berger ile karikatürist Selçuk Demirel’in ortak çalışması 'Duman' adlı kitap, yasaklı ya da meşru görülen dumana daha dikkatle bakmanıza neden oluyor:

Sigara yasakları ve dumansız hava sahası meselesiyle açılıyor kitap. “Sigara öldürür” söylemiyle tiryakilerin katil, sapkın ilan edilmesine değindikten sonra asıl ölümcül olana geliyor: İklim değişimini körükleyen sanayi bacaları, otomobil egzozları vb.

Berger’in kısa kısa metinleri ve Selçuk Demirel’in farklı tarihlerde yaptığı karikatürleriyle örülen, Cevat Çapan'ın Türkçeleştirdiği çalışma, bir meselle sona eriyor: John Berger, İzlanda’daki Duman Körfezi’nde (Reykjavik) geçen bir olayı aktarıyor ve meseleye ilişkin son sözünü söylüyor: Duman, aynı zamanda tüten ocağa, insan sıcaklığına da işaret etmez mi?

Burada bir parantez açıp aynı adlı filmi hatırlayalım: Türkiye’de 'Duman' adıyla izlenen 'Smoke', Paul Auster’ın senaryosunu yazdığı ve Wayne Wang ile yönetmenliğini üstlendiği 1995 yapımı bir film. Filmin tütün dükkânında geçen şahane sahnesinde, dükkânın sahibi Auggie, müşterisi Paul’e, mevsimler boyunca her gün aynı saatte sokakta aynı noktadan çektiği fotoğrafları gösterir. Paul, albümdeki karelere hızla bakarken “ama bunların hepsi aynı” diye söylenince Auggie işin özünü anlatır: “Biraz yavaşla; yavaşlamadan anlayamazsın dostum.”

John Berger ile Selçuk Demirel’in kitabı da aslında benzer bir isteği okurun önüne koyuyor: Duman deyip geçme ve biraz yavaşlayıp dumanın ardında nelerin gizlendiğine bir bak.

Son sözü, kitabın önsözünde yazılanlara bırakayım:

“Ateş olmayan yerden duman çıkmaz”

Bu sözü biri ilk kez herhangi bir söylentinin yersiz olmayabileceği anlamında söylemiş.

Günümüz medyasında da kelimeler çoğu zaman alevleri gizleyen bir duman perdesi işlevini görürler.

Kuzey Kore hükümeti bir denizaltıdan Hidrojen bombası fırlatarak bir deneme yaptıklarını daha yeni açıkladı. Bunun gerçek mi, yoksa blöf mü olduğu konusundaki tartışmaların sonu gelmiyor.

Dünyadaki denizlerde tepeden tırnağa nükleer silahlarla donatılmış 60 denizaltının faaliyete geçmek için gece gündüz emir beklediğini kimse düşünmüyor.

Duman'da 'Kül tablaları bir çeşit konukseverlik araçlarıydı' diye yazan John Berger ve Selçuk Demirel'in desenleri zihnimizde soru işaretleriyle karışık ünlemler üretiyor: Belki de asıl sağlığa zararlı olan şey hayatın ta kendisidir! Unutmadan, Duman Cevat Çapan'ın enfes çevirisiyle okuyucusuyla buluşuyor…

* John Berger, Selçuk Demirel, Cevat Çapan ortaklığıyla yaratılan diğer kitaplar: Kıyıdaki Adam (YKY, 1998), Katarakt (YKY, 2011)