15 Temmuz Darbe Girişimi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'de 3 ay süreyle olağanüstü hal ilan etmeye karar verdik!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin kredi notunu düşüren S&P'nin kararının da siyasi olduğunu söyledi

21 Temmuz 2016 02:21

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Güvenlik Kurulu ve Bakanlar Kurulu toplantılarının ardından yaptığı açıklamada, darbe girişiminde bulunan terör örgütünün tüm unsurlarıyla ve süratle bertaraf edilebilmesi için anayasanın 120. maddesi uyarınca 3 ay süreyle olağanüstü hal ilan edildiğini söyledi.

MGK ve Bakanlar Kurulu sonrasında alınan kararları açıklayan Erdoğan, bir teşekkür konuşması yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişimi gecesi hükümete destek verdiklerini açıklayan muhalefet partilerine teşekkür etmezken, "Şu siyasi parti, bu siyasi parti konuşacak değilim. Cumhurun başı olarak milletimizle iftihar ediyorum" ifadelerini kullandı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle: "Değerli vatandaşlarım, dünyanın dört bir yanında gönlü ve gözü Türkiye’ye kilitlenmiş sevgili dostlar, en kalbi duygularımla selamlıyorum.

 15 Temmuz akşam saatlerinden itibaren Türkiye tarihinin en kritik günlerinden birini yaşadı. TSK içinde yuvalanmış bir grup darbe girişimi başlattı.
 
FETÖ üyesi olduğu anlaşılan bu grup uçaklarla, helikopterlerle, tanklarla, silahlarla devlete ve millete karşı saldırıya geçti.
 
Külliye, TBMM, Başbakanlık, Genelkurmay, Jandarma, MİT, Boğaz Köprüsü ve çeşitli askeri birimlerimiz yoğun saldırı altında kalmıştır.
 
Şahsımın ve hükümetin kararlı duruşu, milletin cesurca dikilmesi hamdolsun, bu teşebbüs amacına ulaşamamıştır.

 

"Darbecilerin silahları, tankları işe yaramamıştır"

 

Darbecilerin silahları da, tankları da, helikopterleri de, uçakları da işe yaramamıştır. Asker elbisesi giymiş teröristler karşısındaki dik duruşlarıyla geleceğine sahip çıkan milletimiz kahramanlık destanı yazmıştır.
  
Milletimizin tüm fertleri darbeciler karşısında tek vücut olmuştur. Hainlerin karşısına dikilen vatandaşlarımız gözlerinin önünde onlarca kişi vurularak şehit olurken yaralanan birçok kardeşimiz de şehit olan kardeşlerimizi kurtarma gayreti içine girmiş, direnişlerini sürdürmüşlerdir.

Milletimiz Menderes ve arkadaşlarına sahip çıkamama üzüntüsünü yıllarca yaşamıştır. 80 darbesinde bir sağdan bir soldan anlayışına karşı gençlerimize sahip çıkamayan milletimizin acısı hala tazedir. Bu kötü gidişe dur denen bir dönüm noktası olmuştur.
 
Tarihimizde ilk defa bir darbe girişimi milletimiz tarafından akamete uğratılmıştır. Türkiye demokrasi ve hukuka olan bağlılığını canı pahasına ispat etmiştir.

Sivil vatandaşlarımızdan, polisimizden, askerimizden 246 masum insan hayatını kaybetmiş, 1536 masum vatandaşımız yaralanmıştır. Başsağlığı diliyor, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

 

"Demokrasi tarihine bir destan yazmış oluyoruz"

 

Çok açık söylüyorum, şu siyasi parti, bu siyasi parti konuşacak değilim. Cumhurun başı olarak milletimizle iftihar ediyorum. Demokrasi tarihine bir destanı biz yazmış oluyoruz. Darbe girişiminin haber alındığı andan itibaren başbakanımızla, bakanlarımızla, darbecilere karşı duran komutanlarımızla istişare içinde olduk. Dimdik bir duruş sergiledik. Milletimizin dirayeti karşısında darbe girişimi ertesi gün akşam olmadan bertaraf edildi. 20 Temmuz Çarşamba günü MGK’yı topladık, Bakanlar Kurulu’nu gerçekleştirdik.

 

"3 ay süreyle olağanüstü hal ilan edilmesini kararlaştırdık"

 

MGK olarak yaptığımız kapsamlı değerlendirme kapsamında darbe girişiminde bulunan terör örgütünün bertaraf edilmesi için anayasamızın 120. Maddesi kapsamında olağanüstü hal ilan edilmesi tavsiye kararını aldık. Bakanlar Kurulumuz da 3 ay süreyle olağanüstü hal ilan edilmesini kararlaştırdık.

Amacı demokrasiye, hukuk devletine, hak ve özgürlüklerine yönelik bu tehdidi ortadan kaldırmak için en etkin ve hızlı şekilde atabilmektir. Bu uygulama kesinlikle demokrasiye, hukuka ve özgürlüklere karşı değildir. Yaşadığımız darbe girişimi, kimlerin canları pahasına demokrasi ve hukukun yanında olduğunu, kimlerin diktatörlük peşinde olduğunu açıkça ortaya koymuştur.

15 Temmuz itibariyle sokakları doldurarak devletinin ve hükümetinin yanında olduğunu haykıran tüm vatandaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Tankların karşısında dikilen her bir vatandaşım, onlar o imanlarıyla o tankların karşısında durdular ve şehadete koştuklarını haykırdılar. Namluların karşısında dimdik duran ki bu noktada tabii ki beraber yıllarca çalıştığımız arkadaşlarımızı da uğurladık.

Amacı demokrasiye, hukuk devletine, hak ve özgürlüklerine yönelik bu tehdidi ortadan kaldırmak için en etkin ve hızlı şekilde atabilmektir. Bu uygulama kesinlikle demokrasiye, hukuka ve özgürlüklere karşı değildir. Yaşadığımız darbe girişimi, kimlerin canları pahasına demokrasi ve hukukun yanında olduğunu, kimlerin diktatörlük peşinde olduğunu açıkça ortaya koymuştur.

15 Temmuz itibariyle sokakları doldurarak devletinin ve hükümetinin yanında olduğunu haykıran tüm vatandaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Tankların karşısında dikilen her bir vatandaşım, onlar o imanlarıyla o tankların karşısında durdular ve şehadete koştuklarını haykırdılar. Namluların karşısında dimdik duran ki bu noktada tabii ki beraber yıllarca çalıştığımız arkadaşlarımızı da uğurladık.

Önüne arkasına bakmadan paletlerin altına yatan bir hanım kardeşimiz şehadete yürüyor. Bunlar bir bayanı tankla ezecek kadar alçak, bu denli namussuz, bu denli vahşi.
 
Bu uğurda şehit olan, yaralanan askerlerimizin sağlam duruşlarını milletimiz asla unutmayacak, hayırla yad edecektir. “Komuta bizdedir” diyeni alnından öldürmek suretiyle kendisi şehit olan Niğdeli kardeşimi hayırla yad ediyorum.
 
Darbe teşebbüsü karşısında millet iradesinin yanında saf tutan ve STK’larımıza teşekkür ediyorum. Demokrasi, hukuk devleti, temel hak ve özgürlükler konusunda hiçbir vatandaşımızın, kurumun endişesi olsun.
 
Olağanüstü hal onlara yönelik saldırılardan koruma amacı gütmektedir. Ülkemizin yaşadığı tehditle mukayese edilemeyecek küçük terör tehditleri karşısında sesini çıkarmayanların Türkiye’yi eleştirmeye hakları yoktur. Aldığımız bu kararı eleştirmeye hakları yoktur. Sadece gölge edilmesin yeter."

 

"S&P siyasi bir karar vermiştir"

 

Türkiye’nin BB+’dan BB negatife, görünüşünü de durağandan negatife dönüştürmüşler. S&P siyasi bir açıklama yapıyor kendine göre. S&P bizimle hiç uğraşma. Yatırımlarımıza nasıl devam edeceğini göreceksin. Bak, Osmangazi Köprüsü’nü açtık, 26 Ağustos’ta Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü açacağız, Avrasya tünelini de açacağız. Sizin gücünüz bizim yatırımlarımıza yetmez. Bütün bu açıklamalar Türkiye ekonomilerinin gerçeklerini yansıtmıyor. Bunlar böyle dönemlerde bu anları beklerler. Yarın bakarsınız bunlar piyasa bol bol virüs de salarlar, farklı bazı adımlar atmaya da yönelirler. Bu süreçte Türkiye, başta tasarrufların artırılması yönündeki teşvikler olmak üzere ekonomik reformlarını kesintisiz sürdürecektir. MB ön açıcı açıklamalarını yaptı, bundan sonra da kararlı bir şekilde yapacağını düşünüyorum. Likitide sıkıntısı söz konusu değil, olmayacaktır da.

 

"TSK, valilerimizin emrinde bu süreci sürdürecekler"

 

Biz mali disiplinden asla taviz vermez, devam ederiz. Bugün yaptığımız MGK ve icra ettiğimiz Bakanlar Kurulu toplantısının hayırlı olmasını diliyorum. Milletime şunu söylüyorum, “Eyvah, OHAL ilan edildi, bu süreçte valiler devreden çıkıp TSK mı el koyacak?,” asla söz konusu değil. Tam aksine valilerimizin yetkisi daha da artacak. Tam aksine TSK valilerimizin emrinde bu süreci sürdürecekler. Silahlı Kuvvetlerimiz de kesinlikle hükümetinin emrindedir ve anayasamızın amir hükmü gereği bu milletin seçmiş olduğu cumhurbaşkanı olarak, başkomutan olarak bizler de askerimizle beraber TSK içindeki bütün o virüsleri temizleme mücadelesini sürdüreceğiz.

 
Diğer kurumlarımızda da virüsleri temizleme süreci sürüyor. Adeta bir kanser virüsü gibi vücut metastaz oldu, devam edeceğiz ki milletimiz huzur bulsun. Milletime şunu hatırlatıyorum, sakın endişeye kapılmayın. Türkiye bu badireyi hamdolsun atlattı, yatırımlarıyla beraber bu süreci güçlenerek devam ettirecketir. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum.