Politika

ÇİÇEK: İDDİALARLA İLGİLİ MAKAMLAR GEREĞİNİ YAPAR ANKARA (A.A)

09 Ağustos 2010 22:49
-ÇİÇEK: İDDİALARLA İLGİLİ MAKAMLAR GEREĞİNİ YAPAR ANKARA (A.A) - 09.08.2010 - Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, ''Heronlarla ilgili iddialar'' hakkında, ''Bu kadar Türkiye'nin gündemine gelmiş, televizyonlarda şu kadar zamandır gösterimde olan, görülen, takip edilen, zaman zaman da tepkilere yol açan bir konuyla ilgili, ilgili makamlar gereği neyse onu yapıyordur ve yapacaktır'' dedi. Çiçek, Bakanlar Kurulu'nun ardından açıklamalarda bulundu ve çeşitli konulardaki soruları yanıtladı. Bakan Çiçek, terörle mücadele konusunda Milli Güvenlik Kurulu toplantılarına katılan bakanlarla belli aralıklarla toplantılar yapmaya devam ettiklerini söyledi. Bunu kamuoyuna duyurmadıklarını ifade eden Çiçek, ''Çünkü kamuoyuna duyurulması gereken bir konu da değil'' dedi. ''Barış ve Demokrasi Partisine bağlı belediyeler 'demokratik özerklik' konusunda hala çalışmalarını sürdürüyorlar. Ve bu noktada açıklamalar yapılıyor, bu gündeminizde olacak mı?'' sorusuna Çiçek, şu karşılığı verdi: ''Ben söyleyeceğimi söyledim. Suç teşkil eden bir şey varsa, ondan sonraki kısmını da zaten devletin ilgili organları takip eder. Yargı takip eder. Çünkü ortada bir suç varsa, bunlar şikayete bağlı suçlar değil, yargı makamlarının kendiliğinden takip edeceği konulardır'' yanıtını verdi. -NETANYAHU'NUN AÇIKLAMALARI- Çiçek, İsrail'in Mavi Marmara gemisine saldırıyla ilgili İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun soruşturma kapsamında verdiği ifadede Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümeti suçladığı belirtilerek değerlendirmesinin sorulması üzerine şunları söyledi:  ''Bu konularla ilgili genellikle ilk açıklamayı evvela bu ifadelerin ne ölçüde doğru olup olmadığını araştırdıktan sonra Dışişleri Bakanlığı yapar. Doğru olanı da budur. Çünkü hemen bir açıklama üzerine teyit edilmeden bir açıklama yapılırsa başka türlü sıkıntılar olabilir. Böyle bir konu, böyle bir ifade varsa, bununla ilgili açıklamayı Dışişleri Bakanlığının yapması uygun olur diye düşünüyorum.''  -ERMENİSTAN VATANDAŞI MANUKYAN'IN DURUMU- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla oturma izni verilen, moya moya hastası Ermenistan vatandaşı Arthur Manukyan'ın Türk vatandaşlığına geçmesiyle ilgili soru üzerine Çiçek, şöyle dedi: ''Onu bilmiyorum. Bu tür kararnameler İçişleri Bakanlığından gelir. Bakanlar Kurulu'na gelmedi. Altına imza attığım kararnamelerde böyle bir konu gelmedi. Gelmemiş olması gelmeyeceğinden midir, böyle bir kararnamenin yokluğundan mıdır, var da henüz hazır hale mi gelmemiştir onu bilmiyorum. İçişleri Bakanı arkadaşımız eğer bir açıklama gerekiyorsa yapar. Çünkü bize gelen kararnameler içerisinde böyle bir konu hatırlamıyorum.'' -HERONLARLA İLGİLİ İDDİALAR- Bir gazetecinin, ''Heron skandalı basına yansıdı. Hükümet'in gündeminde böyle bir konu var mı? Hükümet gündeme aldı mı bu konuyu?'' şeklindeki sorusuna Çiçek, şu yanıtı verdi: ''Her konu doğrudan doğruya Bakanlar Kurulu'nun gündemine gelmez. Her konunun takip edileceği makamlar var, doğrudan muhatap olduğu kurumlar var. Bir konu gündeme geliyorsa evvela Anayasa ve yasalar açısından ilgili yetkili ve sorumlu makam onu inceler, kendi bakanına bilgi verir. Eğer bir Bakanlar Kurulu seviyesinde konunun görüşülmesi gerekiyorsa o çerçevede, yok birkaç bakan seviyesinde bu konunun görüşülmesi gerekiyorsa bu ve benzeri konular o zaman gündeme gelir. Yani Bakanlar Kurulu, Türkiye'nin gündemindeki her konuyu, büyük küçük, önemli önemsiz demeden her konunun konuşulduğu bir yer değil, çok önemli konuların ve stratejik birkısım kararların alınması gereken konuların konuşulduğu bir yer. Dolayısıyla şu ana kadar Bakanlar Kurulu'nun gündeminde böyle bir konu olmadı ama buraya gelmemiş olması ilgili makamların konu üzerinde durmadığı anlamına da gelmiyor. Elbette onlar, bu kadar Türkiye'nin gündemine gelmiş, televizyonlarda şu kadar zamandır gösterimde olan, görülen, takip edilen, zaman zaman da tepkilere yol açan bir konuyla ilgili, ilgili makamlar gereği neyse onu yapıyordur ve yapacaktır.'' Bu konuya ilişkin değerlendirmelerinin sorulması üzerine de Çiçek, ''Ben şimdi burada kişisel değerlendirme çok fazla yapmıyorum. Evvela bu araştırmalar biter, ondan sonra değerlendirme yaparız. Eğer buna ihtiyaç duyarsam, onu da yaparım merak etmeyin'' dedi. -2. GÜNDEM MADDESİ AB Parlamentonun tatilde olması sebebiyle, başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türkiye'yi dolaştıklarını belirterek, ''Bu yaptığımız ziyaretler sırasında vatandaşla temaslarımız var. Hükümet politikalarının Anadolu'ya, il ve ilçelere yansıması var, vatandaş talepleri var. Bunların değerlendirmesini yaptık. Ayrıca gündemdeki iç ve dış konularla ilgili de genel politika değerlendirmesi yapmış olduk'' diye konuştu. Cemil Çiçek, ikinci gündem  maddelerinin AB konusu olduğunu belirterek, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdiğini söyledi. Çiçek, şunları kaydetti: ''Özelikle 12 Eylül günü halk oylamasına sunulacak olan anayasa değişikliğinin AB ile ilişkilerimiz açısından bir değerlendirmesini yapmıştır... Ümit ediyoruz ki vatandaşımızın da vereceği 'evet' oylarıyla bu değişiklik gerçekleştiği takdirde, aynı zamanda Türkiye- AB ilişkileri bakımından önemli bir kısım yasal ve anayasal engeller de ortadan kalkmış olacak. Bu değişiklik esas itibarıyla AB ile ilişkiler bakımından son derece olumlu ve olması gereken bir düzenlemedir. Bununla ilgili ayrıntılı bir rapor sunulmuştur.  İlerleme raporlarına baktığımızda, Türkiye'nin eksiklikleri olan bir kısım hususların ya da Türkiye tarafından yapılmasında fayda mülahaza edilen hususların önemli kısmının bu değişiklikle karşılandığını görmemiz mümkündür. Türkiye bu anayasa değişikliğine evet demesi halinde, hem Türkiye'deki demokrasinin standardı yükselmiş olacak. Birçok yapısal,  yasal ve kurumsal düzenleme gelmiş olacak hem de Türkiye, AB ilişkileri bakımından önemli bir merhaleye ulaşmış olacağız. Bu yapılan değerlendirmenin Anayasa Mahkemesi'nin son kararından sonra daha da anlamlı hale geldiğini anlatan Çiçek, şunları söyledi: ''Bu karar da değerlendirme konusu olmuştur. Bu 27 maddelik Anayasa değişikliği, gerek Anayasa Komisyonu'nda gerekse Meclis müzakerelerinde ve şu anda anlatılırken, muhalefet partilerimiz tarafından AK Parti iktidarının yani bizim yargı bağımsızlığını ortadan kaldıracağımız, yargının siyasallaşacağı ve yargı bağımsızlığının bundan büyük ölçüde zarar göreceği tarzındaki bu ve benzeri, bize göre çok haklı olmayan, çok dayanağı olmayan bir seri iddiaları ileri sürmüşlerdi. Bu iddiaların tamamını da muhalefet 110'dan fazla imzayla Anayasa Mahkemesine götürdü. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi bu iddiaların hiç birinin doğru olmadığına karar verdi. Yani yargı bağımsızlığını zayıflatmak yerine gerekçeli karara baktığımızda yargı bağımsızlığının kuvvetlendiğini, yargı üzerinde siyasetin ağırlığının artmadığını, tam tersine azaldığını, üçüncü nokta olarak da gelişmiş ülkelerdeki uygulamalara baktığımızda, mukayeseli örneklere, Türkiye'de yapılan düzenlemelerin bu örnekler açısından da uygun bir düzenleme olduğuna karar verdi. Bu açılardan da bu konuyu değerlendirdiğimizde, yargı kararlarına saygı açısından artık herkesin bu konuyu tartışma dışı bırakıp, meseleye Anayasa Mahkemesi kararı açısından bakması gerekmektedir. Bu değişiklik son derece önemlidir hem Türkiye'nin bir çok ihtiyacını karşılayacak, demokratik standartları yükseltmiş olacak hem de İlerleme raporlarındaki bir kısım tenkit konusu olan hususları, ferdi başvuru hakkı gibi, kamu denetçiliği gibi hususlar da sosyal, devlet hayatımıza kazandırılmış olacaktır.''