Yaşam

Bisiklet 200 yaşında

Baron Karl von Drais tam 200 yıl önce ata ucuz ve pratik alternatif olsun diye drezini icat etmişti. Drezin sürekli geliştirildi ve sonunda ortaya hepimizin tanıdığı bisiklet çıktı.

12 Haziran 2017 17:20

12 Haziran 1817'de Orman memuru ve mucit Baron Karl von Drais tahtadan yaptığı pedalsız aracın selesine oturup ayaklarıyla yeri iterek koşmaya başladı. ‘Test sürüşü' başarılı geçmiş ve modern bisikletin ilk ‘prototipi' doğmuştu.

Zamanlaması bundan iyi olamazdı. İndifa eden Endonezya'daki bir yanardağın havaya saçtığı ve bütün dünyayı saran küller bulut halinde yere çökmüş ve iklim felaketine yol açmıştı. Dünyada aşırı soğuklar, kuraklık, tarlada çürüyen ekinler ve açlık hüküm sürmekteydi. Atlar da felakete kurban gitmiş, açlık çekenler tarafından kesilip yenmişti.

Atın yerini alması için geliştirilmişti

Birçok dilde mucidinin adını alan drezin ihtiyaçtan kaynaklanan beyin fırtınasının ürünüydü. Baron von Drais ata alternatif olarak drezini geliştirmişti. Ama bisikletin hayatımızı nasıl değiştireceğini o yıllarda baron von Drais de tahayyül edemezdi. İcatı başarılı olmuştu ve onun gayesi drezin satıp para kazanmaktı.

İlk sefer Mannheim'da başlayıp, 14 km. güneyindeki Schwetzing'de bitti. Bütün Avrupa basını Almanya'daki yeni icadın haberleriyle doluydu. Öncelikle de drezinin mali avantajına dikkat çekiliyordu. Drezin 20 pounda satılırken bir at bin 900 pound ediyordu. Yeme ihtiyaç olmadığından, yeni aracın bakım masrafı da yoktu.

Bisiklet coşkusu zaman aldı

Yeni kara taşıtının her yerde aynı heyecanı uyandırmaması von Drais'i hayal kırıklığına uğratmıştı. Öyle ya, mecbur olmadıkça kim drezine binerdi ki? Köylüler doğdukları yerden hiç ayrılmadıkları için kendiliğinden köyde uzaklaşma fikri onlara komik geliyordu. Drezin uzun süre sporu seven zenginlerin oyuncağı olarak kaldı.

Von Drais'in icadı elişi meraklılarının dikkatinden kaçmadı. Drezinin patenti alınmıştı ama paten sadece küçük Baden dukalığında geçerliydi. Baden dışında kopya ediliyor ve geliştiriliyordu.

Bisikletin günümüzdeki şeklini alması on yıllar sürdü. Meraklı Fransız ve İngilizler çift teker konseptini geliştirip pedallı velespitten, ön tekeri arkadakinden çok daha büyük olan pedallı bisiklete kadar her türlüsünü denediler. 19'uncu yüzyılın sonlarında bisiklet bugünkü görünümünü aldı. Klasik bisikletin aynı ebattaki iki havalı lastik takılı tekeri ve pedal çevirerek arka tekeri harekete geçiren zinciri vardı.

Bisiklet pratik bir taşıt oldu

Bisiklet tekniği otomobilde de kullanıldı. Otomobillerde tahta ve dolma lastikten kauçuk şişme lastiğe geçildi. 200 yıl boyunca bisikletin birbirinden farklı versiyonları geliştirildi. Herkesin kullanabileceği klasik taşıt olarak kendini kabul ettirene kadar başından çok şey geçti. Alaya alınıyor, mazbut kadınlar bisiklete binmeyi yakışıksız sayıyorlardı. Bisiklete binmek zengin eğlencesi olmuştu. Üstelik motorlu bisiklet ve otomobil bisiklete rakip çıkmaya başlamıştı.

Günümüzde bisiklet her gün kullanılabilen dayanıklı tüketim malı sayılıyor. Sporda kullanılıyor, kültleştiriliyor ve eğlencelik araç yerine de geçiyor. Bütün dünyada milyarlarca insan bisiklete biniyor. Bisiklet sürdürülebilirliğin de sembolü sayılıyor. İşe arabasıyla değil de bisikletiyle giden hem çevreye hem de kendine iyilik etmiş oluyor. Bisiklete binen daha sağlıklı yaşıyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Silke Wünsch