Kültür-Sanat

Aydınlık yazarı Star'a konuştu: Emrah Serbes abartıldı, hak ettiğinden çok değer verildi

Tunca Arslan: Meslek dediğin alt tarafı yazarlık

30 Temmuz 2015 19:12

Erken Kaybedenler, Hikayem Paramparça, Her Temas İz Bırakır, Son Hafriyat gibi kitaplara imza atan Behzat Ç. adlı polisiye dizisinin senaristi Emrah Serbes’in Twitter’da paylaştığı “Yazarlığı bıraktım. Her gün çocukların öldürüldüğü bu ülkede ne yazabilirim. İki sene sadece boksla ilgileneceğim” demesiyle ilgili konuşan Aydınlık yazarı Tunca Arslan, “Sosyal medyada yazılan çizilenlere bakılırsa epeyce tepki çekip alaya alındı, sık sık müziği bıraktığını açıklayıp sahnelere dönen Teoman’la kıyaslanan bir figür haline geliverdi Serbes. Abartılmış, hak ettiğinden çok değer verilmiş, haksız şöhret olduğu anlaşıldı” diye konuştu.

Star’dan Gülcan Tezcan’a konuşan Tunca Arslan, “İki üç roman ve bir iki öykü kitabına imza atmış olmak, ‘yazarlık mesleğini’ bulutların üstünde bir yerlere yerleştirmiyor ne yazık ki. Meslek dediğin, alt tarafı yazarlık” dedi.

Tunca Arslan’ın Emrah Serbes'in yazmaya ara verme kararıyla ilgili değerlendirmeleri şöyle:

“Hiç kuşku yok ki edebiyatımız için büyük bir kayıp yok ortada ama Serbes’in simgelediği aydın takımı açısından, iki yıl öncesinin Gezi ruhunu düşündüğümüzde bile net bir gerileme ve teslim bayrağı var.

Kuşkusuz ki her insan, her sanatçı günün birinde her şeyden bıkabilir, her şeyi terk edip alıp başını gidebilir, yazar kimliğini unutup-unutturup tümüyle boks, yelken ya da kum havuzunda geçen üç adım atlama gibi sporlara gönül verebilir. Ama bunu ‘sıkı muhalif’ bir tavırmış gibi sunmaya çalışmak, çocukların öldürüldüğü bir dünyada neresinden bakılsa biraz ayıp oluyor, anti-faşizmden falan vazgeçtim popülizmin bile yozlaştırılmasına örnek oluşturuyor.

Çocukların, gençlerin öldürüldüğü ülkede köylünün tekil olarak ‘Tarlayı ekmeyeceğim, ürünü kaldırmayacağım’, işçinin ‘Vidayı sıkmayacağım, çiviyi çakmayacağım’, fırıncının ‘Ekmek yapmayacağım’ demesinin nasıl hiçbir anlamı, yararı ve işe yarar sonucu yok ise yazarın tekinin ‘artık yazmayacağım’ demesi de aynı kapıya çıkıyor. İki üç roman ve bir iki öykü kitabına imza atmış olmak, ‘yazarlık mesleğini’ bulutların üstünde bir yerlere yerleştirmiyor ne yazık ki. Meslek dediğin, alt tarafı yazarlık.

Sosyal medyada yazılan çizilenlere bakılırsa epeyce tepki çekip alaya alındı, sık sık müziği bıraktığını açıklayıp sahnelere dönen Teoman’la kıyaslanan bir figür haline geliverdi Serbes. Abartılmış, hak ettiğinden çok değer verilmiş, haksız şöhret olduğu anlaşıldı. Kimse de çıkıp ‘Susun, bir yazar, yazarlığı bırakıyor!’ deyip sessiz bir veda törenine niyetlenmedi, ‘Faşizme karşı kalemi değil yumrukları konuşacakmış bundan böyle” diyerek tezahüratta bulunmadı.”