Medya

Ahmet Hakan: Lozan'da yapılmayanı yapalım, adaları Yunanistan'dan isteyelim, vermezlerse çıkarma yapalım

"Öğretmen alımındaki mülakatta sorulduğu öne sürülen sorular şaka gibi..."

04 Ekim 2016 12:50

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "Lozan hezimettir" sözünün ardından başlayan Yunanistan'a verilen adalarla ilgili tartışamaya dair olarak "Var mısınız Lozan'da yapılmayanı yapmaya?" diye sordu. Hakan, "Madem Lozan’da bizim olması gereken adalar, Yunanistan’a verildi. O zaman bugün hakkımızı arayalım ve Yunanistan’dan adaları isteyelim. Vermezlerse... Simi’ye, Kos’a falan çıkarma yapalım" diye yazdı.
"Adalar 1913’te Osmanlı imparatorluğu tarafından verildi. Ve öyle Yunanistan’la falan karşı karşıya değil 6 tane büyük Avrupa devleti karar verdi" diyen Prof. Baskın Oran, "Önce 1913 Londra Antlaşması'yla büyük devletlerin kararı, sonra da Osmanlı ile Yunanistan arasında yapılan Atina Antlaşmasıyla 12 Ada İtalya'ya verildi" ifadelerini kullanmıştı.

Erdoğan'ın Lozan Antlaşması'yla ilgili gündem oluşturan sözleri şöyle: 

Ahmet Hakan'ın Hürriyet gazetesinin bugünkü (4 Ekim 2016) nüshasında yayımlanan 'Öğretmen adayları için etkili mülakat cevapları' başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:

SORU: Son yüzyıla yön veren lider kimdir?

CEVAP: Ezilenlerin gür sesidir o/Suskun dünyanın hür sesidir o/Göründüğü gibi olan/Gücünü milletten alan/Recep Tayyip Erdoğan/Recep Tayyip Erdoğan... (Mümkünse melodisiyle birlikte mırıldanınız.)

*

SORU: Başkomutan kimdir?

CEVAP: Adam kim, yiğit kim, dürüst kim/Kim kim kim/Davutoğlu Ahmet Hoca... (İşte şimdi hapı yuttunuz! Hemen “Pardon” deyip “Ezilenlerin gür sesidir o” şarkısını yeniden ve daha güçlü bir şekilde terennüm ediniz.)

*

SORU: Yılbaşı kutlaması yapar mısınız?

CEVAP: Evet. Ama hicri yılbaşını kutlarım. (Bu cevabı verdikten sonra dudaklarınıza çokbilmiş bir kıvrım kondurmayı unutmayınız.)

*

SORU: Alevi mi, Sünni misiniz?

CEVAP: Eğer Alevi olmak Hazreti Ali’yi sevmekse en birinci Alevi benim. (Bu cevap “Sünni’yim” demenizden bin kat daha etkili olacaktır, bana güvenin.)

*

SORU: Gezi olayları sırasında ne hissettiniz?

CEVAP: İlk üç gün ben de destekledim ama... (Bu cevap biraz risk taşısa da inandırıcılık açısından elinizi güçlendirecektir.)

*

SORU: Hangi yurtta kaldınız?

CEVAP: İki yıl Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği yurtlarında, iki yıl da Milli Gençlik Vakfı yurtlarında... (Bu cevapla Türkiye’nin en tehlikeli yurtlarından en az bin mil uzağa düşmüş durumdasınız.)

*

SORU: Ne tür yemekler yapıyorsunuz?

CEVAP: Maklube hariç her tür yemeği yaparım. (“Öyle bir yumurtalı patates yaparım ki parmaklarınızı yersiniz” diye devam edebilirsiniz cevaba...)

*

SORU: İnsan kopyası iyi midir?

CEVAP: Koyun kopyalansın, insana bulaşılmasın. (Bu cevaptan ben de pek emin değilim ama yine de yazdım.)

*

SORU: Maç izler misiniz?

CEVAP: Reis’in sünnetidir, izlerim. (Gülücük işareti yapmayı unutmayınız.)

*

SORU: Terör örgütlerini sayınız?

CEVAP: Bütün terör örgütleri, işte bu örgütün paltosundan çıkmıştır: FETÖ, FETÖ, FETÖ... (Merak etmeyin: Hiçbir babayiğit, bu cevabınızı beğenmeme cesareti gösteremez.)

*

NOT: Yukarıdaki soruların tümünün, öğretmen alımındaki mülakat sorularında sorulduğu öne sürülmüştür. 

Şaka değildir yani.

Var mısınız Lozan'da yapılmayını yapmaya

MADEM Lozan’da bizim olması gereken adalar, Yunanistan’a verildi.

O zaman bugün hakkımızı arayalım ve Yunanistan’dan adaları isteyelim.

*

Vermezlerse...

Simi’ye, Kos’a falan çıkarma yapalım.

Mahmut Tanal dedi ki

“FETÖ’cü yayın organlarının önünde eylemler yapan CHP’li Mahmut Tanal, bir özeleştiri yapmayacak mı?” diye sormuştum.
Mahmut Tanal aradı.

Ve şunları söyledi:

*

“Ben Ergenekon ve Balyoz eylemlerine katıldım, bana darbeci dediler.

KCK davalarına katıldım, bana PKK’lı dediler.

LGBTİ eylemlerine destek verdim, bana bilmem ne dediler.

Ben Bugün gazetesine ve Kanaltürk’e destek verirken FETÖ’yü falan zerre kadar dikkate almadım.

Benim tek derdim vardı: Basın özgürlüğü.

Suç varsa uluslararası sözleşmeler, Anayasa ve Ceza Kanunu’na göre ceza verilir.

Bunun dışında bir ceza olmaz, olamaz.

Hukuka aykırılıkların mağduru kim olursa olsun... Onun kimliği, felsefi düşüncesi, dini, inancı beni ilgilendirmez.

Ben insan hakları aktivistiyim.

Siyasi olarak en karşı çıktığım insanların bile adil yargılanma hakkını savunurum.”


Yazının tamamını okumak için tıklayınız