Sağlık

"Anne adayları folik asit içeriği yüksek besinler tüketsin"

İSTANBUL, (DHA)- BESİNLERDEN, uyku düzenine, gün içindeki etkinliklerden, spora hatta içten gülümsemeye kadar birçok nokta beyin sağlığına etki ediyor

19 Şubat 2018 17:00

İSTANBUL, (DHA)- BESİNLERDEN, uyku düzenine, gün içindeki etkinliklerden, spora hatta içten gülümsemeye kadar birçok nokta beyin sağlığına etki ediyor. Beyin gelişiminin anne karnından itibaren başladığına dikkat çeken Prof. Dr. İlhan Elmacı, anne adaylarına folik asit içeriği yüksek şekilde beslenmeleri tavsiyesinde bulundu.

Tüm vücudu kumanda eden beynimizin sağlığının anne karnından itibaren yaşam boyu koruyup geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Beyin gelişimi anne karnında başladığı için anne adaylarının özellikle folik asit içeriği yüksek olacak şekilde düzenli beslenmesi gerekiyor. Alzheimer ve bunama riskine karşı yetişkinlerde de folik asit desteği için fasulye, bezelye, ıspanak, şalgam, limon ve portakal gibi gıdalar tüketilmesi gerektiğini söyleyen Memorial Şişli/Ataşehir Hastaneleri Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlhan Elmacı, beyin dostu uygulamalar hakkında bilgi verdi.

MUZDAN BALIĞA BİRÇOK BESİN ETKİLİ

Hafıza ve zeka gelişimi bakımından B vitamini önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. İlhan Elmacı, beyni geliştiren gıdaları şöyle sıraladı:

\"B vitamini içeren muz, kuru baklagiller, et, balık, yağsız süt, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzelerin tüketilmesi önemlidir. Aynı zamanda B vitamini yeni hücreler üretilmesine ve var olan hücrelerin yapısının korunmasına yardımcı olmaktadır. Balık, beyin fonksiyonlarının daha düzgün çalışması, hafızayı güçlendirerek daha hızlı düşünebilmek için omega 3 bakımından zengin balık belirli aralıklarla mutlaka tüketilmelidir. Kaju ve yer fıstığı, beyinde yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan gerilemeyi yavaşlatmak için; E vitamini bakımından zengin ceviz, fındık, kaju, yer fıstığı, ay çekirdeği, susam, keten tohumu tüketilmelidir. Üzüm ve çilek ise belleği geliştirerek beyni korumaktadır.

TÜRK KAHVESİNDEN VAZGEÇMEYİN

Kültürümüzde önemli bir yeri olan Türk kahvesinin beynin çalışmasını motive ettiğini söyleyen Prof. Dr. İlhan Elmacı, \"Kahvenin içinde bulunan ve beyinde uyarıcı görev yapan kafeinin yorgunluğu azaltıcı etkisinin yanında konsantrasyon ve uyanıklığı yükselten özelliği de bulunmaktadır. Türk kahvesi, yarattığı fiziksel etkilerinin yanı sıra gün içinde hoş bir mola verilmesine olanak sağlayarak beynin dinlenmiş vaziyette tekrar motive olması konusunda da etki göstermektedir\" diye konuştu.

MÜZİK VE SPOR BİLE MUTLULUK SAĞLAR

Müzikten, sosyal çevreye, spordan, zevkle tüketilen yemeğe kadar mutluluğun birçok kaynağı olduğunu anlatan Prof. Dr. Elmacı, \"Beyin sağlığı için oldukça önemli olan bu hormonlar insanın duygu sistemini kontrol eden ve hafıza için hayati öneme sahip olan limbik sistemi uyararak harekete geçirmektedir\" dedi.

\"UYKU BEYNİ YENİLİYOR\"

Gelişen teknoloji ile birlikte özellikle büyük şehirlerde büyük bir elektro manyetik çöplük oluştuğunu ifade eden Prof. Dr. Elmacı, elektromanyetik alanın uyaran kirliliğine neden olarak beyinde aşırı yüklenmeye yol açtığını söyledi. Uykunun beynin kendisini yenilemesine katkı sağladığını anlatan Elmacı, beyni olumlu etkileyen diğer faktörleri şöyle sıraladı:

\"Kaliteli bir uyku ile bir ilkbahar havasında güne başlayan beynin mevsimlere benzetilirse gün içinde 4 mevsimi de yaşaması gerekmektedir. Beynin gün içinde 4 mevsimi yaşamasının yanında gece ve gündüzü de biyoritme uygun saatlerde gerçekleştirmesi önemlidir. Erken kalkıp uygun besinlerle yapılan kahvaltının ardından salgılanan hormonlar sayesinde beyin, enerjik, algısı yüksek ne ekilirse verim alınacak bir toprak gibi güne başlamaktadır. İçten bir kahkaha beyne oksijen gitmesini kolaylaştırırken tansiyonu dengede tutulmasına ve hormonların düzenlenmesine zemin hazırlamaktadır. Kişinin tek başına oturup saatlerce bulmaca çözmesi yerine bir bulmaca çözdükten sonra sokağa çıkarak sosyal ortama girmesi, arkadaşlarıyla zaman geçirmesi veya aile ziyaretlerine gitmesi beyin sağlığı bakımından önemlidir. Kalp damar, diyabet, tansiyon gibi hastalıkların kontrol altında tutulmasında önemli rol oynayan düzenli egzersiz ve spor, beyinde de olumlu etkiler yapmaktadır. Mutluluk hormonu olarak bilinen endorfin hormonunun salgılanmasını artıran spor, insani ilişkilerde daha yapıcı hareket etmeyi sağlarken mutluluk eşiğinin yükselmesine zemin hazırlamaktadır.\"