Hayri Cem

11 Ekim 2020

Endüstri 4.0'a hazırlık için önerilen temel dersler

Endüstri 4.0'ın eğitimdeki makro ihtiyacı olan STEM'in başarıyla uygulanabilmesi için bazı temel eğitim konularının eğitim sistemi içinde önemli bir yer tutması gerekmekte

Devlet ortaokul ve liselerinin ders programlarına baktığımızda en çok saat ayrılan dersin matematik olduğunu görmekteyiz: matematik dersine haftada 6 saat ayrılmaktadır. Bu son derece olumlu bir politikadır.

Buna karşın sadece Fen Liselerinde 9, 10, 11 ve 12.sınıflarda, haftada 2'şer saat Bilgisayar Bilimi adlı ders var.

Bilgisayar Bilimi ile ilgili dersin içeriğini bilmiyor olmama rağmen bu ve benzeri derslerin sadece Fen Liselerinde değil tüm liselerde öğretilmesi gerektiğine inanıyorum. Ayrıca sadece bu dersle yetinilmeyip, önceki bölümlerde önerdiğim tüm dersler kademeli olarak ortaokul ve liselere yayılabilir.

Daha önceki yazılarımda yer alan tanımlar hatırlanacak olursa, Endüstri 4.0'ın temel bileşenlerin bilgi ve veri kaynakları dört bilimsel disiplinden beslenmektedir: Fen bilimleri (Science), Teknoloji (Technology), Mühendislik (Engineering) ve Matematik (Mathematics). Bu dört disiplinin baş harflerinden türetilmiş olan STEM kelimesi Endüstri 4.0'ın ihtiyaç duyduğu tüm bilgi ve verileri yaratmakta ve geliştirmektedir. Dolayısıyla toplumları Endüstri 4.0'a hazırlayacak olan eğitim sisteminin temeli STEM'den geçmektedir. Bu tanım içinde yer alan derslere ne kadar çok yer verilirse Endüstri 4.0'ı yakalamak, uyum sağlamak ve yaşam biçimi haline getirmek de o kadar kolay olur. STEM içinde yer alan disiplinler, ilkokuldan başlayarak, üniversite son sınıfına kadar uygun düzeyde öğrencilere sunulabilir. 

Endüstri 4.0'ın eğitimdeki makro ihtiyacı olan STEM'in başarıyla uygulanabilmesi için bazı temel eğitim konularının eğitim sistemi içinde önemli bir yer tutması gerekmektedir.

Söz konusu temel eğitim konuları ise aşağıdaki grafikte yer almaktadır:

Bu grafikte yer alan bilgilerin, eğitimcilerin uygun göreceği dozlarda, ilkokuldan itibaren öğretilmesi bir zorunluluktur. Özellikle matematik ve eldeki veriden sorunu çözme yeteneğinin geliştirilmesi açısından analitik ispat geometri bilgisi gelecekteki tüm bilimlerin ve potansiyel iş olanaklarının merkezinde yer alacaktır. Matematik bilgisi olmayan, analitik düşünme yeteneği olmayan kişilerin dijital yaşama ayak uydurması imkânsız olacaktır.

Japonya'da 17 Mayıs 2018'de yapılan Ofisinde 16. Geleceğe İlişkin Yatırım Konseyi toplantısında Başbakan Shinzo Abe'nin Toplum 5.-0'ı oluşturmak için ortaya koyduğu tezler ve özellikle eğitim ile ilgili ileri sürdükleri son derece önemlidir:

"Sosyo-ekonomik sistemimizin tüm yönlerinin dönüşümü, Toplum 5.0 dönemini oluşturmak için esastır. Her şeyden çok, insan kaynakları gelişimi en önemli konudur. Özellikle, bilgi teknolojisindeki (BT) okuryazarlık ya da yapay zeka ve büyük veri gibi bilgi işlemede okuma, yazma ve aritmetik eşdeğer olacaktır. Bunu akılda tutarak, ilkokuldan üniversiteye tüm okul seviyelerinde istatistik ve bilgi eğitimini temelde genişletmek gerekir.

"Üniversiteye giriş sınavları için, öğrencilerin sanat, beşeri bilimler ve sosyal bilimler veya matematik bilimlerinde uzmanlaşmak isteyip istemediklerine bakılmaksızın, fen ve matematik öğrenmelerini teşvik etmek için Japonca, matematik ve İngilizce gibi zorunlu bir ders olarak bilişimin eklenmesi gerekir."

Yukarıda yer alan ana başlıkları açacak olursak, her başlık altında yer alması gereken bilgiler (konular) yer almaktadır. Bu bilgiler ya da dersler bir sonraki bölümde anlatacağımız Avrupa Birliği'nde Dijital Eğitim ile ilgili dokümanlardan derlenmiştir.

MATEMATİK VE İSTATİSTİK

PROGRAMLAMA VE VERİTABANI 

ALAN BİLGİSİ VE ÖZELLİKLER 

İLETİŞİM VE GÖRSELLEŞTİRME 

Yukarıdaki başlıklar altında yer alan dersler hukuktan tıp eğitimine, edebiyattan mühendisliğe kadar neredeyse tüm branşları ilgilendirmektedir. Bu bilgileri temel bilgiler olarak değerlendirmek gerekmektedir. Eğitim kurumları, bu temel bilgilerin üzerine kendi branşları için gerekli olan bilgileri yerleştirmelidirler. Sosyal bilimcilerin, edebiyatçılardan bazılarının itirazlarını duyar gibiyim.

“Bizim gerçekliğimizde matematiksel denklemler doğayı ve evreni yöneten kuralları ifade ederler. Matematik bu anlamda doğanın dilidir. Her kültürden, her bilim alanından tüm bilim insanları bu ortak dili kullanırlar."[1]

Önümüzdeki yıllarda organizasyonların aradığı yetenekler arasında;

Gördüğünüz gibi verinin her bölümüne hükmedebilecek nitelikli iş gücü arayışı ve istihdamları hız kazanacak. Verinin tüm bölümlerine hükmedebilmek için de yukarıda aktardığım bilgilere sahip olmanın şart olduğuna inanmaktayım.


[1] KIYAK Güneç, Matematik Güzeldir, T24, 09.Ağustos 2020,

[2] ÖZDOĞAN Ogan, Büyük Veri Denizi, Elma Yayınevi, Ankara, Temmuz 2016. S.116