Damla Yur

07 Nisan 2024

Kadınlar yüzde 108 farkla yerel yönetimlerin başında çünkü…

Bu kadınların bu pozisyonları bu siyasi atmosfere rağmen almalarında biyolojik kimliklerinin ötesinde çok ciddi bilgi, birikim, başarı, duruş ve mücadeleleri vardı

"…kadınlığın bu aşırı karmaşık gücünün insanın suratına çarpması için herhangi bir sokaktaki herhangi bir odaya girmek yeterlidir." * 

O çarpmayı yerel seçimlerde yüzde 108 kadın başkan fark ile yaşadık geçtiğimiz haftasonunu. Tamamladığımız bu haftanın hemen hemen her gününe muhafazakârından solcusuna, kararsızından kaygılısına kadınların yerelde aldığı belediyelere ilişkin manşetler taşıyan gazetelerle uyandık.

Sadece bir belediye kapısının anahtarı verilmedi kadınlara. Topluma kadının siyasetteki gücü de gösterildi. Kadınların var olma mücadeleleri hiçbir alanda kolay olmamıştı. Katledilmeleri gazetelerin üçüncü sayfalarından orta sonra da birinci sayfalarına taşındı. İlk gazeteciler idrak etti bu meselenin öyle lastik kaydı, araba ters döndü ölümleri olmayıp son derece politik bir mesele olduğunu. Ardından kadınların sokakta yükselttikleri seslerine dair haberler kibrit kutusu kadar girdi. O on kişi daha da örgütlenip binler oldu ve her 8 Mart kapattı İstiklal Caddesini mor menekşeler. 

Kadınların öfkesinden, gücünden, zekâsından en önemlisi de bu aşırı karmaşık gücü açığa çıkarmaktan duyulan muazzam korku o kadar baskındı ki; siyasette kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanıyan ilk ülke olsak da kadınların siyasette yoğun katılımını hiç göremedik. Ancak 2024 yılında bu manşeti okuyabildik:  

2019 yerel seçimlerinde il ve ilçe belediyelerini yönetecek kadın sayısı 37 iken 2024 yılında bu sayı yüzde 108 artarak 77 oldu. **           

                                                                                                         

21. yüzyılda bu durumun sür manşet olabilecek kadar ilginç olması ayrı bir üzüntü ve sosyolojik araştırma konusu olsa da bu yazıda başka bir noktadan bahsedeceğim. 

Bu kadınların bu pozisyonları bu siyasi atmosfere rağmen almalarında biyolojik kimliklerinin ötesinde çok ciddi bilgi, birikim, başarı, duruş ve mücadeleleri vardı.

Özetle kimse bu adayları sadece kadın olduğu için falan seçmedi. Neydi onları farklı kılan bi düşünelim.

Siyaset bilimi mezunuydu bir çoğu bilime güvenimiz arttı.

Gençti bir çoğu gençliğin yereldeki heyecanına duyduğumuz ihtiyacı hatırlattı.

Hümanist vurguları ile öne çıkıyordu bir çoğu ötekileştirme ve bağırma dolu siyasete kalite kattı.

Birkaç farklı örnekle neden bu halkın bu adayları seçtiğini bir daha düşünelim.   

Sadece topuklu efe değil, 177 dönüm araziye park yapan başkan 

İstikrarın belediyedeki karşılığı oldu Özlem Çerçioğlu. 15 yıldır CHP Aydın Belediye Başkanı olarak tanıdık kendisini. Aydın'ın ilk kadın belediye başkanı olmasının yanında Aydın'ın büyükşehir olduktan sonraki ilk belediye başkanı oldu. Aslen Nazillili, Selçuk Üniversitesi Makine Resim Konstrüksiyon mezunu. Türkiye'nin, Aydın'ın "Topuklu Efesi" olarak tanıdığı Çerçioğlu, "177 dönüm araziye AVM yerine şehir parkı yaptı" manşetleriyle de okuduğumuz bir isim.

Türkiye'deki kadın intiharlarının ortalamasından 4 kat daha fazla olan intihar süsü verilmiş kadın katliamları manşetleri ile okuduğumuz bir il Batman. Oysa burası içinde bulundurduğu Raman Dağı ile petrolün çıkarıldığı, 15 bin öğrencisi ile Batman Üniversitesi'ni barındıran bir şehir. Fakat ülkenin büyük bir çoğunluğunun zihninde kadınlar için güvenli olmayan bu şehir DEM Parti'den Gülistan Sönük yönetiminde kadınlar için daha güzel hikâyeler yazmaya hazırlanıyor. Sönük 1993 doğumlu, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunu. Büyük bir oy farkı ile seçilen Sönük seçim döneminde rakibi erkek siyasetçinin düşük seviye demeçlerine maruz kalmış, seçim günü "Bugün kadına karşı duranlara Batman halkı kararını vermiştir." paylaşımı ile akıllara kazınan bir başkan.

Sadece ilk kadın başkan değil, siyaset bilimli başkan

Ünlü Teknik direktörü Mustafa Denizli'nin kızı olmasıyla manşetlerde gördüğümüz Lal Denizli CHP Gençlik kollarından yetişme, siyaset eğitimli genç bir kadın. Pierre Loti Fransız Lisesi ardından İstanbul Bilgi Üniversitesi Siyaset Bilimi mezunu, master çalışmasını da Uluslararası İlişkiler üzerine yapmış biri. Denizli seçim döneminde Çeşme sokaklarında çocuklarla ve Roman topluluklarla geçirdiği sıcak iletişimi, sosyal medyadaki özenli ve temiz Türkçesi ve siyasete olan bilgi ve birikimiyle beraber mütevazi yaklaşımıyla yaptığı paylaşımlarla dikkat çeken bir isim oldu. Çeşme'nin ilk kadın belediye başkanı olan Denizli en genç belediye başkanı ünvanını da aldı. 

"Hayat her iki cins için de çetindi, zordu, sürekli bir mücadeleydi. Büyük cesaret ve güç gerektiriyordu. Belki de hepsinden önce, yanılsamaya eğilimli yaratıklar olduğumuz düşünülürse, insanın kendine güveni olmasını gerektiriyordu."*

Bu yüzden önce kendimize güvenelim ve mücadelemize bakalım.

Siyaseti bireysel egodan öte bir noktaya taşıyıp bu ülke için bu çocuklar için üretmek ve gelecek inşa etmek için kullanalım.

Unutmayalım ki hümanizm de feminizm de hepimiz için...


* Virginia Woolf- Kendine Ait Bir Oda

** KA.DER Kadın Adayları Destekleme Derneği