Gündem

Zihinsel engelli iki kardeşi 9 yıl boyunca istismar eden erkeğe 87 yıl hapis cezası verildi

Çocuklardan biri 9 yıl, biri de 1 yıl boyunca nitelikli cinsel istismara maruz kalmıştı

13 Mayıs 2023 11:47
Rabia Çetin

Şanlıurfa’da A. ve İ. isimli iki çocuğa nitelikli cinsel istismarda bulunan ve çocukları zorla alıkoyan Adem Açar’a, ‘Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı’ suçundan 2 çocuk için ayrı ayrı 30’ar yıl, ‘Cebir Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma’ suçundan her çocuk için ayrı ayrı 13 yıl 6 aydan toplam 87 yıl hapis cezası verildi. İki kardeşi farklı zamanlarda alıkoyan Adem Açar’ın çocuklara kemerle şiddet uyguladığı da iddianamede yer aldı.

Şanlıurfa’nın merkez ilçesinde yaşayan çocuklardan İ.’nin Şubat 2022’de kaybolması ve çocuğun ailesinin durumu karakola bildirmesi ve diğer çocuğun öğretmenine istismarı anlatmasıyla olay ortaya çıkmış, Adem Açar 12 Mart 2022’de tutuklanmıştı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede Adem Açar için ‘Cebir Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma’ suçundan her çocuk için ayrı ayrı 31 yıl 5’er ay ve ‘Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı’ suçundan yine her çocuk için ayrı ayrı 39 yıl 3’er ay olmak üzere toplamda 141 yıl 4 ay hapsi isteniyordu.

Kemerle, sopayla şiddet uyguladı, banyoya kapattı

A. isimli çocuk verdiği ifadede 2021-2022 arasında birden fazla istismara uğradığını, Adem Açar’ın kendisini evlerinde istismar ettiğini, kemerle şiddet uygulayarak gitmesine engel olmaya çalıştığını söyledi.

İ. ise ifadesinde istismarın 2013 - 2022 yılları arasında birden fazla gerçekleştiğini, Adem Açar’ın kendisini banyoya kapattığını, istediklerini yapmayınca sopayla ve kemerle şiddet uyguladığını söyledi.

İddianameden: Çocukların beyanı güvenilir

İddianamede çocukların beyanlarının güvenilir olduğu belirtilerek şöyle denildi:

“Mağdurun şüpheliyi kesin ve net olarak teşhis ettiği, mağdurun doktor raporunda bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği tıbbi kanaatine varıldığının tespit edildiği, mağdurun yaşı, zihinsel durumu, mağdur ve şüpheli arasında herhangi bir husumet bulunmaması nedeniyle mağdurun şüpheliye iftira atmasını gerektirir bir neden bulunmadığından şüphelinin kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmasına itibar edilemez.”

Deprem nedeniyle ertelenen karar duruşması bugün Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada mahkeme heyeti Adem Açar’a 87 yıl hapis cezası verilmesine karar verdi. Açar’ın tutukluluk halinin devamına da karar verildi.

“Mahkemenin indirim uygulamamış olması caydırıcı”

Şanlıurfa Barosu’na kayıtlı dosyanın avukatlarından Cemile Didem Karaboğa, çocukların hem annelerinin hem de öğretmenlerinin dosyaya sahip çıktığını belirterek, “Mahkeme hüküm verirken takdiri indirime gitmedi. İddianamede talep edildiği gibi hüküm kurdu. Yalnızca zincirleme suç yönünden hüküm kurarken cezayı yarı oranında artırdı. Mahkemenin takdiri indirim uygulamamış olması çok önemli kararın bu yönüyle caydırıcı olduğunu söylemek mümkün” dedi.

Dosyanın istinaf mahkemesince onanacağına inanmakla beraber bu süreçte sıklıkla işin esasına girilmeden usulden bozma kararları ile karşılaşıyoruz bu nedenle istinaf süreciyle ilgili net bir şey söylemek şu aşamada mümkün değil.

“Çocukların daha az örselendiği bir yargılama süreci”

Yargılamanın 4 celse sürdüğünü belirten Karaboğa kararı şöyle değerlendirdi:

“Yargılama toplamda 4 celse sürdü ki bunlardan biri deprem nedeniyle erteleme duruşmasıydı. Dolayısıyla mahkemece 3 duruşma yapıldı ve ülke şartlarına göre görece çocukların daha az örselendiği bir yargılama süreci oldu. Cinsel suçlara ilişkin yapılan yargılamalar esnasında mümkünse mağdurun, değilse katılan tarafın tamamını örselemeye, yargılamayı temelinden uzaklaştırmaya ve maalesef çocukların beyanlarını itibarsızlaştırma çabalarıyla sıklıkla karşılaşıyoruz. Mevcut dosyada gerek savcılığın mütalaasının gerekse de mahkeme kararının yargılama konusu olaydan sapmayarak maddi gerçekliği hiçbir şüpheye mahal vermeksizin ortaya koydu.”