Dünya

YORUM: Pekin Kim'in hesabını bozmalı

Kuzey Kore hidrojen bombası olduğunu duyurduğu nükleer deneme ile müzakerelerde elini güçlendirmeyi amaçlıyor. Alexander Freund yorumunda, ‘Pekin’in harekete geçmesi gerektiğini’ savunuyor.

07 Ocak 2016 14:10


Dünyanın başındaki belalar yetmezmiş gibi şimdi de sağı solu belli olmaz bir despot hidrojen bombası patlattı. Kuzey Kore'nin komşularından ve dünyanın dört bir yanından haklı tepkiler geldi. Ama deneme sürpriz değildi. Kim hanedanının şimdiki temsilcisinin dikkat çekmek için bir şeyler yapacağı belliydi. Kim Jong Un iktidardaki ilk yıllarını iktidarını sağlamlaştırmaya ayırdı. Bir yandan muhtemel karşıtlarını temizletirken diğer yandan da yokluk içindeki halkın çok küçük bir bölümünün yararlanabileceği lunapark ve banyoların açılışını yaptı.

Anlaşılan bu ona yetmemişti. Nitekim yaş gününü kısa zaman kala kendi kurmaylarına ve yabancı ülkelere gücünü gösterme ihtiyacını hissetti. Hidrojen bombası olduğu öne sürülen nükleer denemeden amacı zorla müzakere masasına oturmaktı. Denemenin hemen ardından komünizmin diliyle ‘Kuzey Kore'nin bir nükleer güç basamağını daha çıktığı' açıklandı.

Kim'in hesabı tutabilir

Kuzey Kore'nin ne patlattığını öğrenmemiz zaman alacak. 2006 yılında ilk nükleer denemeyi yaptığını duyurduğunda alaya alınmıştı. Üç yıl sonraki denemenin ölçülen tahrip gücü de inandırıcı gelmemişti. 2013 yılındaki yer altı nükleer denemesi son derece şiddetliydi ve Hiroşima'ya atılan bombadan katbekat kuvvetliydi. Ama bu bomba da hidrojen bombasındaki tahrip gücünün yanında devede kulak kalır. Ancak hemen bütün teknolojik alanlarda ileri dünyanın on yıllarca gerisinden gelen bir ülkenin hidrojen bombası yapmaya muktedir olup olmadığı zamanla ortaya çıkacak.

Kim Jong Un'un kabaca yaptığı denemenin başarılı olacağı ise söylenebilir. Dünya Güvenlik Konseyi'nin alacağı kınama kararından sonra Kuzey Kore'ye uygulanan yaptırımlar daha da sertleştirilecek. Amerikan süper gücü kapsamlı askeri tatbikatlarla Güney Kore ve Japonya'yı savunmakta kararlı olduğunu gösterecek. Orta vadede de Kore devletleri ile ABD, Rusya, Çin ve Japonya arasındaki altılı görüşmeler yeniden başlatılacak. Son görüşmelerde Kuzey Kore zar zor ve ekonomik yardım karşılığında yola getirilebilmişti. Şimdi de bunu başarabilirse Kim Jong Un'un hesabı tutmuş olacak.

Provokasyonlar zinciri kırılmalı

Ancak alıştığımız senaryonun bu kez bozulma ihtimali de var. Çünkü zaman değişti. ABD'yi dış politikaya bulaşmamaya özen gösteren ve göz yaşı dökmesine rağmen ülkesindeki bireysel silahları yasaklatmaktan aciz kalan bir başkan yönetiyor. Japonya'nın milli muhafazakar hükümeti artık krizleri çekle önlemek istemiyor. Güney Kore Çin ile yakınlaştı. Japonya ile ilişkileri de yumuşamaya başladı.

En önemlisi ise Çin'de ekonomik kalkınmadan sonra kararlı bir şekilde ülkesinin dış politikadaki ağırlığını da arttırmaya çalışan bir devlet başkanının olması. Çin süper gücü müttefiki Kuzey Kore'nin tepesine çıkmasına tahammül etmeyecektir. Kuzey Kore altılı görüşmelerde muhataplarını bozum etmiş ve görüşmelerin 2009 yılında askıya alınması Çin'e prestij kaybettirmişti.

Pekin yönetimi dış politikadaki hamlelerine inandırıcılık kazandırmak istiyorsa, Güney Çin Denizi'ndeki atollerde askeri üs kurmak yerine Kuzey Kore'nin kulağını çekmelidir. Çin'in güçlü devlet başkanı Kuzey Kore üzerinde nüfuzunu kullanmakta zorlanmayacaktır. Pekin'in ekonomik yardımları kesmesi Kuzey Kore'yi yola getirmeye yeter. Nükleer denemeyi sert sözlerle protesto eden Çin'den şimdi gerekli adımları atması beklenir.