Dünya

Yorum: ABD'nin Suriye'den çekilmesi kötü bir fikir

ABD Başkanı Trump Amerikan ordusunun Suriye'den çekileceğini söyledi. DW'den Kersten Knipp'e göre bölgeyi çok daha derin bir kaosa sürükleyecek aktörlere bırakacağı için bu vahim sonuçlara neden olacak bir adım.

02 Nisan 2018 22:19

ABD Başkanı Donald Trump hakkında istediğinizi söyleyin, ancak şu var ki gözlemcileri kara kara düşündürmeyi iyi biliyor. John R. Bolton'u ulusal güvenlik danışmanlığına getirdikten ve Mike Pompeo'yu yeni dışişleri bakanı yaptıktan sadece birkaç gün sonra, aklına esen son fikir ise Amerikan birliklerinin Suriye'den çekilmesi.

Her iki politikacı da izledikleri ihtiyatlı dış politikalarla tanınan isimler değil. Tam aksine her ikisi de askeri güç kullanımına mal olsa da ulusal çıkarların sağlam bir şekilde savunulmasından yana. Bu iki ismin göreve getirilmesinin Amerikan askerlerinin ve askeri danışmanların Suriye'den çekilmesiyle nasıl bir bağlantısı var?

Trump'ın fikrinin spontane bir çıkış olduğunu ve gerçekten bir çekilmenin bu çıkışı takip etmek zorunda olmadığını düşünmek yanlış olmaz. Çünkü çekilme gerçekleşirse bu bir yandan şimdiye kadarki Suriye politikasının ABD'ye pek fazla bir şey getirmediğinin ihtiyatlı bir formülle itirafı olur. Öte yandansa ABD'nin bölgede jeostratejik açıdan geniş ölçüde anlamsızlaşmasına neden olan bir adıma yol açar. Bu ise Ortadoğu'ya, ABD'nin 2003'te bir dizi utanmaz yalanı temel alarak Irak'a girmesi ve bu sayede sadece Irak'ı değil başka ülkeleri de uğursuzluğa sürüklemesinden pahalıya mal olacak bir durum.

Kaçırılan imkanlar

ABD'nin Esad rejimiyle hiçbir zaman rahat huzurlu bir ilişkisi olmadığı doğru. Onlara kalsa önce baba sonrasında da oğul Esad'ın çöküşünü mümkün olan en kısa sürede görmek isterlerdi. Bunun nedenleri bir yandan her iki Suriye liderinin de Amerika'nın bölgedeki en büyük muhalifi İran'a yakınlığı, diğer yandan ise Amerika'nın Ortadoğu'daki en önemli müttefiki İsrail'e karşı olan düşmanca tutumları.

ABD yedi yıl boyunca boş yere insan kasabı Esad Jr.'ı devirmek için çabaladı. Daha kararlı davranmaları mı lazımdı? Ya da tamamen olayın dışında kalmaları mı gerekirdi, ki bu elbette Rusya, İran, Türkiye, Suudi Arabistan gibi ilgili aktörlerin de ihtiyatlı davranmasıyla birlikte olabilirdi. Bunu söylemek mümkün değil. Birçok yol isyanın çok farklı şekillerde ortaya konmasına neden olabilirdi.

Kazanan Iran olur

Söylenebilecek tek şey şu noktada ABD'nin Suriye'den çekilmesinin sadece Suriye'nin değil tüm bölgenin geleceğinin onlarca yıl boyunca etkileyeceği. Bir yandan Rusya'nın gizli bir şekilde üstünlük sağlaması beklenen bir olasılık. Öte yandan büyük olasılıkla İran'ın çok daha az gizli bir şekilde Suriye'nin geniş bölümlerinde ve buradan da Lübnan üzerinden İsrail sınırına kadar hakimiyet sağlaması ihtimali. "Şii hilali" gerçek olur, hem de gayet kaba bir biçimde.

Tahran'daki Molla rejiminin sert iç siyasi rotası ve Suriye'deki şimdiye kadarki varlığı, bölgede kendi çıkarlarını ne denli sorumsuzca savunacağının bir göstergesi. Bunlar ekonomik ama öncelikle de propaganda temelli çıkarlar. Her şeyden önce ise İsrail'e karşı kulak tırmalayıcı bir şekilde sahnelenmiş bir düşmanlık. Özellikle de İsrail'in Gazze şeridindeki protestoları silah şiddetiyle ölümcül bir şekilde susturduğu bir dönemde bölgede koz olarak kullanılabilecek bir kart.

Karanlık bir senaryo

ABD'nin çekilmesinin sonucu, zafer sonrası coşkuya kapılan İran'ın bölgeyi başka bir savaşın eşiğine getirmesi olabilir. Trump'ın duyurusunda yankılanan ve ABD'nin Suriye'de IŞİD teröristleriyle başarılı bir mücadelenin dışında bir şeye ulaşamadığı yönündeki itiraf doğru. Ancak çekilmenin bölgeyi çok daha büyük bir karanlığa sürükleyeceği de ortada.

Kersten Knipp

©Deutsche Welle Türkçe