Ekonomi

'Türkiye IMF ile anlaşılırsa 2010 'da yüzde 4.9 büyür'

Barclays Capital, IMF ile anlaşma imzalandığında büyümenin yüzde 4.9 olacağını, aksi halde yüzde 3.6’da kalacağını açıkladı.

30 Ekim 2009 02:00
Barclays Capital, IMF ile anlaşma imzalandığı takdirde 2010 büyümesinin yüzde 4.9 olarak gerçekleşeceğini, anlaşma olmaması durumunda ise yüzde 3.6’da kalacağını açıkladı. Barclays Capital, önceki gün açıkladığı “Türkiye-IMF: Ne Seninle Ne Sensiz” başlıklı raporda, IMF ile anlaşma ihtimalinin giderek azaldığını vurguladı.

Avrupa’nın en büyük finans kuruluşlarından İngiliz Barclays Bank’ın yatırım birimi Barclays Capital, Türkiye ile Uluslararası Para Fonu (IMF) arasındaki ilişkileri “Ne seninle ne sensiz” başlığı altında raporlarken, olası bir anlaşmanın Türkiye’nin ekonomik büyümesine olumlu yansayacağını savundu. “Türkiye-IMF: Ne Seninle Ne Sensiz” başlıklı raporda, IMF ile anlaşma ihtimalinin giderek azaldığını vurgularken, Türkiye-IMF müzakerelerine ilişkin kritik saptamalar yaptı.

Anlaşma imzalanması durumunda bunun ‘3 yıllık bir stand-by anlaşması ve önden yüklemeli 35-40 milyar dolar arasında’ bir anlaşma olacağı tahmininde bulunan Barclay, böyle bir anlaşmanın Türkiye’nin 2010 yılındaki büyümesini yüzde 4.9’a çıkaracağı öngörüsünde bulundu. Aksi takdirde bu oranın yüzde 3.6’da kalacağı belirtilen raporda, IMF finansmanının özellikle bütçe ve dış borç ödeme, yabancı sermaye girişi, banka bilançoları ile yerel ekonomiye duyulan güvene olumlu etkileri olacağı vurgulandı. “Türkiye-IMF: Ne Seninle Ne Sensiz” adlı roparda, “Her ne kadar IMF ile anlaşma yapılıp yapılmayacağı belirsizliğini korusa da, anlaşma yapılması durumunda anlaşmanın içeriğine dair çok daha net bir fikrimiz var” denilerek, anlaşmayla ilgili 4 temel unsura dikkat çekildi. Bunlar da özetle şöyle:

Programa paralel


Piyasaların 12-18 aylık beklentisine rağmen, Barclays Capital olası bir anlaşmanın hükümetin Orta Vadeli Mali Programı (OVMP) ile paralel uzunlukta olacağını söyledi. OVMP’de öngörüldüğü üzere Türkiye’nin dış borcunun 2010’da artacağı ve 2012’de milli gelirin sadece yüzde 1’i oranında düşeceği dikkate alındığında, borçlanma dinamiğini aşağa yöne kavuşturmak için IMF ile yapılacak anlaşmanın 2012 dönemini de kapsamak zorunda kalacağı vurgulandı.

Önden yüklemeli

Büyük bir miktarı önden yüklemeli olacak 35 milyar dolarlık (örneğin 20+10+5) bir kaynak geldiği takdirde yurtiçi borç çevirme rasyosu genelde yüzde 100’den yüzde 80 oranına azaldığı tespitine dayanarak, iki tarafın da daha büyük kaynak içeren bir programdan yana olacağı belirtildi. Barclays, IMF’nin de geniş fonlama imkanlarını etkin biçimde kullanmak istediği vurgulayarak, “Başbakan Erdoğan, siyasi maliyetine rağmen anlaşma yapmayı kabul ederse, kamuoyunu ikna edebilmek açısından en yüksek miktarda kaynağı en düşük maliyete getirmeyi isteyecektir” dedi.

Kalıcı tedbirler

“IMF’nin OVMP ile ilgili yaptığı olumlu açıklamanın ardından, IMF programının OVMP doğrultusunda şekillenmesi mümkün” denilen raporda, OVMP’de öngörülen mali intibakın gerçekleştirileceği ve bunun kalıcı tedbirler yoluyla yapılacağı vurgulandı. Buna örnek olarak ÖTV’lerdeki dönemsel arttırımlar yerine kurumlar ve gelir vergisi tabanının genişletilmesine ağırlık verileceği gösterildi.

Yapısal reform alanları

Barclays Capital’a göre, IMF programı kapsamında odaklanılacak yapısal reform alanları arasında ise sağlık harcamaları, yerel yönetimlerin finansmanı, mali kural ve bununla ilgili çerçeve, vergi gelirlerinin yapısının iyileştirilmesi ve özellikle kayıtdışılıkla mücadele yer alıyor.

Doğan’a yapılanlar hükümete yardım etmiyor

Raporda, büyük meblağlı bir IMF programının şirketler kesimi ve hane halkı üzerinde kayda değer bir güven artırıcı etkisi olacağı vurgulandı. Raporda, piyasara güvenin artmasına karşın, şirketler kesiminde duyulan güvenin halen bu seviyede olmadığı vurgulanırken, “Bu özellikle de Türkiye için geçerli” denildi. AKP hükümeti ve İstanbul sermayesi arasındaki ilişkinin hiçbir zaman çok iyi olmadığı ileri sürülen raporda, Doğan Grubuyla süren ihtilafın güveni arttırmaya yardımcı olmayacağı vurgulandı.