Dünya

Suudi Arabistan: Veliaht Prens nasıl devrilebilir?

Gazeteci Cemal Kaşıkçı öldürüldüğünden beri Veliaht Prens Muhammed bin Selman üzerindeki uluslararası baskı artıyor. Kraliyet ailesi isterse veliaht prensi azledebilir. Ama bunun için siyasi irade gerekiyor.

23 Kasım 2018 20:22

ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA'nin Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesiyle ilgili raporu merakla bekleniyor. Şimdiden bazı ayrıntılar kamuoyuna sızmaya başladı. Hürriyet gazetesinde Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın ‘Kaşıkçı'nın bir an önce susturulmasını' istediği ses kaydının bulunduğu haberi çıktı.

Bu durumda veliaht prens üzerindeki baskı artar mı? Muhammed bin Selman uluslararası baskıyla istifaya zorlanabilir mi? Alman Dış Politika Derneği'nin Suudi Arabistan uzmanı Sebastian Sons buna ihtimal vermiyor. Sons Deutsche Welle'nin bir sorusu üzerine "kraliyet ailesine baskı yapılmasının kırmızı çizgileri olduğu" şeklindeki açıklamanın geçerli olduğunu ve "Muhammed bin Selman'ın azlini talep etmenin krallığın içişlerine müdahale addedileceğini" söyledi. Sons Suudi Arabistan halkının da çoğunlukla bu görüşte olduğunu belirtti.

Veliahtlık komisyonu

Prensip olarak veliaht prensin azledilmesi mümkün. Muhammed bin Selman 2017 yılında babası Kral Selman'ın yerini alana kadar, eski içişleri bakanlarından Muhammed bin Nayef'in oğlu veliahttı. Muhammed bin Selman gibi bin Nayef de Suudi Arabistan devletinin kurucusu Abdülaziz bin Suud'un torunları arasında yer alıyor.

Kral Selman sonradan fikrini değiştirdi ve kararı 35 üyeli veliahtlık komisyonunda 31 oyla kabul edildi.

Veliahtlık komisyonu 2007 yılında, uygulanması zamanla zorlaşan veraset ilişkilerini düzenlemek amacıyla kurulmuştu. Bin Suud veliahdın kardeşten kardeşe geçecek şekilde kendi oğulları arasından seçilmesini vasiyet etmişti. Ancak oğulların yaşlanması nedeniyle bu formül uygulanamaz hale gelmişti.

Bunun üzerine krallığın kral hayattayken de oğluna geçebilmesine karar verildi. Ancak bu karar sonucu muhtemel veliaht prenslerin sayısı artmış ve muhtemel adaylar arasında gerginlikler çıkmaya başlamıştı. Veliahtlık komisyonu kurulmadan önce veliaht adayları seçilme şanslarını arttırmak için yakın çevresindekileri yüksek görevlere getirirlerdi.

Son söz kralın

Komisyon bunun önüne geçti. 35 üyenin veliahdı oy çokluğuyla seçmesi kararlaştırıldı. Alman Şark Enstitüsü'nın hazırladığı analize göre veliaht komisyonda kral tarafından gösterilen üç aday arasından seçiliyor ve kral adayları yetersiz ya da çok yaşlı bulunduğu takdirde komisyon kendi adayını önerebiliyor. Bu durumda kral veya veliaht öldüğü, ağır hasta olduğu ya da akli dengesinin yerinde olmadığına kanaat getirildiği zaman veliahdı seçme yetkisi komisyona geçiyor.

Ancak Sebastian Sons kralın komisyon kararını veto edebileceğini ve bu durumla daha önce de karşılaşıldığını söyledi. Kral Selman'ın veraset kurallarını yetkili komisyonlara danışmadan değiştirdiğini belirten Sons bu konuda hukuka uygun uygulama yapılmadığını ve komisyonun da son sözü söyleme hakkının bulunmadığını söyledi.

Bütün bunlar Muhammed bin Selman'ın veliahtlık komisyonu tarafından azledebileceği anlamına geliyor. Ancak böyle bir karar üzerinde ciddi bir şekilde durulup durulmadığı bilinmiyor.

Ailenin ve devletin birliği

Londra'da yaşayan "Arabistan İslami Reform Hareketi" adlı muhalif grubun başkanı Saad el Fakih, veliaht prensin muhtemel halefinin görüşülmekte olduğu şeklindeki ajans haberlerini abartılı buluyor. El Fakih Deutsche Welle'ye verdiği demeçte, kraliyet ailesinde Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın geleceğiyle ilgili görüşmeler yapılmadığını ve bu yoldaki münferit tartışma ve girişimlere rağmen Washington'dan gelecek sinyalin beklendiğini söyledi.

Sebastian Sons kralın şimdiye kadar oğluna sahip çıktığını belirttikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu da veliaht prensin muhtemel rakip ve karşıtlarının gelişmeleri etkilemesini zorlaştırıyor. Çünkü en önemli kural kraliyet ailesinden çatlak ses çıkmamasıdır. Hanedana göre, ailenin bütünlüğü tehlikeye girdiği takdirde ülkenin istikrarı da bozulmuş olur.”

Kersten Knipp / Emad Hassan, DW

© Deutsche Welle Türkçe