Dünya

Suriye’de kim daha iyi savaşıyor?

Rus medyası, Rusya’nın Suriye’de IŞİD ile ABD’nin yönetimindeki askeri koalisyondan çok daha etkili bir biçimde mücadele ettiğini iddia ediyor. Uzmanlar ise bu başarı haberlerine kuşkulu yaklaşıyor.

09 Ekim 2015 20:30


Merkezi Washington’da bulunan Brookings Institute’dan Doğu Avrupa uzmanı Steven Pifer, Rus askeri kuvvetlerinin IŞİD’e birkaç gün içinde ABD önderliğindeki askeri koalisyondan daha fazla kayıp verdirdiği iddiasının 'tuhaf' olduğunu belirtiyor. Pifer, Rusya’nın düzenlediği hava operasyonlarının sadece küçük bir bölümünün hedefinde IŞİD’in olduğunu vurguluyor. Aynı enstitüden Pifer’in meslektaşı Michael O’Hanlon, IŞİD’e karşı Rus operasyonlarının aslında “hiç verimli olmadığını” belirterek, “Rus hava bombardımanları Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı destekleme amaçlı yapıldıysa, o zaman Moskova’nın bakış açısından başarılı olarak nitelendirilebilir” diyor.

Amerikan Dış Politika Konseyi'den (American Foreign Policy Council) Stephen Blank ise Rus medyasındaki yayınların “tipik Rus gösterişçiliği” olduğunu, birkaç bombardıman ile normalde aylarca sürecek bir sonuca kısa bir sürede ulaşılmasının mümkün olmadığını söylüyor.

ABD önderliğindeki uluslararası askeri koalisyon bir yılı aşkın bir süreden beri IŞİD’e karşı hava operasyonları düzenliyor. Washington, bu operasyonların çoğunun Irak toprakları üzerinden yapıldığını açıkladı. Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon da eylül ayının sonuna kadar 7 binden fazla hava operasyonu düzenlendiğini, bunların 4 bin 500’den fazlasının Irak’taki IŞİD’e yönelik olduğunu bildirdi. Rusya ise hava operasyonlarını resmen eylül ayı sonrasında başlattı ve bunlar şimdilik kaydıyla Suriye’deki hedeflerle sınırlı kaldı.

Hazar Denizi'nden Suriye'ye füzeler

Ancak uluslararası ve Rus medya kuruluşlarında Rus operasyonlarının Irak topraklarına doğru yaygınlaştırılacağı yönünde söylentilere de yer veriliyor. Rusya Savunma Bakanlığı, operasyonların başlamasından bu yana günde 20 kadar hava bombardımanı düzenlendiğini açıkladı. Rusya’nın çarşamba günü de ilk kez Hazar Denizi’ndeki savaş gemilerinden Suriye’deki hedeflere roket attığı duyuruldu.

Moskova'nın saldırı hedefleri belli değil

Brookings Institute’dan Michael O’Hanlon, Rusya’nın öncelikli olarak Esad’ın deniz kuvvetleri üssü olan Tartus Limanı'nı koruma altına almak istediğini belirtiyor. Amerikalı uzman, Rus birliklerinin kara operasyonu da başlatmasının olasılık dışı olmadığını, ancak böylesi muhtemel bir girişimin boyutlarının büyük olmayacağını söylüyor. Batılı medya kuruluşları ise Rusya’nın kara harekatı hazırlığı içinde olduğunu iddia ediyorlar. Rusya ise bu yönde planları olduğu iddialarını bugüne kadar hep yalanlamıştı.

Alman Marshall Fonu (German Marshall Fund) Paris bürosundan Aleksandra de Hoop Scheffer’e göre ise Rusya Devlet Başkanı Putin’in Suriye’ye “gönüllü” göndermesi bile gündeme gelebilir. Hamburg Üniversitesi’ne bağlı Barış Araştırmaları ve Güvenlik Politikaları Enstitüsü’nden Hans-Georg Ehrhart , Rusların tam olarak kimi hedef aldığının ise “hâlâ tartışmalı” olduğunu vurguluyor. Ehrhart, Rusya’nın Suriye’de Esad’a bağlı bölgeleri tahkim ettiğini, ancak bu bölgelerin uluslararası topluluğun hedefleri arasında bulunmadığını anlatıyor.

ABD'nin kararsızlığı Putin'e fırsat sağladı

Uzman Aleksandra de Hoop Scheffer, Rusya’nın Suriye’de başarı kazandığı haberlerini yayarak, Amerikan güçlerinin sınırlı imkanları olduğu gösterme niyetinde olduğu görüşünü de savunuyor. Uzman, bu saptamanın kısmen doğru olduğunu, zira ABD’nin savaş yorgunluğu ve kararsızlığının Putin'in devreye girmesini kolaylaştırdığına da dikkat çekiyor.

DW'nin soru yönelttiği uzmanların tümü Rusya'nın Suriye'deki askeri girişimlerinin bölgedeki durumu daha da karmaşık hale getirdiği konusunda hemfikir. Uzman Hoop-Scheffer, bölgede istikrarsızlık yaratmamak için Washington'ın Rusya ile Ortadoğu'da siyasi ve askeri işbirliği arayacağı görüşünü savunuyor. Diğer uzman Stephen Blank ise Moskova'nın Suriye'deki girişimlerinin ardında Rusya'nın bir zamanlar Sovyetler Birliği'nin yaptığı gibi Ortadoğu'daki askeri ve siyasi pozisyonunu pekiştirme amacının yattığına işaret ediyor.