Dünya

Suriye'de ateşkes: 'Rusya'nın istediği gibi'

DW'nin sorularını yanıtlayan Ortadoğu uzmanı Bente Scheller, Suriye'de kararlaştırılan ateşkesin özellikle Rusya'nın çıkarına olduğu kanısında.

13 Eylül 2016 11:19


DW: Bayan Scheller, ateşkes öncesi Suriye'de taraflar arasındaki çatışmalar şiddetlenmişti, İdlib ve Halep'te çok sayıda insan hayatını kaybetti. Suriye'de sağlanan ateşkes ne kadar gerçekçi sizce?

Bente Scheller: Ateşkes başlamadan önce bombardımanı artırmak tipik bir davranış. Hafta sonu Halep'teki insanlar için dehşet vericiydi. Şam civarına da misket bombaları atıldı. Savaşın tarafları, özellikle de Şam rejimi ile Ruslar, ateşkes başlamadan mümkün olduğu kadar kendi anlayışlarına göre bölgeye son bir düzen vermek istedi.

DW: Ateşkese uyulacak mı?

Scheller: Bu yılın başında bir kez ateşkes yapılmıştı. Ancak o zaman bombardımanlar olmuştu. Bugüne kadar henüz resmi olarak kaldırılmayan bu ateşkes, sivillere kolaylıklar sağladı ama barış getirmedi.

DW: Savaşın hangi aktörleri ateşkese uymayabilir?

Scheller: Ateşkese dahil olmayan pek çok isyancı grup var. Belki de çoğu, ateşkese uymayı gereklilik olarak görmüyor. Özellikle de Suriye rejimi ile Rusya'nın saldırıları sürerken.

DW: Ateşkesin öncelikli amacı kuşatma altındaki şehirlerde yaşayan sivillere yardım ulaştırılmasını sağlamak. Bu Halep'te kuşatma altında olan insanlar için ne anlama geliyor?

Scheller: Bence başlıca mesele yardım konvoyları. Ne kadar gerçekçi olduğunu göreceğiz. Şu anda kuşatmanın kaldırılması tartışılmıyor, aksine yine kısmi yardım sevkiyatları konuşuluyor. Bu küçük kolaylıklar anlamına geliyor, ama insani yardımların engelsiz girişini garanti etmiyor.

DW: Eğer ateşkes yedi gün sürerse o zaman ABD ve Rusya terörist grupların yandaşlarına karşı ortak hareket etmek istiyor. Oysa iki ülke de bölgede kimlerin terörist olduğu konusunda uzlaşamıyor. Yine de bu iki büyük gücün ortak girişimi söz konusu olabilir mi?

Scheller: En azından birlikte hareket edeceklerdir, ama Rusya'nın önceliklerine göre. Rusya hep El Nusra üyeleri ya da diğer aşırı grupları gerekçe göstererek bombalıyordu. Eğer ABD orada kendisinin savaşa çekilmesine izin verirse güç bir durum oluşur. Çünkü o zaman onlar da sivilleri ve diğer isyancı grupları vurmak zorunda kalır. Bu da hedeflenen gerçek amaca yani "tüm ülkede barış" amacına ters düşer.

DW: ABD ile Rusya IŞİD ve diğer terör gruplarına odaklanırsa, Suriye lideri Beşar Esad hedef olmaktan çıkar mı?

Scheller: Şimdiden öyle zaten. Ülkenin kuzeyindeki çatışmalara en az karışan Suriye rejimi ve bundan olağanüstü avantaj sağlıyor. Suriye rejimi prensipte ateşkesin kazananı. Tek soru; bu durumdan ne kadar yararlanabileceği. Çünkü kontrolü fazlasıyla kaybetti ve rejim birlikleri zayıfladı. Bu yüzden muhtelif militanlar rejimin tarafında savaşıyor. Aralarında ABD terör listesinde yer alanlar da var. Bunu unutmamak lazım.

DW: Tüm tereddütlere rağmen ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve Rus mevkidaşı Sergey Lavrov, Suriye'de bir ‘dönüm noktası'ndan söz ettiler. Ateşkes barış adına atılan ilk adım olabilir mi?

Scheller: Böyle olduğundan kuşkuluyum. Bence ateşkes bizi uzlaşmazlığın çözümüne biraz bile yaklaştırmayacak. Siviller açısından tarafların en azından bombalamayı bırakması her zaman iyi bir durum. Ancak çözüm için tüm tarafların masaya oturduğu, katılımcıların haklarının garanti edildiği bir statüye ulaşılacak pazarlıkların yapılması şart. Oysa şu anda Rusya'nın isteği doğrultusunda Esad'ı güçlendirmeye doğru bir gelişme görülüyor. Esad da pazarlık taleplerine ve barış çabalarına karşı çıktı.