Gündem

Sualtı mağarasında iki gün boyunca mahsur kalan dalgıç: Havasızlıktan öleceğimi düşündüm

İspanya'nın Mallorca adası açıklarında sıradan bir dalış gerçekleştiren Xisco Gracia, bir sualtı mağarasında iki gün mahsur kaldı. Bir hava boşluğuna sığınarak hayatta kalmaya çalışan dalgıç, yaşadıklarını anlattı.

29 Nisan 2018 20:30

Xisco Gracia 15 Nisan'da İspanya'nın Mallorca adası açıklarında sıradan bir dalış gerçekleştiriyordu.

Hafta sonlarını genellikle adanın karmaşık sualtı mağaraları ağını keşfederek ve haritalayarak geçiren bir jeoloji öğretmeni olan Gracia, "Mallorca denizin altında, üzerindekine kıyasla çok daha güzel bir yer" diyor.

Gracia, dalış arkadaşı Guillem Mascaro ile Sa Piqueta sualtı mağarasına doğru dalışa geçti. 1 kilometre boyunca farklı odalardan oluşan bir labirent gibi olan Sa Piqueta'ya ulaşmak için suyun altında bir saat boyunca dalmaları gerekti.

Gracia mağarada taş örnekleri toplarken Mascaro mağaranın işaretlenmemiş bir bölümünü keşfetmeye gitti.

Dönüş yollarında ise aynı anda birden fazla sorunla karşılaşmaları işlerini zorlaştırdı.

Gracia ile Mascaro bir kavşakta şans eseri karşılaştı, o andaki hareketleriyle zemindeki ince kumları harekete geçirerek görüşlerini kısıtladılar.

O anda mağaranın girişine kendilerini götürecek olan kılavuz iplerinin kopmuş olduğunu fark ettiler.

54 yaşındaki Gracia "Kılavuz ipi çıkış yolunu bulabilmek içindir. Mağaraya girişinizden itibaren bunu arkanızda bırakırsınız ve böylece dönmek istediğiniz zaman yolunuzu bulursunuz" diyor:

"Tahminimize göre düşen bir kaya nedeniyle ip kopmuş. Yaklaşık bir değerli saatimizi yerdeki tortunun içinde ellerimizle ipi arayarak geçirdik."

O noktada ikili tehlikeli bir eşikteydi. Yanında getirdikleri oksijeni soludukları gibi acil durum tankının da çoğunu solumuşlardı.

Gracia şans eseri, yakınlardaki bir bölmede diğer dalgıçlardan duyduğu bir hava boşluğu olduğunu hatırladı. Mascaro'yla birlikte oraya geçtiler ve seçeneklerini değerlendirmeye başladılar.

Fakat yanlarındaki tüplerde kalan hava, yalnızca birinin dışarı çıkmasına yetecek miktardaydı.

"Benim orada kalmama ve Guillem'in dışarı çıkarak yardım getirmesine karar verdik. Benden daha zayıf olduğu için daha az oksijene ihtiyacı vardı. Ayrıca mağaralardaki daha yüksek karbondioksit oranına sahip hava boşluklarında soluma konusunda daha tecrübeliydim" diyor Gracia.

Haritalarında alternatif bir rota üzerinde çalıştılar ve Mascaro yola çıktı. Kılavuz ipini hâlâ bulamadıkları için yolda kaybolma ihtimali de vardı. Bu durumda ikisi de ölecekti.

Gracia "Guillem'in yolculuğu, çok sisli bir havada araba sürmeye benziyordu. Başlangıçta beni tek başıma bırakmak istemedi ama bunun tek şansımız olacağını ikimiz de biliyorduk" diyor.

Mascaro yola düştükten sonra Gracia ekipmanının çoğunu çıkararak hava boşluğunun bulunduğu bölmeyi keşfetmeye başladı. 80 metreye 20 metre genişlikteki boşlukta su seviyesi ile tavan arasında 12 metre vardı.

Suyun yüzeyinin içilebilir sudan oluştuğunu fark etti. Büyük de bir kaya bularak bedenini sudan çıkardı ve üzerine uzandı.

Gracia karanlıkta idare edebileceğine karar verdi. Fenerlerinden ikisinin pili bitmişti, bir tanesininki de bitmek üzereydi.

Artık zifiri karanlıkta kurtarılmayı beklemekten başka yapabileceği hiçbir şey yoktu.

Gracia "Sadece çişimi yapacağım zaman veya su almak için kayadan aşağı ineceğim zaman kullanıyordum feneri" diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:

"Yıllardır dalan tecrübeli bir dalgıç olarak neden başıma böyle bir şeyin geldiğini sorguluyordum.

"İlk 7-8 saat boyunca Guillem'in başaracağına inanıyordum, umutluydum. Fakat zaman geçtikçe ümidimi yitirmeye başladım. 'Guillem yolu bulamayıp öldü ve kimse burada olduğumdan haberdar değil' diye düşünmeye başladım.

"O süreçte sevdiklerimi düşündüm. İki çocuğum var. 15 yaşında bir oğlum ve 9 yaşında bir kızım. Onların babalarını kaybetmek için ne kadar küçük bir yaşta olduklarını düşündüm."

Sakin kalmayı başarsa da karbondioksit oranının yüksek olduğu havayı solumanın etkilerini hissediyordu. Havada yüzde 0,04 olan karbondioksit oranı burada yüzde 5 civarındaydı.

"Başım ağrıyordu ve düşük oksijen oranı nedeniyle yorgun hissetsem de uyumak mümkün değildi. Beynimi kontrol edemiyordum" diyor Gracia, ve aklının kendisine oynadığı oyunları anlatıyor:

"Suda ışıklar görmeye başladım ve bir dalgıcın baloncuklarını duydum. Kafamı çevirir çevirmez yok oldular. Halüsinasyon görmüştüm."

Gracia bir ses duyduğunda, kaç saattir aşağıda olduğunu hesaplayamaz haldeydi.

"Önce kurtarma ekibinin hava tanklarını doldurduklarını duydum, ardından da tavanı kazmaya başlamalarının sesini... Bana ulaşmaya çalıştıkları için çok mutluydum."

Fakat sesler durduğunda, Gracia hayatındaki en büyük umutsuzluğu yaşadı:

"Her dalgıcın en korktuğu şekilde, havasızlıktan veya açlıktan öleceğimi düşünmeye başladım.

"Fenerimin pili bitmek üzereydi ve karanlıkta su almak için kayadan inemeyeceğimi biliyordum.

"Bu yüzden bölmenin diğer ucuna yüzerek bıçağımı almaya karar verdim. Başka çarem kalmadığında ne zaman öleceğime karar verecektim."

Bundan kısa süre sonra Garcia tekrardan baloncuk sesleri duymaya başladığını anlatıyor:

"Suda bir fener ışığı gördüm. Işık gittikçe daha parlak hale geliyordu. Yine halüsinasyon görmeye başladığımı düşündüm fakat bir süre sonra sudan bir baret çıktı.

Bu, eski arkadaşı Bernak Clamor'du.

"Suya atladım ve ona sarıldım. Nasıl olduğumu sordu, benim ölmüş olma ihtimalimden korktuğunu söyledi" diye anlatıyor Gracia yaşadıklarını.

Mascaro dışarı çıkmayı başararak kurtarma ekiplerine haber verse de görüş mesafesinin kısıtlılığı nedeniyle kurtarma faaliyetleri yavaş ilerlemiş.

Bunun üzerine kurtarma ekipleri kayaları delerek tavandan aşağıya gıda ve su göndermeyi denemiş, ancak bunda da başarılı olamamışlar.

Clamor ve bir diğer dalgıç olan John Freddy, bir gün boyunca tortunun dinmesini ve görüş mesafesinin artmasını bekledikten sonra dalışa geçip mağaraya ulaşmayı başarmışlar.

Ama Gracia'nın çilesi burada da bitmemişti.

Clamor'un, Gracia'yı bulduğunu kurtarma ekiplerine haber vermesi için geri dönmesi gerekiyordu. Ona glikoz seviyesi yüksek yiyecekler bıraktıktan sonra geri döndü.

"Beni mağaradan çıkarmaları ancak 8 saat sonra mümkün oldu. Ama o 8 saat, çok mutlu geçen 8 saatti" diyor Gracia.

Gracia'ya oksijen yoğunluklu hava desteği verilerek yavaşça çıkarılmasına yardım edildi. 17 Nisan'ın geç saatlerinde, mağaraya girdikten 60 saat sonra su yüzüne çıktı.

Guillem Mascaró da oradaydı.

"Guillem'le kucaklaştık ama beni ambulansa götürdükleri için konuşma fırsatımız olmadı" diye konuşan Gracia, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sudan çıktığım an fiziksel olarak darbeyi hissettim. Vücut ısım 32 santigrat dereceydi ve hipotermi riski altındaydım. Bütün gece nefes almam için sadece oksijen verildi."

Gracia, tüm bu deneyimleri sırasında duygularını kontrol altında tutmaya çalıştı:

"Daldığınız zaman duygularınızı yönetebilmek zorundasınız. Ama ertesi gün televizyonda büyük kurtarma operasyonunun görüntülerini izlediğimde ağladım. Minnettardım."

Gracia, ölümün kıyısından dönmüş olsa da, dalış tutkusuna sırtını dönmedi. Olaydan sadece bir ay sonra Sa Piqueta'ya geri döndü. Hatta uzun saatler mahsur kaldığı hava boşluğunu ziyaret etti.

"Sualtı mağarasına karşı kin tuttuğum yok, sonuçta mağaranın suçu değil ya" diye konuşan Garcia, Mallorca'daki su altı cennetini haritalandırmayı sürdüreceğini söyledi ve ekledi:

"Çocuklarım durumdan memnun değil ama yapma de demiyorlar. Ben 24 saatimi yerin altını keşfe çıkarak geçirdim. Bu benim kanımda var."

BBC Dünya Servisi