Gündem

Sarkozy'nin adaylığının önündeki beş engel

Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, yeniden cumhurbaşkanlığına aday olacağını açıkladı. BBC Paris muhabiri Hugh Schofield, Sarkozy\'nin önündeki beş engeli yazdı.

23 Ağustos 2016 20:29

Fransa'nın eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de aday olacağını açıkladı.

Sarkozy'nin seçimlerde resmi olarak aday olabilmesi için merkez sağ partisi Cumhuriyetçilerin Kasım ayındaki ön seçimlerini kazanması gerekiyor.

Sarkozy, seçimlerle ilgili açıklamasında, "Tarihimizin bu sancılı döneminde mücadeleye öncülük edecek gücüm olduğunu hissediyorum" demişti.

Hiç kimsenin Sarkozy'nin enerjisine dair bir şüphesi yok, ama Elize Sarayı'na geri dönmek istiyorsa, birkaç engeli de aşması gerekiyor.

Nicolas Sarkozy, 2007-2012 yılları arasında Fransa Cumhurbaşkanlığı koltuğundaydı. Elize Sarayı'ndan ayrılırken ardında mutsuz bir ülke bıraktı.

O dönem kampanyasının sloganı olan 'Daha çok çalış, daha çok kazan' vaadini yerine getiremedi. İşsizlik yüzde 10'a kadar çıktı, bütçe açığı büyüdü ve ülkenin 'rekabetsiz' geçmişiyle bağını kopartacağı gibi yere göğe sığdıramadığı söylemleri şimdi de en az beş yıl önce olduğu kadar bir hayalden ibaret.

Sarkozy, ekonomiyi yeniden yapılandırma planlarının 2008'deki küresel krizle güme gittiğini söyleyebilir. Haksız da sayılmaz.

Ama her şeye bir cevabı olan Sarkozy'nin sözleri de lafta kaldı.

Nicolas Sarkozy, gelecek Nisan ayında merkez sağın adayı olmak isteyebilir. Ama diğerler adayların da isteği aynı.

Kasım ayındaki ön seçimlerde 10 aday yarışacak. Çoğunun hiç şansı yok, yalnızca gelecekte de aday olacaklarının işaretini veriyorlar. Yalnızca birkaçı ciddi rakipler.

O isimlerden biri Sarkozy'nin döneminde başbakanlık yapan François Fillon ve bir diğeri de yine eski başbakan Alain Juppe.

Şimdilik Kasım ayında ön seçimleri kazanması beklenen favori isim Juppe. Dolayısıyla Sarkozy'yi de güçlü ve sert bir mücadele bekliyor.

Düşmanları, Sarkozy'nin yükselişine engel olacak tek gücün adalet olduğu inancındaydı.

Eski Cumhurbaşkanı'nın adı çok sayıda skandala karıştı. Bu skandallardan ikisi öne çıkıyor.

İlki, 2012 seçimlerinde kampanyası için ayrılan bütçeyi aşmak.

İkincisi de adının karıştığı bir diğer davada hakime davayla ilgili ayrıntıları ifşa etmesi için baskı uygulaması.

Her iki skandalda da Sarkozy 'bir sınavdan geçti'.

Diğer bir deyişle, sonu mahkemede bitecek adli soruşturmaların hedefinde.

Eğer gelecek haftalarda böyle bir durum yaşanırsa, Sarkozy'nin Cumhurbaşkanlık şansı da azalır.

Sarkozy'nin faydasına olan şey ise, Fransız adaletinin çok yavaş işliyor olması. Ama yine de yargı süreçleri Sarkozy'nin zayıf noktalarından.

Sarkozy'nin başı, lüks yaşam tarzına olan eğiliminden dolayı ağrıdı.

Toplumun büyük bir kesiminin nefretini topladı, yalnızca siyasi bir figür olarak değil, birey olarak da.

Aslında, yaşam tarzı diğer Fransız liderlerinden hiç de farklı değildi.

Carla Bruni ise bir engel değil. Aksine toplum tarafından oldukça seviliyor.

Asıl sorun Nicolas Sarkozy'nin tuhaf kişiliği. Fevri, ukala, içindeki güvensizlikleri palavralarla maskeleyen bir kişi.

Birçok kişi bu kişisel özelliklerden hoşlanmadı, hala da hoşlanmıyor.

Eğer Nicolas Sarkozy, 2017'de François Hollande'a karşı yarışırsa bu 2012'nin tam bir rövanşı olacak.

Fransız siyasetini bundan daha iyi anlatan bir tablo olabilir mi?

Bu rövanş da, aşırı sağcı Ulusal Cephe lideri Marine Le Pen'in kampanyasının elindeki en ikna edici koz olmaz mı?