Gündem

Rabia Naz soruşturmasında cevapsız sorular: Çanta meselesi

Dosyamızın üçüncü bölümünde okul çantasının ne zaman ve nerede bulunduğu sorusuyla ilgili çelişkilere değineceğiz

06 Aralık 2019 00:00
Canan Coşkun

Rabia Naz Vatan’ın şüpheli ölümüne ilişkin dosyamızın ilk iki bölümünde Rabia Naz’ın en son nerede görüldüğü ve sonrasında ağır yaralı halde bulunmasına ilişkin tanık ifadesine yer vermiştik.

Dosyanın üçüncü ve son ayağında okul çantasının ne zaman ve nerede bulunduğu sorusuyla ilgili çelişkilere değineceğiz. Çünkü Rabia Naz’ın güvenlik kameralarına yansıyan son görüntüsünde okul çantasın sırtındayken, ağır yaralı olarak bulunduğunda çanta ortalıkta yoktu.

Olay yerine güvenlik şeridi çekilmedi

Rabia Naz, hastanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Bu sırada annesi ve amcası okul çantasının nerede olduğunu sordu. Şüpheli ölümde cevaplanamayan bir diğer soru da çantanın bulunduğu çatıya sonradan bırakılıp bırakılmadığı konusu. Bunun için Rabia Naz hastanedeyken evde neler olduğuna bakalım.

İlk incelemede çatıda çanta yoktu

Polis, 17.35’te yapılan ihbarla olaydan haberdar oldu. Olay yerine iki polis geldi. Bu sırada ambulans Rabia Naz’ı alıp gitti. İki polis daha geldi. İhbar trafik kazası şeklinde yapıldığı için çevrede lastik izleri aradılar. Bazı polisler de ilçede sarı taksi ve minibüs duraklarındaki araçları kontrol etti. Görele İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden olay yeri inceleme polisleri de geldi. Etrafta inceleme yaptılar. Düşmüş olabileceğini düşünerek çatıya çıktılar. Orada çanta görmediler. İnceleme bittikten sonra olay yerinden ayrılıp hastanedeki savcının yanına gittiler.

Tanıkların ifadelerinden kalabalık olduğu anlaşılan olay yerinde güvenlik şeridi çekilmedi. Olay yerinde cinayet bürodan, olay yeri incelemeden resmi ve sivil polisler de vardı. Rabia Naz’ın odasında, evinde ve çatıda inceleme yapıldı. Bir polisin ifadesinde artık karanlık olduğu için el feneri ve cep telefonunun ışığıyla arama yaptıkları bilgisi de var. Evde arama yapanlar arasında savcıyla görüşmeye giden olay yeri inceleme polisi de vardı. Evdeki arama bitince aşağı indiler. Çanta hâlâ yoktu. Evde taziyeye gelen komşular da vardı.

Çanta aile döndükten sonra aynı çatıda bulundu

Vatan ailesi eve döndükten sonra Rabia Naz’ın dayısı ve arkadaşı düştüğü yönünde iddialar dile getirildiği için fındık bahçesinde çanta aradı. Polislerin de orada arama yaptıklarını söyledi. Bahçede bulamayınca çatıya çıktı. Kapının hemen sağında, duvarın dibinde duran çantayı buldu. Çantaya kimse dokunmadı. O sırada aşağıda bulunan daha önce savcıyla görüşen polis fotoğrafını çekti ve çantayı emniyete götürdü. Çantada herhangi bir sürtünme izi veya leke yoktu.

Yenge G.V. çantanın bulunduğu haberi üzerine çatıya koşarken “Net hatırlıyorum. Bu çanta burada değildi; burada olsaydı ben de görürdüm. Bu çanta buraya sonradan bırakıldı” diyordu.

Olay yerinin muhafaza altına alınmasıyla ilgili özensizliği yine bir polisin beyanından anlıyoruz. Polis K.S., Görele Devlet Hastanesi’nden döndükten sonra olay yerine gittiğini ve incelemelerde bulunduğunu söylüyor ve şöyle ekliyor:

“Evin üzerinde nereden baksanız 100-150 kişi vardı. Yani, dersiniz ki futbol maçıvari bir yerdi yani.”

Bu polis, çatıda el feneri ve cep telefonu ışıklarıyla inceleme yaptıklarını ancak çanta görmediklerini, onlar aşağı indikten sonra yukarıdan çantanın bulunduğu haberi geldiğini söyledi. Çantada herhangi bir sürtünme izi veya leke yoktu.

Savcı ve polislerin tayini çıktı

Soruşturmanın ilk savcısı Halil Çokkaş’tı. Temmuz 2018’de Osmaniye’de ağır ceza mahkemesi üyesi yapıldı. Eynesil İlçe Emniyet Amirliği’nde de rutin olmayan rotasyon tayinleri çıktı. Biri Rabia Naz Vatan dosyasında inceleme yapan polis olmak üzere üç memur başka şehirlere yollandı. Polislere görevi ihmal suçlamasıyla kınama cezası da verildi. Başka şehre gönderilen polis komisyona şöyle dedi:

“Şimdi burada ben yapılan bir işi beğenmiyorsam tepkimi koyarım ve bundan dolayı biz çok konuşuyor olduk, asi olduk. Kavgamız, tartışmamız, buna benzer bir şeyimiz olmadı fakat direkt söylediğimiz için yapılanı... (...) Tabii, bununla ilgili müdür yardımcılarını falan çağırdılar. Geldiler, görüştüler. Tabii, bir zaman sonra bizden üç kişinin tayini çıktı.”

Görmemesi gereken bir şey mi gördü?

Şüpheli ölümle ilgili Rabia Naz’ın amcası M.V. ve ailesinin telefonları üç ay boyunca dinlenmiş, HTS kayıtları alınmış. Gösterilen gerekçe “Kasten öldürme suçunun işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphenin varlığı”. Konuşmalardan dinleme yapıldığından haberdar oldukları anlaşılıyor. Savcılık 6 Kasım’da kuzen M.B.V.’nin ifadesini aldı. M.B.V.’ye sorulan sorular, “Rabia Naz’ın ölümüne aile içi bir durum mu neden oldu” sorusunu akıllara getiriyor.

Mezarın açılması talebi masada

TBMM komisyonu da olayla ilgili tanıkları dinlemeye devam ediyor. Ocak ayında çalışma süresi dolacak ancak isterse bir ay daha uzatabilir çalışmayı. Şimdiye kadar anne, baba, başsavcı, polis, doktor, görgü tanığı, eski belediye başkanı ve yakınlardan oluşan 23 kişiyi dinlediler. Komisyonun bir üyesinin Rabia Naz’ın mezarının açılarak inceleme yapılmasına ilişkin bir talebi var. Görele Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma da hala açık. Eynesil’de gözaltına alındıktan sonra soracağımız yeni sorular, araştıracağımız yeni başlıklar var artık.