Dünya

Profil: Haşdi Şabi

Irak'ta bünyesinde on binlerce savaşçıyı barındıran Şii milis gücü Haşdi Şabi, Irak halkının bir bölümü tarafından kahraman olarak görülüyor. Diğer yandansa örgüt, mezhepçilik ve insan hakları ihlali suçlamalarıyla karşı karşıya. ABD'nin 'terör örgütü' listesine aldığı, İran'ın ise 'IŞİD'e karşı mücadelede en etkin güç' olarak nitelediği silahlı yapılanmanın önemi ne?

03 Ocak 2020 11:23

ABD'nin İran Devrim Muhafızları'na bağlı Kudüs Gücü'nün komutanı Kasım Süleymani'yi öldürdüğü hava saldırısında hayatını kaybedenlerden birisi de büyük kısmı Şii savaşçılardan oluşan Haşdi Şabi'nin (Halk Seferberlik Güçleri) komutanı Ebu Mehdi el-Mühendis oldu.

Haşdi Şabi, Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) 2014'te Musul'u ele geçirmesinin ardından, farklı milis güçlerin bir araya gelmesiyle kurulmuş, IŞİD'e karşı operasyonlarda İran desteğini almasına rağmen zaman zaman ABD ile dahi koordinasyon içinde hareket etmiş bir silahlı grup.

Musul saldırısı ardından Irak'ın Şii dini lideri Ayetullah Sistani tüm Irak halkına hitap eden tarihi bir fetva yayımladı.

Söz konusu fetvada Sistani, Irak'ta eli silah tutan herkesi ülkelerini savunmaya ve kutsal mekanlarını savunmaya çağırdı.

Sistani, tüm silahlı güçleri bir araya getirme çağrısı da yaptı.

Bu fetvanın ardından farklı milis güçleri Haşdi Şabi çatısı altında bir araya geldi.

Bünyesindeki örgütler

Haşdi Şabi'nin büyük bölümü Şii milislerden oluşuyor ancak bünyesinde Sünni milisler de var. Ayrıca yapının içinde az sayıda Hristiyan ve Yezidi güçlerin bulunduğu da biliniyor.

Economist dergisinin, doğruluğu teyit edilmemiş verilerine göre Haşdi Şabi'de savaşan milislerin yaklaşık 120 bini Şii, 16 bini ise Sünni Iraklılar.

Bu rakamların çok daha fazla olduğunu belirten açıklamalar da bulunuyor.

Haşdi Şabi bünyesinde yer alan 40'a yakın örgütlerden öne çıkanlar şunlar: Bedir grubu, Asaib Ahl El-Hak, Barış Tugayları (Mukteda El Sadr'ın grubu), Hizbullah Tugayları, Seyyid El Şuhada Tugayları, Kataib El İmam Ali, Ebu El-Fadl El-Abbas Güçleri, Harakat Hizbullah El-Nucaba.

Haşid Şabi'de, Türkmenlerden oluşan gruplar da bulunuyor.

Irak hükümetiyle ilişkisi

Haşdi Şabi, Bağdat tarafından doğrudan destekleniyor.

Bağdat örgüte, para ve silah yardımı yapıyor.

Bununla birlikte Haşdi Şabi'nin tam olarak hükümetin kontrol altında olmadığı düşünülüyor.

Hatta dönem dönem bazı milis gruplarının hükümeti, bazı hükümet üyelerininse milis gruplarını eleştirdikleri durumlar oldu.

2018'de IŞİD'in Irak'ta yenilgiye uğratılmasının ardından ise Haşdi Şabi, 'Irak Cumhuriyet Muhafızları' adı ile Bağdat yönetimi tarafından resmi olarak tanındı ve Irak düzenli ordusunun bir parçası haline getirildi.

Irak'ın eski Başbakanı Haydar el İbadi, yayınladığı genelgeyle Haşdi Şabi güçlerine merkezi bütçeden bağlanacak maaşları belirledi, birliklerin düzenli orduya nasıl ekleneceğinin yol haritasını açıkladı.

İran'la ilişkisi

Haşdi Şabi bünyesindeki örgütlerin büyük bölümünün İran'la yakın ilişkileri bulunuyor.

BBC Farsça Servisi'nden Kasra Naji, örgütün İran Devrim Muhafızları tarafından teşkilatlandırıldığını, bünyesindeki grupların liderlerinin genelde, Tahran'la ve de İran'daki kutsal Kum şehriyle yakın ilişkileri olan din adamları olduğunu söylüyor.

Naji, "Danışmak için düzenli olarak İran'ı ziyaret ediyorlar. Ve paranın ve silahların bir bölümü İran'dan geliyor. Bu yüzden ilişkileri ideolojik olarak da, maddi destek açısından da ve diğer diğer bağlamlarda da oldukça güçlü" diyor.

Haşdi Şabi bünyesindeki Şii grupların doğrudan İran tarafından eğitildiği, hatta İran Devrim Muhafızları Kudis Gücü'nün ABD tarafından öldürülen komutanı Kasım Süleymani'ye bağlı birliklerin bu eğitim sürecini yakından takip ettiği belirtilmişti.

Ancak Haşdi Şabi içindeki Şii grupların kendi içlerinde de üç farklı görüşe bölündüğü, bir grubun İran'ın ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney'i desteklerken bir diğer grubun Irak'ın en önemli Şii lideri olan Ayetullah Ali Sistani'ye destek verdiği, bir diğer grubun ise Irak'taki Sadr hareketinin lideri Mukteda El Sadr'ı desteklediği biliniyor.

Bir tarafta kahraman algısı bir tarafta insan hakkı ihlali eleştirileri

Yapılan araştırmalar Irak halkının belli bir bölümünün IŞİD'le mücadelede Haşdi Şabi'yi desteklediğini ortaya koyuyor.

Özellikle Şii Iraklıların önemli bir bölümünün gözündeyse milisler kahraman olarak algılanıyor.

Sünni Iraklıların Haşdi Şabi'yi mezhepçi olarak gördükleri biliniyor.

Irak'ta Şiiler içinde de Haşdi Şabi'yi İran'la ilişkisi üzerinden eleştirenlerin olduğu bildiriliyor.

Örgüt operasyonlarda çok sert olmakla ve insan hakkı ihlallerine yol açmakla da suçlanıyor.

Getty Images

Özellikle 2015'te, Sünnilerin yoğun yaşadığı Tikrit'in IŞİD'den geri alındığı operasyonda Haşdi Şabi'ye yönelik insan hakkı ihlali eleştirileri yöneltilmişti.

Birleşmiş Milletler özellikle bu yaz gerçekleştirilen operasyonlarda örgütü eleştirmişti.

Uluslararası Af Örgütü ve HRW (İnsan Hakları İzleme Örgütü) gibi kurumlar bazı raporlarında, Irak'taki bazı bölgelerde sivillerin önce IŞİD tarafından sonra da IŞİD'i yenilgiye uğratan milisler tarafından baskıya uğradığını' belirtiyor.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nden de dönem dönem Haşdi Şabi'yi eleştiren açıklamalar geldi.

Türkiye de Haşdi Şabi'yi sık sık eleştiriyor ve özellikle Sünnilerin yaşadığı bölgelerde örgütün operasyonlara katılmamasını savunuyor.

Haşdi Şabi ise bu suçlamaları kabul etmiyor ve genelde bunların propaganda olduğunu söylüyor.

'İran'ın Irak'a uzanan kolu' eleştirileri ve ABD ile tırmanan gerilim

Özellikle IŞİD'in Irak'ta yenilgiye uğratılmasının ardından büyük bir askeri güç haline gelmiş olan Haşdi Şabi'nin Irak'taki İran etkisini artıran bir yapıya büründüğü eleştirileri arttı.

2018'den itibaren Haşdi Şabi, Irak'ta Şii etkisini artırmak adında elindeki askeri gücünü siyasi amaçlar için kullanmaya başladığı vurgusu yapılmaya başlandı.

Ocak 2018'de Irak'ın Şii nüfusun hakim olduğu bazı bölgelerinde polis güçlerinin gündelik güvenlik denetimleri görevlerini Haşdi Şabi güçlerine devretmesi bu eleştirilerin artmasına yol açtı.

Haşdi Şabi bünyesindeki el Horasani Tugayları'nın komutanı Hamdi el Ceziri, Associated Press haber ajansına 2016'da verdiği bir röportajda, Haşdi Şabi'nin gelecekte İran Devrim Muhafızları'nın modeline benzer bir biçimde Irak'ta yapılanabileceğini söylüyordu.

Bu kaygıların sonucunda 2019'un ikinci yarısından itibaren Haşdi Şabi giderek daha sık biçimde ABD hava operasyonlarında hedef alınmaya başlandı.

22 Ağustos 2019'da Haşdi Şabi, ABD ve İsrail'in Irak'taki Haşdi Şabi silah depolarını ve üslerini hedef almakla suçladı.

23 Ağustos 2019'da ise Irak'ın Şii dini liderlerinden Ayetullah Kazım el Hairi, Irak'taki ABD askerlerinin hedef alınması çağrısı yapan bir fetva verdi.

29 Aralık 2019'da ise ABD, Haşdi Şabi bünyesinde bulunan Hizbullah Tugayları'nı Irak'ın Kaim kenti dahil Irak ve Suriye'de düzenlenen hava operasyonlarında hedef aldı.

ABD Savunma Bakanı Mark Esper, 5 ayrı hedefe yönelik operasyon düzenlediklerini ve "operasyonların başarılı olduğunu" söyledi:

"Operasyonda Irak'ın batısındaki üç hedef ve Suriye'nin doğusundaki iki hedef vuruldu. Saldırılar başarılı oldu. Pilotlar ve uçaklar güvenli bir şekilde üslerine geri döndü. Bugün Başkan'la görüştük, mümkün olan diğer seçenekleri de değerlendirdik. Kendimizi savunmak ve İran'dan ya da milis gruplardan gelen olumsuz davranışları engellemek için gereken her adımı atacağımızı, ek önlemler de atacağımızı belirtmek isterim."

3 Ocak 2020'de ise ABD, bugüne kadar Haşdi Şabi'ye yönelik en ciddi operasyonunu gerçekleştirdi ve silahlı yapılanmanın komutanı Ebu Mehdi el-Mühendis'i öldürdü.