Ekonomi

Prof. Dr. Kirişci: Yönetim, ekonomiyi yönlendirmeye çalışıyor ancak 70'lere geri dönüş var

'Yönetimin ekonomiye etkisinde yetmişlere geri dönüş var. Dış politikada da sıfır sorundan değerli yalnızlık politikasına geçiş görüyoruz.'

05 Mart 2015 20:02
Ezel Şahinkaya

Boğaziçi Üniversitesi-TÜSİAD Dış Politika Forumu, 2010 yılında yeniden faaliyete geçmesinin beşinci yıl dönümünü kutlamak üzere “Türk Tüccar Devletinin Yükselişi ve Gerileyişi: Bir Çıkış Yolu var mı?” başlıklı bir konferans düzenledi. Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs Rektörlük Konferans Salonu’ndaki etkinlikte Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü eski öğretim üyesi ve Brookings Enstitüsü TÜSİAD kıdemli araştırmacısı ve Türkiye Projesi Direktörü Prof. Dr. Kemal Kirişci konuşmacı olarak yer aldı. 

Etkinliğin açılış konuşmasını Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hakan Yılmaz yaptı. Yılmaz, forumun beşinci yıl dönümü hakkında “Boğaziçi Üniversitesi-TÜSİAD Dış Politika Forumu’nu iş dünyası ve akademik dünya arasındaki en başarılı platformlardan biri olarak görüyorum. Bu tür işbirliklerini hayata geçirmek hiç kolay bir şey değil. Sürdürülmesi çok ciddi bir yönetim becerisi gerektiriyor. Bu süreç içerisinde iki camia da birbirlerini tanıdı. Bu açıdan çok başarılı bir işbirliği olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu da yaptığı konuşmada Dış Politika Forumu’nun beşinci yılını kutladı. 

 

'Hatalarımızdan ders çıkarma konusunda sorumluluklarımız var'

 

TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes, “Biz TÜSİAD olarak üniversitelerle işbirliğini çok önemsiyoruz. Forum, uluslararası ilişkiler ve ülkemizin gündemini belirleyen alanlarda çalışıyor. 2008 krizini belirtmekte fayda var. Hepimiz biliyoruz ki, 2008 krizi sonrası dünya ve ülkemiz önemli bir sürece girdi. Sabit olarak kabul ettiğimiz şeylerin bu sürece karşı koyamadığını hepimiz görüyoruz. Biliyoruz ki çok güzel bir niyetle başlayan Arap baharı şiddetten beslenen bir radikalizmi beraberinde getirdi. Kuzey komşumuzda çıkan kriz Avrupa’da güvenlik sorunu yarattı ve yeni bir güvenlik mimarisi ortaya çıkardı. Dolayısıyla içinde bulunduğumuz bu yeni dönemin hatalarından nasıl ders çıkaracağımız konusunda hem iş dünyası hem de akademi olarak sorumluluklarımız var” ifadeleriyle Dış Politika Forumu’nun TÜSİAD için öneminden bahsetti. 

 

'Sıfır sorun politikasından değerli yalnızlık politikasına geçiş var'

 

Konuşmasına ticari ya da tüccar devlet kavramlarını doğru bulmadığını belirterek başlayan Kemal Kirişci, ticaret devleti ifadesinin daha doğru olduğunu söyledi. Türk dış ticaretinin 2000’li yıllardaki değişimini inceleyen Kirişci, “2000 senesinde Türkiye’nin dış ticaretinde en büyük payı olan Avrupa Birliği. Ancak, 2008 yılına geldiğimizde AB ile ticaret düşüyor. Dış ticarette genişleme görüyoruz hatta dış ticaret Türkiye’nin milli hasılasının yüzde ellisini karşılamaya başladı. Ticaret devletinin ortaya çıkmasında Türkiye’nin Gümrük Birliği ve Transatlantik ülkelerinin arasında olması etkide bulundu. O dönemde Türkiye’nin dış politikası da ticaret devleti üzerinde etkiliydi. Sıfır sorun politikası ile karşı tarafın güvenini kazanma durumu yaşandı” ifadelerini kullandı. 

İhracat değişimini inceleyen Kirişci, “Her ne kadar dış siyasette Rusya ile yakınlaşmak istesek de Rusya ile ticarette düşüşler var. Aynı şekilde Ukrayna ve İran ile de ticarette düşüşler var. Arap baharını Arap kışına dönüştürmüş olan Arap dünyası ile de ticarette bir küçülme görüyoruz” açıklamalarında bulundu.

Kemal Kirişci, Türkiye’nin ticaret devleti olarak inişe geçişini “2010 yılında hızla büyüyen ekonomi 2014 yılını yüzde üç büyüme ile bitirdi ve orta gelir tuzağına düştü. Yabancı yatırım ülkeden çıkmaya başladı ve bununla birlikte Türk yatırımı da yurt dışına çıkmaya başladı. Artık önceden dünya tarafından liberal demokrasi olarak tanınan Türkiye, yurt dışında illiberal ülke olarak tanınmaya başladı ve adı Rusya ile beraber anılmaya başladı. Yönetimin ekonomiyi yönlendirmeye çalıştığını görüyoruz ancak yetmişlere geri dönüş var. Sıfır sorun politikasından değerli yalnızlık politikasına geçiş görüyoruz” ifadeleriyle açıkladı.