Gündem

Prof. Dr. Kalaycıoğlu: Son atamayla, Boğaziçili kendisini kul köle gibi hissetti

06 Ocak 2021 12:36

Boğaziçi Üniversitesi’nde Prof. Melih Bulu’nun rektörlüğe atanmasıyla yaşanan süreci aynı okulda uzun süre ders vermiş olan Prof. Ersin Kalaycıoğlu atama kararını, "Boğaziçi’nin bir kültürü vardır. Bu atama; kaale alınmamak, dikkate alınmamak, insan yerine konulmamak, hatta bir nevi orada çalışan kullar, köleler muamelesi görmüş olmak gibi bir duygu yaratmış durumda" sözleriyle değerlendirdi.

Prof. Dr. Kalaycıoğlu, Melih Bulu'nun Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğüne atanmasını RS FM’de Atilla Güner’le Akşam Postası’na yorumladı.

İşte Atilla Güner’le Akşam Postası’na yaptığı açıklamalardan satırbaşları:

"Seçim geleneğini Boğaziçi Üniversitesi başlattı"

"1992 yılında ilk kez Boğaziçi Üniversitesi kendi içinde eğilim belirleyerek 4'ü asıl, 4'ü yedek olmak üzere YÖK, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Milli Eğitim Bakanlığı ve basına o zaman faks ile isimler göndermiştir. Bunun üzerine 3'ü asil, 3'ü yedek olmak üzere 6 kişinin YÖK'e bildirilmesi ve YÖK’ün de kendi uygun bulduğu 3 kişiyi seçerek Cumhurbaşkanı'na takdim etmesi ve Cumhurbaşkanı'nın da uygun gördüğü bir kişiyi ataması uygun görüldü o tarihte.

"Üniversitedeki çalışanları adam yerine koyacaksanız ve onlara itibar edecekseniz" temayülünü göz önünde bulundurmak önem kazanıyordu ve birçok üniversitede bu duyarlılıkla yapılan seçimler sonucunda YÖK ve Cumhurbaşkanlığı’na takdim edildi."

"Ahmet Necdet Sezer dönemindeki atamalar da eleştirildi"

"Bu süreçte çok açık farkla birinci olanların  dışında bir atama yapıldığında da bir süre ciddi eleştiri söz konusu oldu. Bu eleştirilere siyasiler de katıldı. Bunu yapan Cumhurbaşkanları arasında Ahmet Necdet Sezer ve o dönemde Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarda. Onların ağır eleştirileri yönetildi, bunu nasıl yaparsınız diye? Dolayısıyla burada sanki atamada bir ölçü varmış gibi bir yorum yapabilmek mümkün. Eğer bir ölçü yok ise neden eleştirildi Ahmet Necdet Sezer? Bugünkü Cumhurbaşkanı istediğini atayabiliyor ise Ahmet Necdet Sezer’in atamasına karşı çok ağır eleştirilerde bulunuldu o tarihte"

"AK Parti, 'YÖK'ü kaldıracağım demişti"

"Adalet ve Kalkınma Partisi 2000'li yılların başlarında ileri sürmüş olduğu birtakım kriterler var ve o tarihte Adalet ve Kalkınma Partisi 'YÖK'ü kaldıracağım, bu iyi bir uygulama değil, adil değil diyerek üniversite özerkliğini getireceğim' diyerek propaganda yaptı hükümet ve programlarına da koydu yanılmıyorsam ama uygulamadı hiçbir zaman.

Daha sonra YÖK birdenbire bulunmaz Hint kumaşına döndü ve bugünkü iktidarın elinde şu anda hükümet aracılığıyla kullanılan yine askeri dönemde olduğu gibi büyük ölçüde üniversite özerkliğini ortadan kaldıran bir araç haline geldi.
"

"Boğaziçi'nde kimseye danışılmadan, atama yapıldığı anlaşılıyor"

"2016'dan sonra Cumhurbaşkanının hiçbir şekilde üniversitedeki temayülleri göz önüne almadan yapmış olduğu uygulamalar buradaki akademisyenleri, öğrencileri ve idari personeli büyük ölçüde kırılmasına ve onların adam yerine konmamasına sebep olan bir uygulama biçimine dönüştü. Buna reaksiyon göstermeye başladılar. İlk dönem atamalarında özellikle kurumsallığı ilerlemiş olan kurumlarda daha fazla reaksiyon gösterildi ama bu atamalarda bazı duyarlılıklara zannederim imkan sağlanmış ve göz önünde bulunmuş o duyarlılıklar.

Onun için çok fazla reaksiyon olmadı ama bu kez Boğaziçi Üniversitesi’ne hiç beklenmedik bir şekilde emrivaki bir şekilde Boğaziçi içerisinde kimseye danışılmadan, atama yapıldığı anlaşılıyor. Boğaziçililer de yapmış oldukları açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla kaale alınmamak, dikkate alınmamak, insan yerine konulmamak bir nevi orada çalışan kullar, köleler muamelesi görmüş olmak gibi bir duygu yaratmış durumda."